- Kategori
- Haber
Git bi dolaş da gel...

Kendi ifadeleri ile çocukları bir yakın (!) arkadaşının sağladığı “burs” ile okumuşlardı.
Eğer çocuklar “burs” sağlanarak okutuluyorsa, bunun “Ayıp” veya “Günah” olan bir tarafı yoktur. Bu durumda çocuk okutan aile, okuyan talebe de az değil. Allah, o bursu veren hali vakti yerinde olanları hiçbir zaman ülkemizden eksik etmesin. Rahmetli Kadir HAS’ın şahsında, adlarını bilemediğim bütün “Hayır” sahiplerinde Allah razı olsun.
Bir genç “Burs” ile okudu diye de “Gemi alamaz” kararı ile damgalanamaz ve yargılanamaz da…
O genç okumuştur, eğitimini almıştır, fırsat bulmuştur, ahlaki değerleri de göz önünde bulundurarak pek ala da “Gemi” de “Gemicik” de almıştır… Bunun “Hayret” noktasında takip edilecek bir tarafı olmaz.
Ama bu genç, hem “Burs” ile okumuş hem de “Birilerinin” çocuğu ise, o zaman “Bir dakika… El hak, gemi almak, ticaret yapmak ve kazanmak senin de hakkındır. Ancak, şu işin girdisini çıktısını bir ortaya koy…” derler arkadaş…
Bakın herkese demezler de “Böyle” evlat olanlara niye derler, evvela orayı bilmek gerek…
Diyor ki baba “Verdin mi 300-400-500 bin dolar peşinat, alırsın gemiyi…”
Yani, demesine göre babanın 15-16-17 yaşlarında bir gemi, bu kadar peşinatı bulursan, bakiye ödemeyi de kendi kendine yapabiliyorsa neden alınmasın, bal gibi alınır…
Bal gibisini bir tarafa bırak, üstelik “Kaymaklı” bal gibi alınır. İşin orasına bir itirazımız var mı ki? Oraya bir itiraz yok babaaaa…
Hem burs ile okuyacaksın şunun şurasında üç dört sene öncesine kadar, hem de bu gün 300-400-500 bin dolar peşinatı(!) vereceksin, alacaksın gemiyi…
İşte sorulan soru burası.
Gemiyi “Neden aldın” demiyorlar “Nasıl aldın” diyorlar. Aslında “Nereden, nasıl aldın” diye hiç kimse soramaz. Çünkü AKP iktidara geldiğinde değiştirdiği ilk yasalardan biri de bu.[1]
Ama bu soruyu “anlamazlıktan gelir” ve nasıl alınacağı konusunda akıl vermeye kalkar ve milleti “Alık” yerine koyarsan o zaman olmaz babaaaa…
Şimdilerde “Klasik”leşmiş bir cevap var “Nereden buldun” sorusuna…
Ya sünnet düğününden kalıyor, ya da evlenme merasiminde takılıyor…
Yazıyı yazarken aklıma takıldı, hanıma sordum:
- Yahuuuu… Hanıııım…
- Efendim Bey…
- Yahu, biz erken mi evlendik?
- ?!...
- Yoksa biz evlenirken millet “İkram” yapmayı mı bilmiyordu?
- ?!...
- Ya da biz evlenirken etrafımızdaki “Dostlar” da bizim gibi hep “Cıbıl” mıydı?
- ?!...
- Huuu… Hanım… Niye sesin çıkmıyor?
- Efendi, çay mı içersin kahve mi? Senin aklın karışmış, belli… Bir kahve iç de aklın yerine gelsin. Ya da kalk git, bi dolaş da gel… Hava alırsın, açılırsın…
Ha bak, şimdi anladım. Ben bu soruyu kime sorsam demek ki “Senin aklın karışmış, git bi dolaş da gel diyecekler” anlaşılan…
Biz şimdi dolaşırız da, siz nereyi dolaşırsınız günü gelince, orası malum değil…
Ama aklıma da takılmadı değil. Dur bir de anamı arayayım bakayım. Bakayım sünnet düğünümde neler gelmiş.
- Aloooo, anaaaaa…
- Efendim oğlum, niye bağırıyorsun ki?
- Yav ana, aklıma takıldı da, ben sünnet olurken hediye getiren olmadı mı?
- Maşallah… 60 yaşında mı aklına geldi?
- Olsun. Altmış maltmış, sen de hele bakayım, geldi mi?
- Rahmetli deden, iki tane bakır güğüm getirdiydi…
- Ana… O bakır güğümler şimdi bizim evde “Aksesuar” olarak merdiven başında duruyor. Geç onları… Başka…
- Oğlum, o zamanlar sünnete bakırdan kap-kaçak gelirdi. Sana da bir sürü tabak, tencete, tava geldi…
- Yani?...
- Ne yanisi?
- Yani, altın maltın filan… Şöyle kiloluk?!
- Vay yavruuum… Sen aklını yitirmedin değil mi? Dellenme…
- ?!...
- Oğlum…
- Efendim ana…
- Sesin çıkmadı da bir şey mi oldu diye…
- Yok ana, bir şey olmadı. Bakırdan bir şey olmuyor zaten. Hadi ellerinden öptüm. Ha bak, Adullaya oy veremeyeceğim diye üzülüp de hasta olma ha…
Anam da ne diyor görüyorsunuz.
“Dellenme” diyor…
Halbu ki ben dellenmeyeceğim de kimler dellenecek acaba…
Fotoğraf: sözü edilen "Gemi" veya "Gemicik" buna benzer bir şey mi acaba?
[1] Resmi Gazete 09 Ocak 2003 tarih ve 24988 sayılı gazetede 07.01.2003 tarih ve4783 sayılı kanunun 9. maddesi ile 213 sayılı vergi usul kanununun 30 maddesininikinci fıkrasının (7) bendi yürürlükten kaldırılmıştır. (Kaldırılanbölüm:7.(4783 Sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle kaldırılmadan öncekişekli)Maliye müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirlerkontrolörlerince yapılan incelemeler sırasında, mükellefler, her türlü harcamave tasarruflarını vergisi ödenmiş veya vergiye tabi olmayan kazançlardansağladıklarını kanıtlayamazlarsa, Harcamave tasarrufların vergiye tabi tutulmuş veya vergiye tabi olmayan kazançlardansağlandığı kanıtlanamayan kısmı, harcama ve tasarrufun mevcudiyetinin tespitedildiği dönemden bir önceki dönemde elde edilmiş ve vergisi ödenmemiş kazançolarak ilgili dönem matrahının takdirinde dikkate alınır.)