​ Göreyim sizi (Papa Tanrı Brezilyalı demiş) / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

24 Temmuz '13

 
Kategori
Güncel
 

Göreyim sizi (Papa Tanrı Brezilyalı demiş)

GÖREYİM SİZİ…

Sabah her zamanki gibi güneşini göstermek telaşında ama “sıcak” olduğunu unutarak…

Evimizin karşısındaki caminin damına yem yemek için konan güvercinler bir bir havalanırken kanatlarından çıkan ses “su” sesi “şelale” sesi gibi geldi bana…

Doğaldır bu cehennem sıcaklarında olsa olsa serap görür insan Sibel Can’ı göremez ya…

***

Gazeteme bakıyorum, soruyorum araştırıyorum,  diğer gazetelerin hepsine göz atıyorum, bazen şaşırıyorum bazen ne kadar cahil kaldığımı fark ediyorum; çünkü memlekette yazılacak çizilecek o kadar çok şey oluyor ki hepsini bir anda yazmaya kullanmaya kalksanız güvercinlerin kanatlarından çıkan su sesi leb-i deryaya dönüşür…

Şu güzelim ama sahipsiz memlekette susuz kalınır habersiz kalınmaz, memleket değil “dünya tiyatrosu” sahnesi sanki.

***

Bugün içimden hiç yazmak gelmiyor yani Adana da içinden buz gibi su akan çeşmelerin başında susuz kalmış gibiyim, ama yazmasan da olmuyor kaşınıyor ellerim…

***

Günün ilk haberi akıllara durgunluk verecek düzeyde;  “Papa Tanrı Brezilyalı” demiş…

Bizim memleketimizde de bir kesim Recep Tayyip Erdoğan’a da “peygamber” demişlerdi hatta AB den sorumlu bakan da bunu destekleyen kelamlar etmişti, gülerek…

Bir dönem hiçbirimizin yüzünü görmediği ama hepimizin ona inanmaktan onur duyduğu “peygamberimiz” için yazılan çizilenlere gösterdiğimiz tepkiler geldi aklıma da acaba dedim kendi kendime Tanrı’nın Brezilyalı oluşuna bakarak;

“Papa’nın Tanrının nereli olduğunun açıklanması peygamberinin hiç görülmeyen ve bilinmeyen yüzünün çizilmesinden daha mı masum?”

Göreyim sizi Papaya Brezilyalı Tanrının hesabını sorun bakalım sorabilirseniz…

***

Bence AB den sorumlu ama ne hikmetse sürekli AKP Kadınlar kolunun toplantılarında gördüğümüz bakanı Egemen Bağış Tanrı’nın Avrupalı olmadığına sevinmiştir…

Ne çektin be Egemen, ne çektin be çocuğum…

***

Bendeniz şimdi özellikle “Elimizde Gezi Parkı eylemcilerinin sığındığı camide istihbarat teşkilatının bile olmayan Müslümanları utandıracak görüntüler” var açıklamasını yapan ama o görüntüleri ne hikmetse paylaşmaktan kaçınan, bu haliyle işi dedikodu seviyesine çeken Diyanet işleri Başkanından bir açıklama bekliyorum; Tanrı Brezilyalı mı?

Acaba bir açıklama yapabilirler mi şu aziz mübarek Ramazan ayında…

Bir de merakımı cezbetti; hangi ülkede demokrasi özgürlük ve adalet yaygaraları kopsa oralarda aniden “din adamları” peydah oluyor, papa gibi kendileri gibi kerameti nedir açıklayabilirler mi?

***

Dedim ya memlekette ve dünya da akla hayale gelmeyecek çok şey oluyor ama anlaşılan o ki bu olayların hiçbirinin manavda filesini doldurma kaygısına düşen Fazilet Abla ile saç kesmek orucu bozar mı bozmaz mı sorusunun cevabını bekleyen ve bugünlerde kuş avlayan mahallemizin berber Salih’i hiç mi hiç ilgilendirmiyor…

Peki, bunca haber bunca araştırma bunca koşuşturma kimin ve ne için bilen anlayan var mı? Ayrıca okunmayacaksa gazeteler niye basılır ki?

