Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '07

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1687
 

Hakan Şükür zaten bir rekordur...

Hakan Şükür zaten bir rekordur...
 

22 Nisan akşamı Ali Sami Yen’de oynanan Galatasaray-Çaykur Rizespor maçının bende bıraktığı iz ne Necati’nin jenerik golü ne de Galatasaray’ın maçı 0–1 geriden gelip 3-1’e taşıması oldu. Skor 3–1 iken Gerets’in 77’nci dakikada ki müdahalesi bir anlamda Türk futbol tarihinde ne zaman olacak diye beklenen değişimin adıydı. Ümit Karan dışarı Hakan Şükür içeri.

Hakan’ın yüzünde ki memnuniyetsizlik kimine göre yedekliği sevmemesi, kimine göre de yaşlandığını kabullenmemesinin yansımasıydı. Ama bence 36 yıllık yaşamının 20 yılını profesyonel olarak futbol sahalarında tüketen bir adamın hayatı kabullenişiydi bu.

Kariyeri ulaşılması çok zor başarılarla süslü olan Hakan’ın bu sezon aldığı eleştirilerin çoğunluğu ne taktik ile alakalıydı ne de teknik. Ondan istenen tek şey çok sevdiği futbolu bırakmasıydı. O ise ısrarla “gücüm yettiğince oynayacağım” dedi. Birde kırmak istediği rekorlar vardı. Galatasaray formasıyla en çok gol atan oyuncu olmak istiyordu Hakan. Neredeyse bu rekoru kırmaya da çok yaklaşmıştı. Sezon başından beri Galatasaray hücum oyuncularının sürekli arıza yapması Hakan için bulunmaz şanstı. Ama olmadı. Ne istediği golleri atabildi Hakan ne de takımına istediği katkıyı sağlayabildi.

Aslında 29 Temmuz 1971’de Adapazarı’nda doğan Hakan babasının futbol aşkıyla katıldığı bir kamptan zamanında dönememesi sebebiyle nüfus kâğıdına 1 Eylül 1971’de kavuşur. Basketbol ile başladığı spor yaşamı daha sonra Sakaryaspor alt yapısında futbola dönüşür ve o tarihten sonra önlenemez yükselişiyle beraber önce Bursaspor ve ardından da Galatasaray serüvenleriyle devam eder.

Sakaryaspor’da 10, Bursaspor’da 11 ve Galatasaray’da da 217 gol atan Hakan birçok spor eleştirmenine göre golcü değildi! O bir boş koşu uzmanı, o bir pivot santrafordu.

Torino’da, İnter’de, Parma’da ve Blackburn Rovers’da forma giydiği dönemlerde Türkiye’de ki insanlara bu takımları tutmalarını sağlayan Hakan sevgisi ne garip ki Hakan’ın kendisine duyulan sevgiden hep fazla olmuştu.

Kimi gün Torino’lu Şaban denildi kimi gün Boğazın Boğası. Hatta Galatasaray futbol takımının 1996–2000 yılları arasında ki parlak sürecinde onun için futbol içindeki F tipi örgütlenmenin sorumlusu bile denildi. F tipi yani Fettullah Gülen’ci anlayışı hiçbir zaman reddetmeyen Hakan yurt dışı transferlerine de icazet alarak gittiğini açıklayacak kadar Gülen’ciydi. Ancak Galatasaray’da ki kariyeri ve sportif başarıları tüm bu iddialara rağmen devam etti. Çünkü Türk futbolunda onun tarzında başka bir oyuncu yoktu ve halen de yok.

Ersun Yanal’la yaşadığı polemik ve ardından milli takımdan kesilmesi bugün bile tartışılan konuların başında geliyor. Ersun hoca bu tartışmaların sonucunda makamından olmuş, Hakan ise 36 yaşında Fatih Terim hocasıyla beraber yeniden milli takıma seçilerek olaya başka bir boyut katmıştır. Gerçekten Hakan Şükür tercihinden dolayı mı Ersun hocanın işine son verildi bilinmez ama bilinen bir iddia daha var ki o da Hakan Şükür oynadığı yıllar boyunca kiminle sorun yaşadıysa o kişi öyle ya da böyle takımdan uzaklaşır iddiasıdır.

