​ Gerçekten büyük… Büyük hanımefendi / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '13

 
Kategori
Anılar
 

Gerçekten büyük… Büyük hanımefendi

Gerçekten büyük… Büyük hanımefendi
 

“ Gücün varsa gelininin yanında, paran çoksa damadının yanında, aklın varsa evinde otur”


Kıyı balıkçılığı, balık yakalamanın dışında, çoğu kıyı dostlukları demektir.

O arada birçok, küçük büyük, erkek kadın, her çeşit insanlarla tanışırsınız, sonra bazıları unutulur gider, ta ki bir sene sonra karşılaşıncaya kadar.

İşte bu sene de sevdalısı olduğum Çeşme Ilıca’ya her zamanki gibi çok sık gidip geldim.

Her gün belirli saatlerde Ilıca’da ( Atatürk’ün de bir süre kaldığı ) tarihi Rasim Palas Oteli önündeki Taş İskeleye takılırım…

Tabi daha önce de bi şekilde yazdığım gibi, Taş İskele kaybolmuş yerine beton kıyı bandı yapılmış.

İşte orada balık tutarım bu arada da yeni dostluklar edinilir…

Bir süre sonra herkes dağılır gider…

Ben daima ve de çoğunlukla oralardayımdır… 

Bu sene Ağustos başından beri Ilıca’da her gün ava çıktım. ( lütfen yanlış algılamayın, balık avına )

Bir sabah balık tuttuğum yerde, yanıma bir bayan geldi, kafamı çevirip baktığımda güler yüzlü büyük büyük bir hanımefendi olduğu her halinden belli ve de gayet cesurane bir mayo ( bikini ) giymiş olan hanım (rastgele, balık var mı? ) deyince, kıyı dostluğu başlamış oldu. 

Bu, büyük, büyük bayanla o günden sonra kıyı dostluğumuz gelişti, bir ara benim Büyükanne kedimden bahsettim, kedi dostu bir bayanmış, kedi sever olması muhabbetimizin daha bir hoş olmasını sağladı.   

Ben her balığa çıktığımda o bayanı kâh denizde yüzerken görüyorum kâh denizden çıkıp oturduğum bank’ta yanıma geliyor, balık oltalarını denize savurduktan sonra bir süre oradan buradan sohbet ediyoruz, hatta birçok kere vatan kurtardığımız da oluyor..!

Beyi vefat etmiş ama daima göğsümde saklı diyerek sevgisini belirtiyor. Çocuklarının Ilıca’da evleri olduğu halde “ben; ne vakitli vakitsiz kalkarak onları rahatsız edeyim, ne de kendim onlara bağımlı kalayım” diye Rasim Palasın bitişiğindeki Karabina Otelinde kalıyormuş, ben de bunun üzerine Selçuk Şirincedeki bir şarap evinin duvarında yazılı, şu vecizeyi söyledim ona.           

“Gücün varsa gelininin yanında, paran çoksa damadının yanında, aklın varsa evinde otur”

Çok hoşuna gitti, çok doğru bir söz dedi… 

Bugün bayramın son günü, ailece İzmir’e döneceğiz,

Bir süredir tuttuğum levrek ve çipuraları ( mundar etmeden ) afiyetle yemişiz.

Sabah erkenden evin biraz ötesindeki balık tuttuğum yere tekrar geldim, birkaç iri balık tuttum, bu sabah İmbat yok, deniz sakin güneş epeyce, baya yakıyor, tam toparlanıp eve döneceğim…

Aaaa büyük büyük hanımefendi karşımda…

“Ben bugün Bodruma gidiyorum, burayı çok sevdim, bir süre sonra gene geleceğim, inşallah tekrar karşılaşırız” dedi ve denize girmek üzere yanımdan ayrıldı…

Büyük hanımefendi gerçekten büyük ve de gerçekten dost hanımefendi idi…

Benim Ilıca’daki sevgili Büyükanne kedim gibi…   

 
Toplam blog
: 1160
: 227
Kayıt tarihi
: 11.02.09
 
 

Teknik ressamlıkla geçen çalışma hayatımdan sonra emekliliğini yaşayan bir kız ve bir erkek çocuk..