Gitme yıldız perim / Dostluk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '10

 
Kategori
Dostluk
 

Gitme yıldız perim

Gitme yıldız perim
 

resim alıntıdır. "Sen beni bırakıp gidemezdin ki. "


Pazar gününün verdiği rahatlıkla tembellik yapmak istiyorum. Uyandığım halde inadına geç kalktım. Dün bütün gün ev işleriyle uğraştığım için her yanım sızlıyordu. Perdeleri açtıktan sonra kollarımı çekerek miskinlik içinde iyice gerindim. Dışarıdaki soğuk havayı görmek bile ürpertiyor vücudumu. Daha sabah sabah sis çökmüştü her yere. Kış ayları bitmek bilmiyor ki.

Elimi yüzümü yıkadıktan sonra mutfağa geçince gördüğüm manzara oldukça büyük bir sürpriz benim için. Kahvaltı masası hazırlanmış beni bekliyordu. Eşim güler yüzle bana dönmüş, oğlum gururla masayı göstermeye çalışıyordu. Dünkü yorgunluktan sonra ilaç gibi geldi şimdi. Mutluluk içinde oturup bir güzel kahvaltı keyfi yaptık. Uzun uzun, saatler boyu kalkmadık masadan. Eşim çalan telefona bakmak için kalktığında bende gazetelere uzandım. Hep aynı şeyler, siyasi demeçler, trafik kazaları, güzel mankenler ve tabii ki olmazsa olmaz futbol. İkinci gazeteyi de elime aldım. Sayfaları şöyle bir göz gezdirip çeviriyorum. En sevdiğim köşe yazarını buluyorum. Bugünkü şiirini okuyunca yine döktürmüş adam diyorum içimden. Yan sayfadaki ölüm ilanları çarpıyor gözüme. Allah rahmet eylesin derken alt köşede ki resimli ilana kayıyor gözlerim bu defa. Aynı anda donup kalıyorum, zaman duruyor benim için.

Okulun bahçesinde körebe oynuyoruz. Kollarım öne uzanmış birisine dokunmaya çalışıyorum ama nafile. Dört dönüyorum kendi etrafımda. Gülme seslerinin sahiplerini bulmaya kararlıyım fakat ders zili çalınca yarım kalıyor oyunumuz. Panik içinde içeriye koşarken gözlerimi kapayan mendili çıkarmak aklıma bile gelmeyince yere kapaklanıyorum anında. Dizlerimin acısından öylece kalıyorum. Bir el kolumdan tutup kaldırıyor beni. Gözlerimdeki mendil çekilince dizlerimden akan kanları görüyorum. Sıkıca kapatıyorum tekrar. Kan korkutuyor beni. Ne yaparım şimdi diye ağlamaya başlıyorum. Narin bir elin bacağımdan tuttuğunu hissedince aralıyorum göz kapaklarımı. Bir bacağım beyaz mendille sarılmış, diğeri ile uğraşıyordu. İşi bitince gülümseyerek bana baktı. Cam gibi gözleri, başak sarısı saçları vardı. O gülümserken binlerce yıldız uçuşuyordu gözbebeklerinde. Minnettarlık içinde aynı bakışlarla cevap verdim ona. Ellerimden tutarak kalkmama yardım ettikten sonra yine bırakmadı beni. Koluma girip yavaş adımlarla sınıfa doğru ilerledik. O adımlar yıllar sürecek güzel dostluğumuzun başlangıcıydı aslında. İlkokuldan liseyi bitirene kadar hiç ayrılmadık. O benim diğer yarım gibiydi. Birbirimizi tamamlayan bir elmaydık işte.

Kendimi onunla sevdim. Pırasa saçlarımı, kepçe kulaklarımı sevmeyi ondan öğrendim. Beraber boncuk takılar yaptık, bebeklerimize elbiseler diktik. Dualar ettik birlikte, tövbeler ettik hatalarımızda. Annelerimizin özenle yaptığı likörleri birlikte aşırdık deli çağlarımızda. Beraber tatile gittik, çadır kurduk ormanın orta yerinde. Bisküvi kırıntılarını paylaştık, yanık patateslerimizi biz yaptık edasıyla midelerimize indirdik. Üniversiteye beraber hazırlandık, sınav sonuçlarını heyecanla bekledik. Bunca şeyi beraber yaptık ama ideallerimizde ayrıldık. O başka bir ilde, ben yerimde kaldım. Yine de kopmadık birbirimizden. Her fırsatta görüşmeye devam ettik. Biz bütün bir elmaydık çünkü. En nihayetinde aşık olduk. O başka diyarlara savruldu, ben olduğum yerde kaldım yine. Denizler ötesi okyanus mesafeleri girdi aramıza. Bir yanım hep eksik kaldı senelerdir. Her konuşmamızda bir gün nasılsa bütün olacağız derdin hep.

Yaren, Yaren’im. Adın gibi dost arkadaşım. Yarım kalan o yanım hiç bütün olmayacak mı artık. Yine uzak düştün benden, yine farkını gösterdin. Benden kopuşunu, bu defa hepten gidişini böyle bir ilanla mı öğrenecektim?

Yağmur gibi yağan gözyaşlarım yanaklarımı ıslatıyor. Ellerimi tutan eşime kalkıyor bakışlarım. Gelen telefon bunun için miydi yoksa? İlanda yanlışlık vardır diye düşünürken, gerçeğin acısı yüreğimi dağlıyor anında.

_Suzan, sevgilim…Yaren kaza geçirmiş…

Susturmak için parmaklarımı bastırıyorum dudaklarına. O kelimeyi duymak istemiyorum. Yakıştıramıyorum sarı saçlı, mavi gözlüme. Yakıştıramıyorum yıldız perime.

Sen beni bırakıp gidemezdin ki.

 
Toplam blog
: 71
: 569
Kayıt tarihi
: 25.11.08
 
 

1969 doğumluyum. evliyim, iki çocuğum var. Kitap okumayı ve şiiri severim. ..