Böylesine etkili olan bir oyuncu olarak Hakan Şükür yine de yıllardır attığı ve atamadığı golleriyle futbol gündeminden hiç düşmedi. Taa ki 22 Nisan akşamına kadar. Oyunun 77’nci dakikasında Ümit Karan ile yer değiştiren Hakan Şükür alkışlar içinde çimlerde dolaşırken belki de aklında “zaman ne kadar çabuk geçiyormuş” düşünceleri vardı. Oyunda kaldığı 13+3 dakika süresinde 3 topu ezip bir topuda bana göre hatalı bir deparla sırtına çarptırıp kaybeden Hakan Şükür’e inanın tribünleri dolduran 18.000 Galatasaray taraftarından bir “öfff” sesi bile duyulmadı. Hâlbuki maça ilk onbir de başlamış olan bir Hakan bu hataları yapsaydı eminim hem maç içinde hem de maçtan sonra medya da “yeter artık Hakan, bırak” serzenişleri sıkça duyulacaktı.

Demek ki Galatasaray taraftarları artık Hakan Şükür’ün yedekten oyuna girmesini istiyorlar. Son yarım saatte ya da ihtiyaç duyulduğunda oyuna alınacak bir Hakan Şükür hata yapsa da artık Galatasaray taraftarları bu hataları görmüyor. Çünkü o Galatasaray’a sayısız mutluluklar kazandıran Hakan, çünkü o hakkında ki bütün iddialara rağmen yeri hiçbir zaman doldurulamayacak olan bir dev. Tribünde ki sevenlerinin artık “Kral çıplak” diye bağırmaya başlamadan Gerets’in böyle bir değişiklik yapması kanımca hem Hakan Şükür’e hem de Galatasaray taraftarına yapılabilecek en iyi tavırdı. Aksini düşündüğümüzde içinde ki Galatasaray sevgisi asla tartışılmayacak olan Hakan’ın nasıl üzüleceği ortada.

Kırmaya uğraştığı gol rekorları Hakan’ın kendi isminin yanında bence biraz sönük kalıyor. Çünkü elinde bulundurduğu rekorlar zaten uzun seneler kırılacak cinsten şeyler değil. Hatırlamak için vikipedi’den kopyaladığım Hakan Şükür bilgilerine bir bakalım isterseniz.

