- Kategori
- Gündelik Yaşam
Güven

Eskiden, artık bir masal gibi anlattığımız günlerde kapılar bile kilitlenmezmiş. İnsanların malı mülkü ortada, can güvenliği de şimdiki gibi kelle koltukta değilmiş.
Şimdi değil evlerimizde kapılarımız ardına kadar açık yaşayabilmek, sokakta yürümekten bile korkar olduk.
Çocuklarımızın peşinde bir gölge gibiyiz. Aman yavrum yanına biri yaklaşırsa bağır, aman yavrum tanımadığın kişilerle konuşma telkinleriyle; güvensiz bir kuşağı da bir güzel yetiştirdik.
Ana-baba evladına vekaletname vermekten kaçınır oldu. Kardeşler miras paylaşımlarında birbirini boğazlar oldu.
İş dünyası ise tam bir karmaşa. Hem yapılan anlaşmalarda, hem de ikili ilişkilerde hep bir ‘’acaba’’ yaklaşımıyla neredeyse yanımızda avukatımız olmadan adım atamayacak hale geldik.
Artık eski fotoğraflarda kalan anı, el sıkışarak sadece ‘’sözle’’ anlaşan tüccarlar.
Evlenirken ‘’özel anlaşmalar’’ yapılıyor, yuvalar pazarlıkla kuruluyor.
Gerçi eskiler ‘’işini kış tut da, yaz çıkarsa bahtına’’ deyip, tüm önlemleri baştan almamızı bize de öğütlemişler. Ama bu kadar güvensiz bir ortamda yaşamak da gerçekten zor.
Bugün yaşadığım iki örnek bana ne kadar çelişkide olduğumuzu bir daha gösterdi.
Birinci örnek işimle ilgili. Müşteri benden, ev başka bir emlakçıdan, yani paslaşma çalışma.
Müşteriyle ilgili tüm bilgileri, araştırmayı ve kefilliği vermiştim. Taahhütnameleri de hazırlamıştım. Fakat sorumluluk sahibi bir evlattı, anne babası adına evi kiralamaya çalışan. Üstelik baba hastanede yoğun bakımda, anne ise kulakları zar zor duyan 70 yaşın üstü bir teyzecik. Evlatları da babanın hastaneden çıkma umudu kalmayınca annesini yakınına almaya çalışıyor. Ve ben kefilim! Ama karşı taraf tutturdu bir kere. İllaki evde oturacak olan da, oğlu da kontrata imza atacak. Teyzecik bir ilçede oturuyor. Sonunda bir vekaletnameyle işi sağlama aldık. Ama o meslektaşıma çok kızdım ve bir daha asla onunla çalışmamaya yemin ettim.
Diğer örnek ise, internet şifresi. Beni sadece sanaldan tanıyan blogcu dostum (ismini vermeyim burada) bilgisayarındaki problemden dolayı mail sayfasını açamadığı için, şifresini bana verip, test etmemi istedi! İnternet şifrelerimiz; herkesten köşe bucak sakladığımız şifrelerimiz. Arkadaşım o anda ulaşmasına imkan olmayan o özel sayfayı benim açmamı istedi.
İşte size iki olay, iki bakış açısı…
Ben aktardım sadece, yorum sizin artık!
Blog resim:www.hafif.org