- Kategori
- Gündelik Yaşam
Gitme kal!..

Bir yazı yazdım. Gidenin ardında bıraktığı kimse, işte onun ağzından yazdım. Onun gözüyle ve hissiyle yaşadım o dakikaları. Kimi zaman ölürken anneme söylemek istediklerim dökülüyordu parmaklarımdan. Kimi zaman terk edildiğim zamanlara gittim.
"Gitme… Kal. Gördün mü bak yaptığını? Gözlerim enikonu iflas etti. Kalsaydı yaşım, akıtacaktım sana ama bırakmadın. O zaman kalırdın belki. Kalır mıydın? Beni ağlar görünce. Tamam. Bozulma. Sustum. Seni üzmek hayatta istediğim en son şey. Ben yutarım sevdamı. Çiğnerim bir güzel ve sonra dilim elverdiğince hızlı yutarım. Hazmetmekse gidişini… Orası zor.
Her başlangıcın bir sonu, her gelişin bir dönüşü varsa eğer… Her güzelin beyazından, her gecenin sabahından da geçerim… Vallahi istemem… Yeter ki kal.
Gittin. Her şeye rağmen gittin. Öldün. Ne gittiğin yer, ne de halin umurumda artık. Ölümünü de gidişin gibi kabullendim. Gidenlerin dönüşünü beklemek boşa. Kalan bir tek ben varım yanımda. En sadık ve en tiryaki…
Şimdi onu keşfetme zamanı. Ne sever? Ne yer? Ne içer? Ne ister yaşamaktan? Bütün bu sorulara inceden bakıp son rötuşları da tamamlayacağım. Sonrasında elimde avucumda ne varsa yerinde kalacak. Kaybetmeyeceğim. Kaybolmayacağım.
Merak etme. Biliyorum. Beni üzmek istemezdin."