Başarıları
Kulüp
UEFA Kupası
2000 Galatasaray
Türkiye Lig Şampiyonluğu
2005–2006 Galatasaray
1999–2000 Galatasaray
1998–1999 Galatasaray
1997–1998 Galatasaray
1996–1997 Galatasaray
1993–1994 Galatasaray
1992–1993 Galatasaray
Türkiye Federasyon Kupası
2004–2005 Galatasaray
1999–2000 Galatasaray
1998–1999 Galatasaray
1995–1996 Galatasaray
1992–1993 Galatasaray
Cumhurbaşkanlığı Kupası
1997 Galatasaray
1996 Galatasaray
1993 Galatasaray
İtalya Kupası
2003 Parma
Milli
2002 Dünya Kupası Üçüncülüğü
Bireysel
1999 Türkiye Ligi Gol Kralı (19 gol)
1998 Türkiye Ligi Gol Kralı (32 gol)
1997 FIFA Dünyanın En İyi Golcüsü Ödülü
1997 Bronz Ayakkabı Ödülü
1997 Türkiye Ligi Gol Kralı: 38 gol
Türkiye liglerinde en çok gol atan 2. oyuncu: 238 gol (1. Tanju Çolak: 240)
FIFA 1997 Dünyanın en iyi golcüsü
2 kez Dünya Karmasına çağrılan tek Türk futbolcusu
Milli takımda en çok gol atan futbolcu: 50 gol (38 defa Galatasaray'da, 7 defa İnter'de, 2 defa Torino'da, 2 defa Parma'da, 1 defa Blackburn Rovers'da)
Avrupa kupalarında en çok gol atan Türk futbolcusu: 37 gol
Yurt dışında en çok gol atan Türk futbolcusu: 11 gol (Torino 1 gol, İnter 5 gol, Parma 3 gol, Blackburn Rovers 2 gol)
UEFA Kupası'nda ilk Türk Gol Kralı: (1999-2000) 10 gol
Şampiyonlar Ligi'nde en çok gol atan Türk futbolcusu: 8 gol
Cumhurbaşkanlığı Kupası maçlarında en çok gol atan futbolcu: 5 gol
Avrupa'da en çok hat-trick yapan Türk futbolcusu: 2 defa
Şampiyonlar Liginde İtalyanlara deplasmanda gol atan ilk futbolcu 1998–99 Juventus 2–2
IFFHS (Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu) 2005 yılı Dünyanın faal en iyi 5. golcüsü (07.01.2006): 466 lig maçında 254 gol
Vejetaryen ilk Türk futbolcusu. Sırf sebzeyle beslenmeye, Torino'da oynadığı dönemde İtalyan yemeklerine alışamamasıyla başlamıştır.
IFFHS (Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu) Dünyanın gelmiş geçmiş en çok gol atan Türk futbolcusu (07.01.2006): 466 lig maçında 254 gol
Dünya Kupalarında atılan en erken gol: 9.saniye Türkiye 3–2 Güney Kore (29.06.2002) (2002 Dünya Kupası Üçüncülük Maçı)
Toplamda en çok milli olan Türk futbolcu: 154 defa (105 defa A Milli, 25 defa Ümit Milli, 13 defa A Genç Milli, 6 defa B Genç Milli, 5 defa Olimpik Milli)
Bir sezonda en çok maç yapan Türk futbolcu: 54 maçta 4697 dakika
Gümüş ve bronz ayakkabı kazanan Türk futbolcusu.

Tüm bunlar size ne demek istediğimi anlatıyor işte. Hakan o rekorları kırsa da kırmasa da bir Metin Oktay, bir Tanju Çolak kadar halkının ezberine geçmiş bir oyuncu artık. Tarih onu koca koca harflerle gelecek nesillere aktarırken varsın o iki rekoru da yazmasın. Bizler Hakan Şükür isminin başlı başına bir rekor ve bir fenomen olduğunu zaten biliyoruz.


Bir dönem “hayalim spor bakanlığı” da diyebilen Hakan’ın futbolu bıraktıktan sonra bunu başarıp başaramayacağını hep beraber göreceğiz.

Yine de Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığına doğru gittiği bir ülkede Hakan Şükür’ün spor bakanlığı yapmayı istemesi kimseyi ürkütmemeli diye düşünüyorum.


Sağlıcakla kalın…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Erkut Bey. Bu konuda Galatasaray çok şanslı. Nasıl ki bir Metin Oktay sonra da bir Tannju Çolak ve de Hakan Şükür gelmişse bende o golcülere saygı duyarım. İnşallah bundan sonra da böyle golcüler gelir ama, artık benim bundan böyle futbolla alakam kalmadı... Cumartesi günkü olaylardan sonra. Saygılarımla.

Ahmet Üstündağ 
 21.05.2007 14:31
Cevap :
Selamlar Ahmet bey.. Gerek spor yazarlığını yaptığım Birgün gazetesinde gerekse açık tribün yazarı olarak katkıda bulunmaya çalıştığım www.verkac.org sitesinde sizin gibi gerçek sporseverlerin zerzenişlerini elimden geldikçe duyurmaya çalışıyorum. Umut ediyorum en kısa süre içerisinde futbolun patronları akıllarını başlarına toplarlar ve bizleri yeniden sevdiğimiz futbolla barıştırırlar. Aksi taktirde maalesef tribün faşizmine yenik düşeceğiz. Uyarı ve katkılarınız benim için çok değerli, devamı dileğiyle. Sağlıcakla kalın.  21.05.2007 19:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 616
Kayıt tarihi
: 13.05.07
 
 

BirGün gazetesi spor yazarıyım. Aynı zamanda 96.6 frekansından yayın yapan Yön Radyo'da her Salı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster