Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

23 Mart '07

 
Kategori
İlişkiler
 

Gözlerimizin ardındakiler...

Gözlerimizin ardındakiler...
 

Öyle çok gülüyor ki artık kendi gülüşüne kendisi bile inanmıyor. Bunu kendini korumak için geliştirmiş. "Gülmek" diye düşünüyor "içimde acıyan yanları saklamak için iyi bir maske." Onu çok iyi tanıyorum. İçinin kanayan yanlarını, tek bir kelimenin onun yarasının kabuğu kaldırdığını, gözlerinin içindeki sönmeye yüz tutmuş ışığın nedenini biliyorum. Ama başkaları bilmiyor. Başkaları onun dünyayı ve hayatı umursamayan biri olduğunu sanıyor. Yüzündeki maske hep gülümsüyor çünkü. Ve insanlar, maskenin ardındakini merak edecek kadar uzun bakmıyorlar onun yüzüne.

Birinin yüzüne onun içinin derinine inecek kadar bakmak bir uçuruma bakmak gibidir. Çünkü onun tüm yaralarını alırsın üstüne, onun karanlığını bir pelerin gibi giyersin ve onun içindeki sızıyı taşırsın gittiğin her yere. Bu yüzden belki de sokaklar birbirinin yüzüne bakmayan insanlarla doludur. İnsanlar, kendi yalnız ve ıssız uçurumlarına bakarlar hep yollarda yürürken. Çünkü insanlar korkarlar yeni uçurumlardan.Ve bu korku yüzünden insana dair ne varsa kaçırırlar. En güzel bahçelere sahip olanları, bahar günlerini sırtlarında taşıyan insanları, yüreğinde portakal çiçeği kokusu taşıyan insanları kaçırırlar. Birlikte aydınlık yollarda el ele yürüme keyfinden mahrum ederler kendilerini sırf bir gün elini tutan el onu karanlığa sürükler diye...

Gülümsüyor ve gözlerinden görünmez yaşlar süzülüyor. Bunu görebiliyorum. Başını dimdik tutuyor çünkü başka çaresi yok biliyor. Başını dimdik tutuyor çünkü içindeki acının onu daha sağlam kılacağını biliyor. Başını dimdik tutuyor çünkü bu acının bir gün son bulacağını ve kıştan yeni çıkmış bir ağaç gibi yemyemşil yapraklarla donanacağını biliyor. Ve gülümsüyor. Gözlerinin içinde bir yanıp bir sönen ışık zaman zaman unutturuyor içinin karanlığını. "Bana öyle bakma" diyor. Yüzümün ifadesini denetleyemiyorum çünkü onun gülüşüne her baktığımda içimden acı bir rüzgar gelip geçiyor. Saklayamıyorum. "Bakma bana öyle."diye bir kez daha tekrarlıyor. Başımı pencereye çeviriyorum. Dışarıda garip bir hava var. Güneş bulutların ardında bir görünüp bir kayboluyor. "Görüyor musun?" diyor bulutları işaret ederek "Tıpkı bizim gibi. Sürekli değişiyor." Ona dönüp gülümsüyorum. O da bana. Gözlerindeki ışık uzun süre kalıyor...

RESİM:John Singer Sargent

 
Toplam blog
: 408
: 1090
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara