- Kategori
- Güncel
Halklar isyanı sevdi!

Bir ortak amacı paylaşan ve ortak şuurda buluşan insanlar bir araya toplanmaya başladığı anda kitlesel hareketlerle ve heyecanlarıyla dağları bile devirecek güce gelebiliyorlar.
“Arap baharı” ile başlayan halk ayaklanmaları dünyayı tepe taklak yapmaya devam ediyor. Tunus’ta başlayan hareket Mısır, Yemen, Cezayir, Ürdün derken Libya’da da son noktayı koydu. Libya diktatörünün ölümü de halkın elinden oldu. Ancak tv lerde gösterilen görüntüler içler acısı bir şekilde harekete destek verenleri bile üzdü.
Diktatörün kanlar içindeki halini kimimiz içi götürmeyerek, kimimiz Allahın sopası yok diyerek, kimimiz de hiç oralı olmayarak seyrediyoruz. Sonuçta bir insana yapılan bunca aşağılamalar ve tekmelerle yerlerde sürüklenmesiyle bir cinnet hali gibiydi bana göre.
Nasıl bir cinnet halidir bu toplumdaki. Nasıl bir gaza gelmektir. Her ne kadar diktatörü hiç sevmesek de ve de bu tür bir sistemi hiç benimsemesek de karşılarındaki de bir insandır ve ölümün de bir yakışanı vardır diye düşünüyorum.
Bir kıvılcım yetiyor koskoca halk kitlelerini ayağa kaldırmak için.
17 Eylül’de ABD’de başlayan ve büyüyerek devam eden ‘’Wall Street protestosu’’ hareketi, ilk başta küçük çaplı bir halk hareketiyken, çok kısa sürede öğrencilerin ve işçi sendikalarının da katılımıyla çok büyük bir noktaya ulaştı.
Şu anda sadece New York’ta değil, ABD’nin başka eyaletlerinde de benzer eylemler ortaya çıkıyor. Eylemciler, “Krizin sebebi kapitalizm” ve “Açgözlülüğe son” sloganları atıp eylemlerinden vazgeçmiyorlar.
Aç gözlü kapitalist sistemin kucağında büyüyen ve semirip şişmanlayan Amerikan halkı, artık biraz da olsa tepki vermeyi ve başkaldırmayı öğrendi. Kapitalizm, önce ABD’de sonra Avrupa’ya da sıçrayarak tarihinin en büyük krizlerinden birini geçiriyor.
Bu noktaya gelinmesinde muhakkak ki finansal krizin etkisi büyük oldu; ancak özellikle Wall Street protestolarını başlatan öncelikli mesele, bir türlü çare bulunamayan işsizlik meselesi imiş Amerika’da.
Borç krizinin yaşandığı ülkelerde halk yoksullaştıkça, sermaye sahibi ülkeler ve onların büyük tekelleri zenginleşiyor. Halk her şeyin farkına varmaya başladı ve kafa tutuyor. Ve galiba kapitalizm can çekişiyor dünyada.
Fakat bu protesto eylemlerini de halk sevdi. Dünyanın diğer ülkelerinde de benzer ayaklanmalar, beğenmediği sistemi düzeltme çabaları, seslerini yükseltmeler artık çokça gözüküyor. 82 ülkedeki 951 şehirde bu tür protesto gösterilerinde mesaj aynı. “Ekonomik kriz, işsizlik ve sosyal eşitsizliği durdurun”.
Eylemin Türkiye ayağı ise geçen hafta İstanbul’da Taksim’deki Gezi Parkında yapıldı. Ama sadece 50 kişiyle. Facebook’tan yaklaşık 750 kişinin katılacağını bildirdiği eylem sadece 50 kişiyle yapıldı.
Bizim bu konuya tepkimiz bu kadar! Arada da olsa yine Taksim’de bazı aktivistler boyunlarına "Ne Koç ne Sabancı bu sene şampiyon Türk vatandaşı", "2011 vergi şampiyonu Türk vatandaşı" yazılı dövizler asıp vergileri, ötv zammını eleştirerek birkaç kişiyle eylemlerini yapıyorlar.
Yarın da yani 23 Ekim’de “Üniversiteliler buluşuyor” adıyla şeahitlerimiz için birlik ve beraberliği göstermek adına bir yürüyüş düzenleniyor. Yine facebook aracılığıyla üç milyon kişiye ulaşmış bu duyuru. Herkes kendi ilinde belirlenen yerde toplanacak ve sadece Türk bayraklarıyla şehitlerini anarak birlik ve beraberlik olgusunu yayacak. Bakalım, sadece sözlerde mi kalacak bunca üzüntü ve heyecan.
Şükran Demirtaş