- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Halk oylamasında sorulacak soru; Müslüman mısın, değil misin?

Aslında karşılaştırması bile ayıp ama fark belli olsun.
Hani hep Türkiye İran olur mu diye soruyoruz da bazı arkadaşlar olmaz, olamaz diyorlar ya işte gelin size bir örnek daha gittiğimiz yolu daha iyi görebilmemiz için. Belki bilirsiniz İran da şah rejimini yıkan hemen hemen toplumun bütün katmanlarıydı. Mollalar, komünistler, sosyalistler, liberaller, sosyal demokratlar. Şah yıkıldıktan sonra ise yönetimi hemen mollalar ellerine geçirmişlerdi. Yaptıkları ilk iş ise önce şah’ı beraber devirdikleri önce komünistleri, sonra sosyalistleri ve sırasıyla kendinden başka düşünen herkesi ya hapse attılar yada ülkeden kovdular, şanslı olanlar kaçabilecek fırsatı bulabildiler.
Ancak işin ilginç tarafı meşruluklarını kanıtlamak için yaptıkları anayasada. Kendi yaptıkları anayasayı halkoylamasına sundular ve kabul ettirdiler hem de büyük bir kabul oranıyla. O dönemde halk neyi onayladığını bilmiyordu. Sanırım yaptıkları oylamanın böyle bir rejim değişikliğine sebep olacağını pek tahmin etmemişlerdir. Cahil halka oylama öncesinde mollaların sordukları, ya da halka anlattıkları şuydu. Müslüman mısınız yoksa şahı mı istiyorsunuz? Halkının % 97 si Müslüman olan bir ülkede çıkacak olan sonuç tabiî ki bellidir. Bu gün merak ediyorum bu molla rejimi acaba halkoylaması yapsa %20 oy alabilir mi? Neyse konumuza dönelim.
Malum AKP iktidara geldiğinden beri sürekli bir halkoylaması arayışında. Hani neredeyse acaba ne bulurum da hak oylaması yaptırırım gibi bir durum var. Anayasayı değiştireceğim halkoylaması yaptıracağım, cumhurbaşkanını halka seçtirelim mi diye hak oylamasına gideceğim. Son günlerde parti kapatmalarına ilişkin değişikliği de halkoylamasına sunacağım diyor. Peki AKP bunu neden yapıyor? Daha demokratik ya da halka dayalı bir siyaset anlayışından dolayı mı? Hiç zannetmiyorum. Çünkü en basit ve temel demokratikleşme ölçütü olan halk iradesinin meclise yansımasına ilişkin en ufak bir açılımı görevde bulunduğu 6 sene içinde yapmadı. Hali hazırda siyasi partiler kanunu ve seçim kanunu çok anti demokratik hükümler içeriyor. Siyasi partilerde lider sultası ve delege oyunlarının oynanmasının bir numaralı sebebi bu kanunlar. Milletvekili seçimlerinde ve belediye başkanı seçimlerinde halkın en ufak bir etkisi olmuyor bu nedenle. Dolayısıyla halk iradesinin meclise yansıması bence biraz sakat ya da anti demokratik usullerle oluyor diyebiliriz. Yüksek seçim barajı ve dar bölgeyi görmezden gelen seçim sistemimiz ve de son seçimlerden önce bağımsız adaylara karşı yapılan engelleme taktikleri AKP’nin demokratikleşme konusundaki samimiyetinin bir ölçütü olabilir. AKP’yi demokrasi havarisi olarak gören arkadaşlara bu gerçekleri de göz önüne almalarını tavsiye ederim. Sorumuza dönersek, AKP bunu neden yapıyor? Bu halkoylaması neyin oylaması olacak? Sorulacak soru ne olursa olsun halkın yanına gidildiğinde sorulacak soru bellidir; ‘’Süleyman emmi Müslüman mısın değil misin diye soruyorlar’ diyecekler. ‘Hatice teyze müslümansan beyaza değilsen maviye basacaksın’ diyecekler. Ya da ‘Ahmet emmi Tayyip mi olsun Baykal mı olsun?’ diyecekler. İşte sayın Tayyip Erdoğanın bu günlerde iktidar olmasına rağmen Baykal üzerinden politika yapmasının sebebi budur. Baykal’ın toplumdaki antipatisinden yararlanmak yani. Biraz bel altından vurmak oluyor ama varsın olsun. İşte Anadoluya ya da varoşlara gidildiğinde yapılacak propaganda bunun propagandası olacak. Ancak çıkacak sonuç İran’daki gibi mi olur, dönüşümde İran’daki gibimi olur bunu zaman gösterecek. Tabi İranla aramızda çok büyük bir fark var bunu da asla gözden kaçırmıyalım. M. Kemal Atatürk
Resim: http://img117.imageshack.us/img117/8715/tayyipdn0zx6.jpg
Not: İran devrimi ve anayasa oylaması için : http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=46252 Sevgili zadig umarım kızmazsın.