- Kategori
- Sinema
Güneşi Gördüm iyi çalışma, doğru zamanlama

Doğru zamanlama çünkü, Kürt sorununun bu kadar açık tartışılabildiği ve Kürtçe TV nin yayına girdiği bir ortamdayız artık.
Film, Kürt, PKK yani güneydoğu sorununa yakın tarihsel perspektiften iki Kürt ailesinin özelinde bakış gerçekleştiriyor. Bu bakış, zaman zaman hayli dramatik boyutlara ulaşarak izleyenleri ağlatacak düzeye geliyor.
Çok iyi bir ekiple çalışılmış, sinematik kurgu, film kareleri, senaryo çok başarılı. Mahsun Kırmızıgül oldukça inandırıcı bir oyunculuk sergiliyor. Altan Erkekli, Şerif Sezer gibi yılların tiyatro oyuncularının ne kadar başarılı olduklarını tahmin edersiniz.
Filme gidip gitmemekte kararsızdım ama, çıkışta şunu düşünürken kendimi yakaladım:
“En fazla 5 yıl içinde Türk sineması Oscar alabilir”
Son 10 yıldaki Türk sinemasının tahmin edilemez yükselişi, verimli çalışmaları, ortaya çıkan yeni yönetmen ve senaristleriyle Oscar almamamız için hiçbir neden yok diye düşünüyorum. Yeter ki doğru bir halkla ilişkiler ve tanıtım çalışması yapılsın.
Güneşi Gördüm, Türkiye’nin ekonomisini ve geleceğini ipotek altına almış olan Güneydoğu sorununu açıklıkla gözler önüne sermesi ve kamuoyunun tartışmasına açması bakımından önemli bir misyon da üstleniyor.
İki ailenin dramatik öyküsü, zorunlu göçten sonra iki farklı devletin vatandaşına farklı yaklaşımlarıyla gelişen sonuçlarını çarpıcı bir sinema diliyle gözler önüne seriliyor. Biri Norveç’e giden, diğeri İstanbul’a göçen iki ailenin hayatları nasıl gelişecek? Devlet ne için vardır ve vatandaşa nasıl hizmet etmelidir? Sadece bu anlatım için bile bu film izlemeye değer ki, bundan çok daha fazla mesaj ve anlatımlar içeriyor.
Kırmızıgül ve tüm ekibi tebrik ediyorum.
Ne mutlu ki bizim de artık övünç duyacağımız bir sinema sektörümüz var.
Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır