​ Hangi sebep / Şiir / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '17

 
Kategori
Şiir
 

Hangi sebep

Hangi sebep
 

Erhan TÜRKAY


Bıktım, yoruldum artık koşa koşa
Her gördüğüm kişiden sora, sora
Karda, kışta, dağda, bayırda da olsa
Yürüyeyim gece, gündüz demeden
Hangi yol ki, kavuştursun seni bana…
 
Hangi of çekiş var ki, bir alev düşürmesin bağrıma
Yakmasın, kavurmasın, tepeden tırnağa bedenimi
Hangi yağmur, hangi su var ki
Serinletip, ferahlatsın tenimi
Hangi iç çekiş söndürebilir yürekteki alevi…
 
Hangi saat, hangi dakika var ki
Bir an olsun hatırlamayayım seni
Hangi el, hangi kol var ki yumuşacık sarsın bedenimi
Hangi göz var ki kaybolayım için de
Hangi kadeh var ki unutturabilsin seni…
 
Hangi cadde, hangi sokak var ki
Kaybetsin, saklasın içinde beni
Hangi akşam, hangi gece var ki
Ağlatmasın şu yorgun gözlerimi
Hangi şarkı, hangi türkü var ki hatırlatmasın seni…
 
Hangi yatılan uyku vardır ki,
Rüyalarıma getirmesin seni
Hangi yaşanılan an var ki,
Hayalde canlandırmasın seni
Hangi hayal var ki bitirsin hasretini…
 
Hangi ayrılık var ki, bin sefer öldürmesin beni
Hangi katil var ki, ellerine teslim edeyim kendimi
Hangi bar, hangi meyhane var ki
Körkütük sarhoş edebilsin beni
Hangi içki var ki, unutturabilsin seni…
 
Gökteki hangi ay var ki
Hatırlatmasın kar beyaz tenini
Hangi yıldız, hangi gezegen var ki
Anımsatmasın pırıl, pırıl gözlerini
Hangi gece var ki, saklayabilsin hayalini…
 
Hangi aşk, hangi sevgi var ki
Çilesiz, ızdırapsız mutlu bitmeli
Hangi neden, hangi sebep var ki
Şu çaresizliği silip bitirebilmeli
Hangi sevda var ki, sonsuzluğa erişmeli…
 
Hangi kent, hangi şehir var ki
İçinde arayım da bulayım seni
Hangi deniz, hangi karlı dağ var ki
Söndürebilsin içimde yanan ateşi
Hangi rüzgar vaki, körüklemesin bu alevi…
 
Hangi kalem, hangi kağıt var ki
Bir kez olsun yazmasın sana
Hangi düşünce, hangi fikir vardır ki
Dolaşıp takılmasın aklım da
Hangi çılgın mucit var ki, bir çare bulsun ayrılığa…
 
Hangi doktor, hangi hekim var ki
Bir teşhis koysun bu hastalığa
Hangi ilaç, hangi melhem var ki
Dur diyebilsin zonklayan sancılarıma
Hangi derman var ki, dayanabilsin bu acıya…
 
Hangi kalabalık toplum var ki
İçinde gözlerim aramasın seni
Hangi ses, hangi uğultu var ki
Yankılanmasın, kulaklarım da çınlamasın
Hangi güzel var ki, seni hatırlatmasın…
 
Hangi yel, hangi rüzgar vardır ki
Önüne katıp ta savurmasın beni
Hangi deniz, hangi derya var ki
İçine alıpta boğmasın beni
Hangi çare var ki, bağlamasın bileklerimi…
 
Hangi kelime, hangi söz vardır ki
Boğazımda düğümlenip kalmasın
Hangi anı, hangi hatıra var ki
Aklıma takılıp beynimi tırmalamasın
Hangi sensiz anım var ki, seni hatırlatmasın…
 
Hangi engel, hangi set var ki
Durdurabilsin, sana gelen ayaklarımı
Hangi rüzgar savurabilir bedenimi,
Hangi güneş sensiz yakabilir tenimi,
Hangi su söndürebilir, yüreğimde yanan ateşi
Hangi of çekiş, hangi iç çekiliş,
Bir an dindirebilir hasretini,
Hangi lokman, hangi hekim bulabilir ki çaremi,
Bir yol göster tanrım ona kavuşacak,
Ya da al çek artık, yanına bu bedenimi…
 
Erhan TÜRKAY
 
Toplam blog
: 18
: 559
Kayıt tarihi
: 05.04.17
 
 

Bir yürek dolusu şiir ve bir tutam hikaye. Okumasını bilene... ..