Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
6134
 

Hagi’nin efsane on biri

Hagi’nin efsane on biri
 

Galatasaray taraftarına bir müjde gibiydi Hagi’nin transfer haberi. Simoviç, Kovaçeviç, Prekazi gibi yıldızların ardından, Galatasaray taraftarının sevgilisi olabilen yabancıların sayısı pek de fazla değildi. Kalli’nin ilk döneminde gelen, Falco ve Stumph’u saymazsak istikrarı yakalayan yabancılar dahi yoktu. Bir sezonluk performanslarıyla hatırlarımızda yer edinen, ama unutulmaz yıldızlar diyemeyeceğimiz, aralarında Sounders, Lyung, gibi isimlerin de olduğu sayısız yabancı sarı kırmızılı formayı giydi.

Hagi kariyerinde düşüşe geçtiği bir dönemde ülkemize gelse de, Galatasaray forması altında geçirdiği beş yılda, gençlik dönemlerinde dahi yakalayamadığı başarıları elde etti. Emeklilik günleri yaklaştığında ülkemize gelen yabancılardan çok farklı biri oldu George Hagi. Ne zaman adını duysam, yılların spikeri Ercan Taner’in onun gollerinden sonra haykırdığı biçimde, “Hagi, Hagi, Hagi...”demek geliyor içimden.

Teknik direktörlük macerası şimdilik pek de parlak gitmeyen George Hagi, kendisiyle yapılan bir röportajda, efsane on birini şu şekilde açıklamış.

Kalede Taffarel: “Claudio ile Galatasaray’da birlikte oynadık. Defans arkasında onun varlığını bildiğinde kendisini güvende hissederdi. Önünde oynayan oyuncuları organize ederdi. Bir Brezilyalı olarak ayaklarına da çok hakimdi.”

Sağ Bek Jorginho: “Harika çıkışları olan, fantastik goller de atabilen, taraftarların izlemekten hoşlandığı bir oyuncuydu. Çok da sağlam bir defans oyuncusuydu, 94 Dünya Kupası finalinde İtalya’ya karşı oynadığı oyunu unutmak mümkün değil.”

Stoper Franco Baresi: “Bu adam dünya futbolunun anıtlarından biri. Milan ve İtalya milli takımı, kadroyu onun etrafında kurardı. 89’daki Şampiyon Klüpler Kupası finalinde, Milan’a 4-0 yenildiğimiz maçta bunu daha iyi anladım. Oyunu geriden kurar, attığı inanılmaz paslarla oyunun kaderini değiştirirdi.”

Stoper Fernando Hierro: “Real’de birlikte oynadığım bir arkadaşım. Çok etkileyici, komple oyuncu olarak tabir edilen bir adamdı. Hava toplarında etkili, her iki ayağına da hakim, uzaktan mükemmel vuruşları olan, ve bir defans adamı olarak, gol atma becerileri gelişmiş bir futbolcuydu.”

Sol Bek Paulo Maldini: “İtalyan savunma geleneğinden gelen fantastik oyunculardan bir diğeri. Sahada asaletiyle kendini belli eden, ileri çıkışlarıyla atakları destekleyen, İtalya ve Milan için önemli maçlarda, önemli goller atan bir oyuncuydu. Bugünün defans oyuncuları için gerçek bir rol model olmaya devam ediyor.”

Sağ Kanat Luis Figo: “Barcelona’da birlikte oynadığım bir arkadaşım. İspanya’daki ilk yılında birlikte oynadık. Çok önemli bir karakter ve inanılmaz bir oyuncu. Topla istediği her şeyi yapabilen; asistleri, çapraz koşuları ve muhteşem golleriyle herkesin izlemekten hoşlandığı bir oyuncuydu.”

Defansif Orta Saha Pep Guardiola: “İşi rakip ataklarını kesmek ve top kapmak olan orta saha oyuncularının belki de en iyisiydi. O defansın önünde durduğunda, pas atmak neredeyse imkansızlaşırdı. Orta alandaki dengeyi koruyan bir futbolcuydu.”

Ofansif Orta Saha Diego Maradona: “Bu adam için söylenecek tek bir söz var: dahi. Onun topla yaptığı futbol değil, adeta sanattı. Onunla tanıştığımda 21 yaşındaydı, oynadığı futbolun seviyesini gördüğümde gözlerime inanamamıştım.”
Sol Kanat Zinedine Zidan: “En büyük pişmanlıklarımdan biri onunla değil de, hep ona karşı oynamış olmamdır. Sert, sahanın lideri, ve ancak top ayağındayken mutlu olan bir oyuncuydu. Takdir edilecek her şey onun oyununda mevcuttu.”

Forvet Marco Van Basten: “İmkansız görünen pozisyonları gole çevirmesiyle ünlü olan bir oyuncuydu. 88’de Sovyetler Birliğine attığı inanılmaz voleyi hatırlayın. Bir golcüde olması gereken tüm özelliklere sahip, yüksek tekniğiyle de ceza alanı içinde durdurulması imkansız olan bir oyuncuydu.”

Forvet Ruud Gullit: “İkinci bir Hollandalı’yı seçmem garipsenebilir; ama Gullit tam bir efsaneydi. Van Basten’den daha güçlü, ayağından topu almanın çok zor olduğu bir oyuncuydu. Farklı sitili ve gücüyle Van Basten’in mükkemmel partneriydi. Her teknk adamın rüyası, onlar gibi bir ikiliye sahip olmaktı.”

Teknik Direktör Johan Cruyff: “Futbol tarihinin en yaratıcı koçlarından biri. Onun görüşlerini ve yenilikçi yapısını her zaman sevdim. Ondan çok şey öğrendim, Barcelona’da birlikte çalıştığımız için çok mutluyum.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 990
Kayıt tarihi
: 10.10.08
 
 

1980 İstanbul doğumluyum. Boğaziçi Üniversitesi'nde felsefe ardından Yıldız Teknik Üniversitesi'nde ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster