​ Güller ve hüzünlü yüzler / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Güller ve hüzünlü yüzler

Güller ve hüzünlü yüzler
 

Önüme bakarak, (iyi aile terbiyesiyle(!)) yürürüm yollarda. Zaten kafamda binbir düşünceyle dolandığımdan baksam da görmem etrafı, etrafta olan biteni, hatta bazen selam vereni.

İstisnası var tabii:
Güller bir de hüzünlü yüzler.

Güller... Hangi bahçede açmış bir gül gözüme takılsa, dönüp bir daha bakarım. Bazen yolumu değiştirip yanına gittiğim, koklayıp içime çektiğim olur , koparıp eve götüresim gelir, kıyamam...
O asil güzelliğin dalından başka bir yere yakışmayacağını düşünürüm. İçim bir hoş, mutlu mutlu devam ederim yoluma.

Hüzünlü yüzler..Onlar da affetmez takılır gözüme, parlayıverirler bir arabanın içinden, kaldırımın kenarından ya da bir pastane camının arkasından. Güller gibi olmaz tabii, yanlarına gidebilmek için bir sürü riski göze almam gerektir. Onları koklayamam, asaletlerine kaynak olan hüzün güzelliklerini seyre dalamam. Büyük ihtimalle 'deli midir nedir?!!!' tepkisiyle karşılaşacağımı bilirim :)...döner giderim usulca...

Bence yüzlerde yerleşik hüzün, abartının derinlere itildiği içtenliğin çıplak ve masumca dışa vurulduğu bir ifadedir. Gülleri de, hüzünlü yüzleri de içimde yükseklere yerleştiren, o asalet çehresi, o dokumaya kıyamama duygusudur...


Ve Zuhal Olcay, ne zaman hüznü ansam aklıma geliveren bir yüzdür:

Hüznü seyretmek istediğimde ona bakarım. İlk tanıdığım 'Dünden sonra yarından önce' filmindeki tiplemesinden bu yana, 'Vedat Sakman' imzalı 'Yalnızlığım' haykırışını onun sesinden duyduğumdan beri ve yaşamın ona oynadığı oyunlar karşısında aldığı sakin ve açıkyürekli tavırları izledikçe, hüznün asaletini onun buğulu duruşunda seyrederim. Dalında güzel olan gül gibi hüznünde gizlidir onun da güzelliği.

O şarkıda der ki:

Yeni tanıştık belki de
Ama kimbilir belki de hep vardın
Eşlik ediyordun sessiz ve sinsice belki de
Şimdi şimdi anlıyorum
Kurnazca ayırdın beni belki de
Lime lime savurdun sevdiklerimi
Belki de

Yalnızlığım
Yaşamak zorunda olduğum beraberliğimsin
Yalnızlığım kanımsın canımsın
Sen benim çaresizliğimsin

Yalnızlığım
Bugünüm yarınım
Sen benim hüzünlerimsin
Yalnızlığım
Tek bilebildiğim sen benim
Vazgeçilmezimsin

Senin olmamı istedin
Ama belkide bir aşık gibi
İnatla bunca zaman kendine sakladın
Belki de bir tohum gibi serpildin
Filizlendin ben oldun belki de
Yatağımı bile paylaşabilmek için
Benimle

Hüzün mü asaleti çağırır, yoksa asaletin kendisi mi hüzünlüdür bilmem ama,
Güllerde de, Zuhal Olcay'la kafamda yer eden hüzün ifadelerinde de dalından koparmaya kıyılamayacak bir güzelliği içtenlikle hissederim.

 
Toplam blog
: 146
: 1061
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

Hep yazmak istedim. İnsan düşüncelerini yazıya dökünce kendi başınadır çünkü, kaygısız, katıksız ..