- Kategori
- Havacılık
Genel yayın yönetmenlerine yalvarış
Sn. Okurlar aşağıdaki tırnak içindeki bölüm aynen 12 Nisan 2009 pazar günkü Sn. Uğur Cebeci' nin Kokpit köşesinden alınmıştır. Sayfanın ana başlığı Orada neler oluyor ve son zamanlarda THY' da gerçekleşen sorunlara değiniliyor. " ....Üstelik dünyanın en güvenli yolculuğu, bütün imkanlara rağmen organizasyon hataları yüzünden tedirginlik yaratıyor........" Bu alıntıdaki fikrede ve yazıdaki diğer yorumlara da katılıyorum. Ama.......
" Uçağın teknolojik olarak en güvenli araç olduğuna katılıyorum.
Ancak uçak kendi başına veya sadece iki pilot ile uçmuyor. Bir uçağın ulaşımını sizin benden çok daha iyi bildiğiniz gibi bir organizasyon sağlıyor. Türkiye’de bence hemen hiç olmayan şey ise analitik düşünebilme ve buna bağlı olarak organizasyon yapılamayışı, bir organizasyon düzeni, kuralları olmadığı için de insanların bireysel davranışları ile işlerini sürdürmeleri, kararlarını almaları ve uygulamalarıdır.
Bu organizasyonsuzluk ve düzensizlik sonucunda aşağıdaki olaylar yaşanmamış mıdır?................."
Sayın okurlar yukardaki ikinci alıntı benim 12 eylül 1997 yılında sayın Uğur Cebeci' ye çektiğim fakstan bir bölümdür. Bu yazı aynen tekrar 2003 yılında www.aciksite.com adresinde yayınlandı. Halende bu adreste durmaya devam ediyor. Ve Hollanda kazası üzerine bu sayfalarda 9 martta " Neden şimdi" başlığı ile bir kez daha yayınladım. İsterseniz tam metni Milliyet blog sayfalarında okuyabilirsiniz.
Şimdi tekrar sizinle derdimi paylaşmak istiyorum. Ben bu yorumu 1997 yılında yapmıştım. Hadi o mesaj bulunamaz diyelim. Allah' tan 2003 yılı kaydı duruyor. Söyleyin ben de köşe ve hatta sayfa istemekte haksızmıyım. İşte derdim bu.
Gerek Açık Site' deki gerekse Milliyet Blog' daki yazılarım siyasi partiler, liderleri ve temsilcilerinden uzaktadır. Çünkü bu kişi ve kuruluşlar piramitin en tepe noktasıdırlar. Bu nedenle değişmesi gereken/ler piramitin tepesi değil piramiti oluşturan en alttaki en geniş tabakadan -yani bizden- başlayıp yukarı daralarak giden yani medya, sivil toplum örgütleri vb kişi ve kuruluşlardır. Lütfen kusura bakmayın veya bakın, lütfen narsist, kendini beğenmiş demeyin veya her ne derseniz deyin ama biz, yani piramitin altı 1997 yılında veya çok daha önce bu tepkileri her ortamda, hep beraber verebilseydik belki de Amsterdam kazası olmayacaktı. Biz -neden bilmiyorum- tepkilerimizi çok geç ve çoğu zamanda hatalı yöntemlerle veriyoruz. Ve lütfen kusura bakmayın, benim gibi kendine bile muhalif olup sesini duyurmaya çalışanlar ise taş çatlasa 1250 kişiye ulaşabiliyor.
Eğer gerçekten farklı görüşler ancak bu kadar kısıtlı ve cılız olarak kamuoyu ile paylaşılabiliyor veya halkımız farklı görüşlere ancak bu kadar değer veriyor ise o zaman her alanda yeni sorunlara hazırlıklı olmamız gerekiyor.