​ Güven / Çocuk Psikolojisi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '12

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
 

Güven

Güven
 

Biz insanlar, hayata farklı açılardan, farklı pencerelerden bakarız. Oldukça olağan bir tutumdur bu. Kendimize güven, olumlu ve gerçekçi bir tutumumuzdur. Yaşamımızın bazı bölümlerinde, kendimize daha fazla güvenirken, bazı bölümlerde de, bunun teresi olabilir… Kendine güven duygusu insana -yaşamım denetimimde- hissini verir. Her ne kadar herşeyi yapabilirim durumu olmasa da, bu his hayattan beklentilerinin gerçekçi ve olumlu olduğunun bir göstergesidir… Kendine güvenli insanlar başarısızlıklarla karşılaşsalar bile, sürekli yapıcı ve olumlu düşündüklerinden umutlarını ve azimlerini hiç bir zaman kaybetmezler… Güvensiz insanlarda ise durum tam aksidir.. Hayattaki beklentileri, kendinden ziyade başkalarına ve o başkalarının onayına, fikrine bağlıdır. Hep bir başarısız olma korkusu vardır içlerinde.. Risk almaktan kaçınırlar, başkalarının olumlu sözlerini dikkate almazlar…  Peki bu kendimize güven nasıl oluşur? Bunun oluşumunda pek çok etken sayılabilir ama en önemli etken çocukluğumuzun ilk yıllarına rast gelen ailedeki  anne-baba tutumlarıdır… Ebeveynlerimizden her hangi biri gereğinden fazla eleştirisel, beklentileri olağandan yüksek, ya da gereğinden fazla korumacı ve özgürlüğü kısıtlayıcı bir tutum sergiliyorsa, çocuklar kendilerinin yetersiz, değersiz ve her konuda yeteneksiz oldukları duygusuyla büyürler mesela. Ve bu durum onlarda kalıcı bir iz bırakır çoğunlukla. Oysa ki anne ve baba çocuklarının girişimlerini destekler, hata yaptıklarında ılımlı yaklaşıp doğruyu bulmaları için yol gösterir ve her şeye rağmen onları sevdiklerini ve kabul ettiklerini hissettirirlerse, çocuklarda kendilerini olduğu gibi kabul etmeyi ve sevmeyi öğrenebileceklerdir. Bu durum kendine güven duygusuyla paralel gelişir… Şu var ki, kendine güvensizlik her zaman yeteneksizlikten ortaya çıkmaz.. Bu güvensizlik büyük ihtimalle anne- babanın ve yakın çevrenin çocuğa uymayan yeteneklerdeki büyük beklentilerinin, ve bu beklentilere çocuğun mecburi yoğunlaşmasının sonucudur. Ama bu demek değildir ki, kendine güvensizlik düzelemez bir durumdur… Bana göre kendine güven duygusunu olumsuz etkileyen bazı etkenler vardır.

Mesela- herkesin sevgisini ve takdirini- kazanmalıyım düşüncesi. Bu mükemmeliyetçi bir düşünce şeklidir. Böylelikle insan hayatını ve kişisel değerini başkalarının onayına bağlayarak kendini onların ellerine bırakır. -Atıldığım her alanda güçlü ve başarılı olmalıyım – tutumu da yine olumsuz bir düşünceden  kaynaklanır. Yani kişisel değerimizi sadece başarı unsuruna bağlamak tamamen değerli olduğumuz anlamına gelmez. Oysa ki gerçek değer doğuştan gelen bir özelliğimizdir..  Oğlum doğuştan IQ su oldukça yüksek, hiperaktive ve dikkat eksikliği tanısı konmuş özel bir çocuk.. O bunun farkında ve biz ondan bu durumuna karşılık herhangi olağanüstü beklentiler içinde olmamamıza karşın, kendini çoğu durumlarda yetersiz hissettiğinin farkındayım… Hiç bir sınava, hiç bir sanatsal ve spor faaliyetlerine katılmıyor ki hepsinde de oldukça yetenekli ve başarılı olduğu halde… Bu yazıyı yazarken kendimizi de bir büyütecin altına yatırmak artık kaçınılmaz oldu.. Beklentilerimiz çocuğumuzun kapasitesi ölçüsünde ne az ne de çok… Yüreklendirmemiz ona keza… Oğlumuzu olduğu gibi kabul ediyor ve ona en gerekli olan sevgiyi, hiç bir olumsuz durumda değişime uğramadan veriyoruz. Doğru olduğuna inandığım bu tutumumuzla ve ilerleyen zamanda yerine oturacak kişiliği… Kendini tanıyacak, geliştirecek, sevecek ve kendine güvenecek. Hayatı hakkında kararlar verirken kimseye danışma ihtiyacı duymayacak.İnsanın, kendine güven duygusunu kazanmasının ilk basamağı ailede başlıyor, ilerleyen zamanlarda kişiliğin oturması, kendini tanıma ve sevmekle devam ediyor… Bu sırada risk almaktan kaçınmamak ve doğru bildiğine olan inanç, kendine güveni en üst basamaklara çıkartıyor... Hayat başlı başına deneyimlere hazır, açık, yepyeni fırsatlarla dolu.. Bu fırsatları sınıfı geçeceğimiz ya da kalacağımız sınavlar olarak değil, kişiliğimize katkıda bulunacak en olumlu güzellikler olarak gördüğümüz sürece hayat her zaman daha güvenli ve yaşanılır olacaktır bizlere..

Tuba Mimoza Sarışın

 
Toplam blog
: 20
: 1693
Kayıt tarihi
: 02.03.12
 
 

Sanat ve Edebiyat penceremden sizlere seslenmeye çalışacağım....   BİYOGRAFİ : 1966 yılın..