- Kategori
- Psikoloji
Grup dinamiği
Oldum olası grup dinamiğinden hiç hoşlanmadım.
Ben hoşlanmasam da bu insanoğlunun toplumsal doğasının bir parçası. Tabi her şey gibi o da dereceli, olumlu yanları ve olumsuz aşamaları var. Temelde grup üyelerinin birbirini etkilemesi/manipüle etmesi, başka gruplardan ayrılması/düşmanlaştırması ve özel bir iletişim ve anlam bağı/sahte ve hayali bir dünya üretmesi gerekiyor.
Aynı zamanda grup dinamiği içinde baskı da söz konusu. Grup olmanın bir bedeli var, ödülü olduğu kadar. Sırf grup üyesi olduğunuz için, diğer grup üyeleri tarafından içi boş ya da dolu farketmez destek görürsünüz. Bu size kendinizi iyi hissettirir. Grup bağını güçlendirir. Grup bağı aslında faşizandır. Faşizmin simgesini biliyorsanız, tek tek tellerden örülmüş bir çekiçtir. Bu şu demeye gelir, tek tek bir güç olmaz, ama bir araya gelinirse güç olunur. Yaygın bir ilke vardır, bir bütün, parçalarının toplamından daha fazladır diye. Grup bir şekilde güçtür, bu tek tek bireylerin grup içinde birbirine destek olmalarının, hayatlarını kolaylaştırmanın olanağını sağlar.
Bu grubun özelliği, anlam dünyasını kendisinin yaratmasından çıkar. Bir grup en salakça şeyleri biliyor ve savunuyor olsa dahi, grup dinamiğini korudukları sürece grup üyeleri mutlu ve grup başarılı olacaktır. Grup gücü ile diğer gruplara karşı ayakta kalacaktır. Yani önemli olan neyi savunduğu değil, nasıl savunduğudur.
Grubun ödülünü söyledik, bir de bedeli var dedik. İşte bedeli burada çıkar. Bir grup üyesi, sırf grup menfaatleri ve grup baskısı nedeniyle, grup kararlarını savunmak, ve otomatik imza olmak zorunda kalabilir. Kimi grup üyeleri, bunları gerçekten yüce, ulu sanarak savunur. Kimileri ise, uyanıktır, bunların içi boş olduğunu bilir, ama grup içindeki menfaatlerden dolayı bunları kullanır. İşte, orda sözü dinleniyordur, saygı gösteriliyordur, belki grubun kızlarını aparıyordur filan. Kimi grup üyeleri ise içten bir rahatsızlık duyar, çünkü sağduyusuyla örtüşmez, ruhunu ve aklını rahatsız eder. Grup için tehlikeli olanlar bunlardır. Karşı gruptan hiçbir üye, bu kişiler kadar tehlikeli olamaz. Çünkü zaten, grubun anlam duvarları vardır, karşı gruplara karşı üretilmiş. Karşı grubun olası argümanlarını çürüten argümanlardan ziyade, o argümanların yanlış olduğuna dair argümanlar vardır. Yani, karşı tarafın bir eleştirel argümanı, bu taraf gruptan bir kişinin sorgulama yöntemi ona sunulur. Kişi, karşı grubun argümanıyla, kendi yaklaşımını sorguladığını ve sağlamasını yaptığını ve kendisinin haklı çıktığını düşünür, düşündürtülür. Bunu belli bir kimse düşündürtmez, grup dinamiğinin gücü bunu yapar. Herkes, nasıl olur da, karşı tarafın argümanlarını çürütürüz, o argümanlar bizi çürütemez diye at gözlüklü bir düşünme sürecine girer ve buna dair yöntemler geliştirilir. Bütün bunları aşıp düşünme yöntemini sorgulamak ve onu değiştirmek ise, bir insan için çok daha ileri bir düşünme noktasıdır. Grup dinamiği ise insanları bu noktaya ulaşmada engelleyecek pek çok ödüle sahiptir. Düşünme tarihinde belki de öne çıkan kişiler hep bunu zorlamış ve başarabilmiş kişiler olsa gerekir. Evrensel ölçekteki grup dinamiklerine karşı meydan okuyarak, grupların sahte gerçekliklerinin yerine gerçek gerçeklikelri üretebilmişlerdir. (Gerçi onlar da başka açılardan sorunludur ama sonuçta bir düşünme tarihi ve kahramanları da önümüzde durmaktadır.
Velhasıl, kişi, kendi bireyselliğini, biricikliğini, bağımsızlığını grup dinamiğine bağlar. Bu da onun bedelidir. Yanlış bulsa da, içine sinmese de, daha önce kursağından grubun menfaatleri geçtiği için, tırsar, geri adım atar, sünepeleşir.
Bu insanı özgürlüğünden alı koyar, onursuzlaştırır.
Öte taraftan grupsuz olmak mümkün değildir. Mutlaka, bazı insanlarla belli özel bağlarla iletişimler kurarız. Ama gerçek özgür ve onurlu bir insan, bir grup üyesi olduğunu bilir, bunun yukarda bahsettiğim insanı insan olmaktan uzaklaştıran yanlarını bilir ve ona göre grup üyeliğini kurar. Grubu kendisi üzerinde baskıcı bir aygıt olarak kurmaz, grubu amaçlaştırmaz, çünkü grubu amaçlaştırırsa, kendisi araçlaşır. Grubu araçsallaştırır, böylece kendini amaçsallaştırır.
Böyle bakan biri, hiç kuşkusuz, grup dinamiği içinde, grubun aracı için araçsallaşmış olan her kişiyi, amaçsallaştırmış da olur.
Çünkü grup dinamiğinde grubun gücü, ortak hareket etme vs. bireyden önce gelir. Birey oradan anlamını aldığı için, bu anlamın devam etmesi için grubun hakim olması lazım. Birey buradan anlam alır, ama o sahte anlamdır. Birey ancak gerçek anlamını sadece ve sadece kendi olabildiği zaman alır, almalıdır.
Böyle biri, grubun menfaati için, diğer grup üyelerini araç haline getirmez ve değer yitimi yaratmaz. Aynı şekilde, bu çözümleme, karşı grup üyeleri için de devam ettirilebilir. Grupu amaçsallaştırmış ve kendini araçsallaştırmış insan, ne kendi grubu için ne de başka gruplar için değer yaratabilir. Karşı grup bireyleri için de değer kaybı yaratır.
Aslında bu konuşmanın, çağrışımları çok, ve çok kapı var ama hususiyet anlaşılmıştır diyerek noktalıyorum.