- Kategori
- Deneme
Güzel İstanbul
Milliyet Blog ailesine katılmam, kırk - kırkbeş gün olmuş. Bu süre içinde siyasi, sosyal, kültürel ve tarih içerikli 21 blog yazmışım. Arkadaşlarımın, bloglarıma gösterdiği ilgiye teşekkür ederim. Şimdi biraz da, İstanbul dışındaki arkadaşlarıma yaşadığım şehir olan İstanbul' u, sıkıcı olmasın diye, değişik bir dille anlatmaya çalışacağım...
Yazıma, bir İstanbullu olarak kendi yazdığım, ama şiirsellikten uzak bir dörtlükle başlıyorum.
Kimler gelmiş...kimler geçmiş üzerinden
Geçmişe tanık olan bu tarihi beldeden
Her gelen "o benim" demiş, ona bir isim vermiş
Bizans...Konstantinopolis... İSTANBUL demiş
Tarihi geçmişte İstanbul'a verilen isimler bu kadarla kalmıyor.Bir sonraki bloğumda, İstanbul'a verilen diğer 14 isimin de nereden geldiğini açıklamaya çalışacağım.
Bizans..Konstantinopolis...İstanbul; kentin parlak geçmişini anımsatan üç sihirli isim.
Bizans, Megara kolonistleri tarafından 2600 yıl önce kurulan şehir...Konstantinopolis, İmparator Kostantin tarafından yedi tepe üzerine ikinci bir Roma olarak inşa edilmiş...
Ve İstanbul, Viyana kapılarından Pers(İran) körfezine kadar yayılmış bir imparatorluğun kalbi...Bir zamanların Osmanlı sultanlarının efsanevi başkenti... Ve Asya ile Avrupayı iki altın gerdanlıkla bağlayan gizemli şehir...
Bir Fransız şair ve politikacısı olan Lamartin, bakın İstanbul için ne demiş...
"Orada Tanrı, insan, doğa ve sanat yeryüzünde insanlığın seyredebileceği en olağanüstü manzarayı birlikte yaratmışlar ve yerleştirmişlerdir"...Neden demiş? Çünkü istanbul'a hayran kalmış..Bu yüzden de, 1848 yılında siyasetten ayrılınca Türkiye'ye yerleşmeyi düşünmüş...Düşünmüş ama bu isteğini gerçekleştirememiş..Neyse..İstanbul'a dönelim...
Karadenizi ve Marmara denizini birleştiren şahane iki su geçidi...İstanbul boğazı ve Haliç'in parıltılı sularında tepelere doğru yükselen şehir ...Manzara gerçekten nefistir.
Eleştirileri ile ünlü Fransız eleştirmeni Jean Gautier gibi bir insan bile, İstanbul'un doğal güzelliği karşısında kendini aşarcasına şu ifadeyi kullanmak zorunda kalmıştır: "Yeryüzü ile Cennet arasında alçalıp yükselen ufuk çizgisi"
İstanbul, yalnızca parlak geçmişi ile değil;fakat bugünün canlılığı ve renkliliği ile de dopdolu bir şehirdir.Bu kısa tanıtımımı, ilkokulda öğrendiğim ama kimin tarafından yazılıp bestelendiğini bilmediğim bir okul şarkısın sözleriyle noktalamak istiyorum.
Yedi nazlı tepeye serpimişsin
Kainata göz kırpar eğlenirsin
Müstesna bir varlıksın mücheversin
her gönülde bir arzusun İstanbul
cdenizkent