Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
634
 

Hadi ölmekten korkmuyoruz!

Hadi ölmekten korkmuyoruz!
 

Su kamyonu önüme kırınca dondum kaldım, orta şeritten sağ şeride sinyalsiz geçen şoförün suratını görebilmek için kullandığım aracı kamyonla aynı hizaya getirdim, sürekli yola bakan adamın başını sola çevirmesi için kornaya uzun süre bastım...

Oralı bile olmadı...

Umursamaz bir yüz ifadesi takınıp yola devam etti...

&&&

İki sene önce yine İstanbul’dan can havli ile kaçmaya çalışırken, gişelere gelmeden sıkışan trafikte yavaşlamış, arkamdaki kamyon ne hikmetse duramamış, bagajı enseme getirmişti...

Söylene söylene, birazda ne yapacağımı bilmeden inmiştim arabadan, şoförün gözlerinin içine bakmıştım...

Ellerini iki yana açarak sanki onun olayla alakası yokuş gibi “ durmadı” demişti adam!

Laf dinlemeyip “durmayan” kamyona sinirlenmiştik beraber!

&&&

Çorlu’dan Edirne’ye giderken bomboş yolda devrilen domates yüklü Tır’ın sürücüsü, “geçmiş olsun, nasıl oldu” diye sorduğumda ne cevap vermişti;

İçim geçmiş!

&&&

Türkiye’de her yıl bir milyona yakın trafik kazası oluyor, on binlerce vatandaşımız hayatını kaybediyor, yaklaşık iki yüz bin kişi de yaralanıyormuş...

Suç, laf dinlemeyen araçlarda değil elbette...

Direksiyon başına geçince; bencilleşen, farklılaşan, insanlıktan uzaklaşan bizlerde...

Trafikte özümüze mi dönüyoruz yoksa içimizdeki canavar mı ortaya çıkıyor anlamış değilim!

Hadi ölmekten korkmuyoruz!

Ya sakat kalmaktan?

Sakat bırakmaktan?

Öldürmekten?

Başkalarına zarar vermekten?

Nasıl oluyor da sürat yaparken kendimizi kaybedip, iş dönüşü evine çocuklarına giden anne, babaların hayatına son verebiliyoruz?

Nasıl oluyor da karşıdan karşıya geçmeye çalışan her şeyden habersiz minik bir yavrunun hayatına kast ediyoruz?

Bizim her işimiz mi acele yahu?

Neden on dakika erken çıkmıyoruz da, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı okuyunca yıllar evvel kırmızı ışıkta beklerken,Uludağ Seyahat'e ait bir otobüsün bize arkadan vurarak karşı şeride fırlatmasını ve yaşadıklarımızı anımsadım:(( Benzer birkaç kazadan sonra hayatta kalabilmek adına araba kullanmaya son verdik! Ama şans bu ya trafikte öleceksek, kaçış yok elbet.. Selamlar.

Melek Koç 
 24.08.2010 21:46
Cevap :
Bazen tesadüfen yaşadığımız hissine kapılıyorum... Siz kazadan sonra araba kullanmaya tövbe etmişsiniz, otobüstekiler ne yaptı acaba?  25.08.2010 0:25
 

Resimdeki insanlara bakar mısın?asık suratlı,mutsuz insan yok gibi..Aliciğim; yazmak istediğim iki şey ülkemizde trafik ve iş güvenliği mevzuları..ama beceremiyorum,bir türlü atamadım tembelliği..selamlar

cinford 
 21.08.2010 12:28
Cevap :
En kısa zamanda tembellikten arınmanı diliyorum : ))  24.08.2010 0:34
 

havasindanmi suyundanmi bilinmez ulkede ist-antalya yolunu 5 saaten sonra varinca karnima agrilar girerdi. Sanki ucardim o tehlikeli yollarda. Burada da 55 milden yukari ciktimmi agrilar basliyor. Havasi ve suyu galiba!!! Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 17.08.2010 3:17
Cevap :
Kısaca, “Amerika’da denetimler çok sıkı” diyorsunuz yani...  17.08.2010 22:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1109
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster