- Kategori
- Tarih
Guantanamo ABD’ ye yarar veriyor
Hayır, başlığı yanlış okumadınız. Gerçekten Guantanamo, ABD’ye şimdilik yarar sağlıyor.
Nasılını açımlayalım:
1968 tarihli bir roman vardır: Lawrence Sanders’in yazdığı, ‘Mafyanın Sesi’ (Andersen Tapes) diye. Mafya, yakalanacaklarını bile bile, 6 adamını koskoca bir apartmanı soymaya gönderir. Amaçları şudur: Yaptıkları gözleme göre, gazetelerde mafyayla ilgili çıkan her haber, mafyanın gelirini arttırmaktadır, çünkü mafyadan insanların korkması sağlanmış olmaktadır. (Aynısı bizde olmadı mı, koskoca polis müdürü, hırsızlara direnmemeyi öğütlemedi mi, ardından kapkaç olayları patlamadı mı? ).
ABD’nin Guantanamo’daki durumu budur. ABD, dünyanın gözünün içine baka baka, konuyla hiç ilgisiz insanları, sırf ibret olsun diye, sırf korkutmak için gözaltına almakta, işkence yapmaktadır. Böylelikle, insanların savaşmadan boyun eğmesini sağlamaktadır.
(Ara şerh: İronik durum şudur: ‘Guantanamo Yolu’ adlı, belgesel kılığında, misler gibi kurmaca film, buraya sorgulamaya alınan insanları anlatmaktadır. Filmi 2 kişi izledik. Film bittiğinde o ve ben, o insanların serbest bırakılmaması gerektiğini, gerçekten terörist olduklarını düşünüyorduk. Zaten ABD, Usame bin Ladin’i de kendi elcağızıyla yetiştirmişti. Onları da kendi eliyle terörist yapmıştı. )
Ancak, uzun vadede durum tam tersinedir: 5 Guantanamo daha ABD’yi batıracaktır, tıpkı 2. Dünya Savaşı ertesinde kaybettiği 5 (Kore, Vietnam, Somali, Afganistan, 2. Irak) savaşın onu şimdilerde bitirmesi gibi.
Buradaki komiklik, ABD’nin kendi durumuna aymazlığıdır. 200 küsur yıl sürebilecek, tekkutuplu dünyadaki jandarmalıklarını ve hegemonyalarını, yalnızca 10 yılda tükettiler; Afganistan’da, Irak’ta, sıra her kimdeyse, İran’da veya Suriye’de…
Düşünün ki garibim Osmanlı bile 300 yılda ancak devrilmişti. Bunlarınki yüzyılımızın sonunu bulmayacak kesin.