- Kategori
- İlişkiler
Günün geceye, gerçeğin yalana karıştığı an...

FOTO : S.GÜZEL
Günler akıp gider, yetişeceği yer var tabii. Var, bilirim kavuşmak istediği bir dönüm noktası var. Tıpkı coşkun akan deli bir çayın denize kavuşması gibi. Gündüzün de geceye olan aşkı var. Güneşin gecenin koynunda saklanma isteği var. Yoksa bu kadar garip bir telaş içinde olmazdı zaman. Saatler birbirini vurmaz, bir anda zaman 23.23 olmaz, ay tüm zarafetiyle mağrur bir gelin gibi geceye karşı durmazdı.
Günler gecelerle iç içe yuvarlanmakta şimdi. İklim karmaşası var. İklimler birbiriyle iç içe. Rüzgârla güneş iç içe. Tıpkı gerçeklerle yalanlar gibi. Tüm kavramlar birbiriyle sarmaş dolaş sevgili. Kavramları birbirinden ayırt etmek, ay ışığında siyahı görmek kadar zor gibi.
Bildiğimiz gerçekler her zaman görüldüğü kadar hoş ve görülemediği kadar nahoş mu sanki. İyi bildiğimiz kötüler ve kötü bildiğimiz iyiler belki sonsuza dek yanıltmaya devam edecek bizi. Hayatın çakıl taşları gibi. Süzmek gerek hayatı sezgilerimizden. Elemek gerek gerçekle yalanı birbirinden. Sadece söylenenlere değil hissettiklerimize de inanmak gerek. Ne söylendiğinden çok, nasıl söylendiğine kulak vermek, değer yargılarımızdan vazgeçmemek gerek anlık duygular karşısında.
Gözlerdeki derinliği görmek gerek.
Belki de tek gerçek gözlerde gizli, kalbinin derinliklerinden gizli bir yol bulup gelen ve sonra tüm saflığıyla maviliklere karışan gözlerde gizli. O an anlarsın, elediğin duygular yalan mı sahi mi.
Hüzünlerin alıp gitmemesi için sevinçlerimizi ve aramamak için teselliyi batan akşam güneşinden, süzmek gerek güneşi, gecenin tüm tortularından.
Yalansız günleriniz ve geceleriniz olsun…
FOTO : S.GÜZEL