Bize çocukluğumuzda ya defter kitap kaplatırlardı ya da leblebi çekirdek külahı yapmayı…

***

Birkaç gündür bir yazım etrafında oluşan bir yorum yazma telaşı içindeyken dikkatimi çekti; günü değerlendiren hiç kimse yok, kendilerine muhalif olan her kim varsa tarihin tozlu sayfalarında kalmış ne kadar olumsuzluk varsa onun önüne koyup bugünün oluşumlarına haklı mazeretler üretmeye çalışıyorlar öyle şartlandırılmışlar…

Hoş şaşırmıyorum çünkü İmam bunu yaparsa cemaatin ne yapacağını bilen biriyim, böyle olsam da tarihin sayfalarına hapsolup gelecek kaygısını tartışmanın beyhude olacağını akıllı insanlardan özellikle öğretmenlerden beklemeyi hakaret addederim…

Değerli dostum Haldun Coşkun format atsak işe yarar mı diye soruyor. Ne dersiniz yarar mı? Bence zor…

***

Şu haberin güzelliğine ve Allah’ın hikmetine bir bakar mısınız?

“Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi ihalesi tamamlandı. İhaleyi 1 milyar 346 milyon dolarla Rixos otelleriyle bilinen Sembol İnşaat Eko Park ve Fine Otel ile oluşturduğu konsorsiyum ile kazandı. Sembol İnşaat'ın patronu Fettah Tamince iş hayatına halı satarak başlamış, 2000 yılında Rixos zincirini kurarak Türkiye'nin en önemli işadamlarından biri haline gelmişti. “

Bir dönem; Başbakan Fatih Tamince ’ye ait Rixos otellerinde tatil yapmayı çok seviyor diye bir haber vardı bir gazetelerde o sırada Kazakistan’a 67 dönümlük bir arazinin verilmesi kararlaştırılmıştı AKP hükümetince, aklımda kalmış nedense…

Allah bazıların yürü ya kulum diyor ama bazılarına ise yürüme koş diyor, anlaşılan;  ancak Tanrı gerçekten Brezilyalı ise düşünmek lazım…

***

Türkiye’nin altı bölgesinde binlerce dönüm alanda orman yangınları sürüyormuş, itfaiye teşkilatımıza her zaman güvenirim ne polise benzer ne askere, çalışmaları devam ediyormuş; yanan yakılan ve yok olmaya başlayan ciğerlerimiz için…

“Sigara zağlığa zararlıdır”  yayınlarını yapan Kamu Spotlarını hazırlayanların dikkatine sunuyorum; Ülkenin ve dünyanın ciğerleri insan ciğerlerinden daha mı önemsiz…

6 Bölgede milyonlarca canlı hayvan ağaçlarla birlikte yanmış kül olmuş vaziyette, katliam sayılmaz mı acaba?

***

Ve BDP Genel Başkanı Diyarbakır da toplantı dönüşü açıklamış; yakında Kürtler hangi ülkede nasıl yaşayacaklarını ilan edecekler…

Barzani de Öcalan’ı en kısa zamanda aramızda görmek isteriz demiş…

Eş Başkanlarından bir tanesi de Türkiye’nin üç tarafı Deniz üç tarafı Kürdistan! Demiş, bir Allah’ın kulundan; Tık yok…

Çocukluğumuzda çok sık kullandığımız bir terim vardı; İsteyenin bir yüzü kara vermeyenin “zenci”

***

Ya şu habere ne diyeceksiniz; İngiliz Daily Telegraph gazetesi Suriye’de hayal kırıklığına uğrayan yüzlerce muhalif isyancının Devlet Başkanı Beşar Esad’ın affına sığınmak için geri döndüğünü yazdı.

Şaşırdım ve dedim ki; Nasıl yani veya haydaaa! Muhalifler ve Esad yakınlaşması, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a rağmen…

Onca para onca eğitim onca silah, onca komplo teorisi, ne olacak şimdi?

Bu habere de “dam üstünde saksağan vur beline kazmayı” demek lazım, bu deyim çok yakışmaz mı?

***  

Ve spor sayfalarından bir haber; İnönü Stadı yıkımında ortaya çıkan tonozlu yapı, iş makineleri tarafından parçalandı. Arkeoloji Müzesi yetkilileri "Yapılan suç, çalışma durdurulmalı" dedi.

Bence bu habere bakınca “Beşiktaş elini avucunu yalasın unutsun burada yeni bir stat yapmayı” diyor ve ekliyorum; “kendi düşen ağlamazmış…”

***

Ve güvercinler güneşten korunmak için damların gölge kısımlarına tünediler, bendeniz de bir dostu aramak için çıkmak zorundayım, akşama görüşmek umuduyla…

Hava sıcak dememe gerek var mı Adana’yı bilenler bilir “cehennem” ya bu memleketin altında ya da semalarında…

Hoşça ama yüreğinizdeki tüm güzellikleri yaşamanız dileklerimle…

Erdoğan ÖZGENÇ 

 
Toplam blog
: 846
: 425
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..