​ Genel Kurmay Başkanın tehditi ne anlam ifade eder ki? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '08

 
Kategori
Siyaset
 

Genel Kurmay Başkanın tehditi ne anlam ifade eder ki?

Genel Kurmay Başkanın tehditi ne anlam ifade eder ki?
 

-Ben doğrusu paşanın ne dediğini anlamadım.
-Paşalar cumhuriyetinin en başında ki paşa.
-Genelkurmay başkanı.
-İlker Başbuğ.
-Öyle bir ses tonlaması ve üslupla tehdit savurdu ki.
-Bundan sonrası malumunuz.
-Aman ha dikkat.
-Yanlış bir kelam buyuran, akan, akmakta olan ve akacak olan kanda sorumluluk sahibi olacak.
-Bilesiniz.

-Böyle sert bir üslup ve tonlama ile tehdit savurmak var ola gelen sorunları çözecekse şayet!
-Böyle sert bir üslup ve tonlama, ölümlerin önüne set çekecekse şayet!
-Gençlerimiz ölmeyecekse şayet!
-Ve bu yaşana gelen dramlar son bulacaksa şayet!
-Ne duruyoruz ki?
-Tabii ki susmak caizdir.
-Lakin bu güne kadar yüzümüze şamar gibi inmedi mi?
-Ve gözlerimizin önünde cereyan etmedi mi yaşana gelen dramlar.
-Kimden ne saklanacak bu saaten sonra?

-Şunu açıkça söylemek gerekir.
-Bu güne kadar, bu ülke insanı akan kanının nedensellikleri hakkında doğru dürüst bilgi sahibi olamadı.
-Ve bu güne kadar yaşana gelen dramlar üzerine doğru bilgi alamadı.
-Gençlerimiz öldü.
-Gençlerimiz dağa çıktı.
-Uzun yıllardır bu topraklar oluk oluk akan kana yol oldu.
-Gelinen noktada başa dönüldü.
-Hiçbir şey çözümlenemedi.
-Hiçbir sorun sağlıklı bir şekilde tartışılamadı.
-İşte efendim her şey ortada değil mi?
-Her şey gün gibi açık değil mi?
-Muhtemel bir ihmalin olduğuna dair sorgulama yapılması bile, bu denli sert üslupla karşılık buluyor.
-Çözümse eğer bu yöntem, herkes parmağını bassın.
-Lakin tarih bu politik tavrın doğru olmadığına dair onca deneyimlerle dolu.
-Bu yöntemin aksine, var ola gelen sorunları derinleştirmekten öteye bir anlamı olmamıştır.

-Ve dikkatinizi bir nokta çekiyor mu?
-Belli kesimler, iktidar baskısını bu denli üzerinde yoğun hissetmiyor.
-Ama asker baskısı ve tehdidi, iktidar tehdidinden daha tedirgin edici bir karaktere dönüşüyor.
-Ve bu durumda gösteriyor ki bu ülkenin asli sahipleri! Olduğunu sananlar, daha bir tedirginlik yaratacak düzeyde sopa gösteriyor.
-Daha bir kaygı verici üslup kullanıyor.
-Sorun çözmek konusunda ise ortaya dökülen ciddi bir açılım söz konusu değil.
-“Biz güvenlik işini hallederiz, lakin sizde ekonomik ve sosyal politikaları hayata geçirin.” Dedi asker yıllarca.
-Bu açılımı toplumun önüne koyan asker, hiçbir zaman var olan sorunun salt bir ekonomik sorun olmadığı gerçeğini kavrayamadı.
-Veya sosyal çözüm politikaları hadisesinde öneriler nelerdi?
-Sosyal çözüm derken “Kürt Realitesi” miydi öne sürülen sosyal politika?
-Tabii ki değildi.
-Asimilasyon politikaları idi.
-Asimilasyon öncelikli çözüm aracı oldu.
-Neden?
-Çünkü güya, gerek İspanya olsun, gerek Fransa olsun ülkelerindeki terör olgusunu asimilasyona dayalı politikalarla çözmüşlerdi.
-Kim böyle bir düşünceyi ortaya koyuyor.
-Askere akredite olan Mine G. Kırıkkanat.
-Milliyetçi solcu olarak kendisini tanımlayan bir gazeteci hanım efendi.
-Her türlü sosyal, kültürel ve demokratik hakların verilmesini savunuyor Mine hanım!
-Ama çözüm önerisi çok net.
-“Asimilasyon.”
-İşte tam da bu noktada, bu zihniyetin nasıl bir gaflet içerisine düştüğüne tanık oluyoruz.
-Oysa biliyoruz ki Kürtler, Kürt kimliği ile yaşamak istiyor.
-Ve Kürt kimliğini, dikkat edin her şeyin önüne koyuyor.
-Her şeyin önüne koyduğu Kürt kimliği anlayışını, asimilasyonla çözme gayreti ve önerileri sürekli olarak geri teper.
-Sürekli olarak sorunlara gebe bir sonuç doğurur.
-Ve çözümsüzlüğün çözümü olur.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..