- Kategori
- Söyleşi
Günümüz çağının hastalığı ‘’Obezite’’

İbrahim ALANAY
Günümüzün en büyük sorunu olan obezite hastalığının ve beslenme alışkanlıkları ile ilgili sorularımızı Diyetisyen İBRAHİM ALANAY ile cevap bulmuş olacağız.
(CANFEDA DURSUN)
Bize kendinizden ve eğitim hayatınızdan bahseder misiniz?
Ben İbrahim Alanay. Antalyalıyım. İlk ve ortaöğretim hayatımı birincilik ile bitirdim. Üniversite hayatım ise; ilk önce Akdeniz Üniversitesi Fizik Öğretmenliğini kazandım ve okurken bu yıllar içerisinde üniversite sınavlarına girmeye devam ediyordum daha güzel bir bölüm kazanabilirim diye. Daha sonra İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde Beslenme ve Diyetisyenlik bölümünü kazandım ve derece ile bitirdim. Üniversiteyi ise ‘’Yaşlılarda Beslenme’’tezi ile bitirdim. Çapa Hastanesi, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim Araştırma Hastanesi, İstanbul Fizik Tedavi Eğitim Araştırma Hastanelerinde hizmet verdim.
Türkiye’de beslenme alışkanlıklarınınasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’deki beslenme alışkanlığı gün geçtikçe daha iyiye gidiyor diye düşünüyorum. Fakat endişelendiğim nokta giderek artan obezite oranları. Yani toplumda sağlıklı beslenme bilinci giderek gelişmekle beraber hala fazla enerji (kalori) alımı ve düşük fiziksel aktivite yüzünden obezite oranlarını düşürebilmiş değiliz. 5 sene önce biten ülke geneli yapılan büyük bir araştırmada nüfusun sadece %30’nun normal kilo olduğu bulundu! Bundan etken olan en büyük etkenlerden biri arkadan gelen nesillerin yeterince bilgilendirimemesi sayılabilir. Çözümü belki de ilkokuldan başlamalı ve beslenme dersi zorunlu ders olarak okutulmalı. 5-14 yaş grubundaki çocuklar kimlik arayışında oldukları için dış görünüşe önem vermektedirler. Medyanın da etkisi ile bu yaşlardaki çocuklar fast food tarzı yiyeceklere yöneliyorlar ve kilo artışı bu yaş grubunda başlıyor.
Obezite son yılların en büyük hastalıklarından bir tanesi. Obezite ile ilgili çalışmalarınız nelerdir?
Obezite maalesef Dünya’daki en ciddi sağlık problemlerinden birisidir. Her yıl dünyada obezite den 3 milyon kişi hayatını kaybediyor. Obezite insan vücudundaki yapı ve organların dokusunu bozmakta ve kalıcı derecede hastalıklara yol açmaktadır. Çocuklar ve gençler için özellikle spor aktivetilerini öneriyoruz. Ayrıca obezite genetik bir hastalıkda olabilir. Hastanelerde obezite taraması yaparak sorunun nerden kaynaklandığını çözmeye çalışmaktayım ve yanı sıra Beden Kitle İndeksi, Hareket Et, adlı iki kamu spotu ile porsiyon küçültme vegünde 10.000 adım atıyoruz başlıklı afiş, bilbordları öğrenci yurtlarına, hastanelere, caddelere afişleri asıyoruz. Hedefimiz bir nebzede olsa halkımızı bilinçlendirmek.
Obezitenin ülkemiz dahil tüm dünyada bu kad
Gıda çeşitliliğinin artması, gıdaya ulaşmanın kolaylaşması, fiziksar hızlı artmasını neye bağlıyorsunuz. Önlenmesi için neler yapılabilir?el hareketin azalmasına ve metabolik hastalıkların artmasına bağlıyorum. Obezite birden fazla etkenin olduğu ve çözümü için doğru bir toplumsal politika geliştirilmesi gereken bir konudur. Tek bir insan, tek bir mesleğin ve tek bir kurumun çözemiyeceği kadar komplike bir durum halindedir. Öncelikle obezite’nin sebepleri üzerinde durulmalı ve sonrasında çözüm üretilmelidir. Son yapılan araştırmalarda artık besinlerin değişen yapıları ve yaşam tarzımız yüzünden hormonlarımız ve genetik yapımız da etkilendiği yönündedir. Bu da metabolik problemelere yol açmakta ve kimilerinde farketmeden kilo alımlarına yol açmaktadır. Bir de tabi gününmüzün harektsizliği ve buna eklenen onca güzel bol kalorili ve yağlı yiyecekleri düşündüğümüzde obezitenin artmasına şaşmamalı. Önlenmesi için iyi bir hekime başvurup dengeli beslenme ve spor ile başarılabileceği görülmektedir.
İbrahim beye sorularıma cevap verdiği için teşekkür ediyorum.