- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yaşadığını anladığın anlar...

Akşamın ilk saatleri ve dışarıda hiç beklenmeyen yağmurun sesi...Öylesine sessiz bir akşamın kollarına usul usul bırakmışsın kendini...Dışarıda delice esen rüzgara karşın sıcacık bir odanın içindesin...Sehpanın üzerinde bir bardak çay elinde kitabın ve tüm günün yorgunluğu dökülen yapraklar gibi bir bir inmekte üzerinden...Bunu farkediverdiğin an aldığın o derin nefes..."İşte" diyorsun "Bu sessiz dilimlerini seviyorum zamanın. Dünya herşeyiyle dışarda kaldı ve ben bunun keyfini ılık ılık yudumluyorum."
Tüm gün delice bir koşuşturmanın içindeyken öylesine kendin olmaktan çıkmış otomatik hareket eden birine dönüşmüşken ve ruhun hiç nefes almazken, kurduğun hayallerden birinin tam da ortasındasın. Olmadık hayallerin içinde yüzen biri olmadın hiç. O, olmadık hayaller gerçekleşmeyince de dibi olmayan kuyulara düşmedin. Hep bildin kendini nasıl mutlu edeceğini, kendi yalnızlığının açtığı delikleri nasıl onaracağını bildin. "Basit bir yaşam" dediler aldırmadın. Sen o basitliğin sadelik olduğunu söyledin içinden. Ama onlara açıklama yapmadın çünkü kendi yaşamının hesabını birilerine vermeyecek kadar sahiptin ona. Geçmişin bataklıklarına ve geleceğin sisli hayaline bakmaktan kaçındın. Çünkü çok olmuştu öğreneli yaşamın ancak ve ancak şu an olduğunu. Sen hep anın içinde olmayı yeğledin. Tıpkı şu an olduğu gibi...
Şimdinin, şu anın içindesin. Dışarıda camlara vuran yağmurun her damlasındasın, odanın ılıklığındasın ve usulca yayılan o zarif müziğin notalarındasın.Geçmiş çoktan bitti ve gelecek henüz kaygılanamayacak kadar uzakta. Ve bu olmayı seviyorsun, zamanın içinde, bulunduğu anının farkında olmayı seviyorsun.Ve aldırmıyorsun hiç kimseye ve hiç birşeye.Çünkü şimdi sadece sen, yağmur ve müzik var.Başka neye gereksinimin var ki...Mutlusun...
NOT: Bu satırları yazarken o güzel yağmur birden öfkeyle yüklendi ve yeryüzüne hem de benim evimin yakınlarına bir yere ateşten bir ok yolladı. Güzel akşamın bedelini bilgisayarımı bozarak ödedim. Hayatta herşey var; güzel anlar ve sinir bozucu anlar. Şimdi bilgisayarım öyle cansız bir şekilde masamın üzerinde yatıyor. Bu yazıyı ise işyerimden yazıyorum. Evet bugün pazar ve ben çalışıyorum. Ama gökyüzü masmavi ve kararlıyım hiç bir şey beni "hayat çok güzel ve ben yaşamayı seviyorum" cümlesinden vazgeçiremeyecek...
RESİM: Josef Palecek