- Kategori
- Gündelik Yaşam
Hani içinizden hiçbir şey yapmak gelmez ya...

Hani “canım sıkılıyor” “içimden hiç bir şey yapmak gelmiyor” “içim daralıyor” dediğimiz anlar vardır ya işte o anlarda benim kullandığım bir liste var. Bu listedeki şeylerden bir yada birkaçını yaptığımda gerçekten çok rahatlıyorum. Gerçi burada yazacaklarım doğal olarak İstanbul odaklı, lütfen kusuruma bakmayın. Sizlerde diğer şehirlerimizde neler yapılabileceğini yazabilirsiniz.
İşte benim listem;(aşağıdaki liste öncelik sırasına göre değildir, rasgele yazılmıştır)
Piknik – Tabiki mangal vb. de güzel olur ama sadece bir sandviç ve bir içecek ile deniz manzaralı bir yerde atıştırmak, yada Belgrad Ormanı gibi bir yerde basit yiyeceklerle vakit geçirmeyi kastediyorum.
Arka Sokakları Gezmek – Özellikle Beyoğlu ve Kadıköy’ün arka sokaklarında yıllardır dolaşıp hep yeni yerler keşfetmişimdir. Değişik pasajlar, dükkanlar vb. Side böyle bir keşfi Güneşli, İkitelli taraflarında outletler keşfederek yapabilirsiniz.
Kitap okumak – Şöyle sakin bir parka gidip yada hava güzelse balkonda sıcak çay eşliğinde kitap okumak. Aynı şekilde kitapevlerini gezip orada tek tek kitapları incelemek.
Masaj – Duruma göre verandevuya göre olduğu için her istediğinizde olamayabiliyor. Ama gerçekten fiziksel olarakta kendimi iyi hissetmiyorsam masaj oldukça rahatlatıcı bir çözüm. Özellikle berbere (çok saçım olmasada gidiyorum) traştan çok kafa masajı için gidiyorum.
Deniz kenarı – Bebek, Sarıyer yada Yeşilköyde bir sahil turu çok rahatlatıcı.
Festival, Fuar – Varsa ilginç festival yada ilgimi çeken bir fuar onlara göz atar giderim.
Eski filmleri seyretme – Çok sevdiğim filmleri tekrar seyrederek çok rahatlıyorum.
Alışveriş Merkezi – Aslında rahatlamaktan çok beni germesine rağmen bazen yeni alışveriş merkezlerinde turlamak yada mağazaları gezmek iyi geliyor.
Gökyüzünü seyretmek – Uzun süredir yapamamakla beraber gece sırtüstü yatıp yıldızları seyrederek hayalleredalmak çok rahatlatıcıdır. Hele birde çıplak ayakla biraz yürürüseniz ne elektriğiniz kalır nede stresiniz.
Karda yada suda oynamak – Dışarıda kar varsa mutlaka yürüyüş yapıp, belki biraz yerlerde yuvarlanıp, kardan adam yapmaya uğraşmak ve hata arabayı bile temizlemek çok rahatlatıcı olabiliyor. Deniz kenarında isem gözlükle suyun altını inceleyerek suda turlar atmayı çok severim.
Müze – Tüyap’a arabayı bırakıp Pera müzesine, oradan çıkıpo Kazım Taşkent ve Vedat Nedim tör müzelerine giridkten sonra Garanti’nin galerisine uğramk en sevdiğim ve fırat buldukça yaptığım turun tarifidir. Sabancı Müzesi ve İstanbul Modern’e de mutlaka uğramak gerekiyor fakat aynı günde olmuyor. Bienal zamanı harita alıp tüm mekanları keşfetmekte çok güzel.
Kızımla oynamak – Son altı aydır sarıldığmda bana her şey iunutturan kızım ile oynamak en büyük keyfim. Günün bütün stres vesıkıntısı onun pamuk gibi yanaklarına kondurduğum öpücükle yok olup gidiyor.
Tiyatro – Sinema – Çok nadir olarak sıkıldığımda sinemaya gitmişimdir. Tiyatro zaen çat kapı gidilebilecek bir yer değil. Ama özellikle gezerken sinema afişlerine bakıp biraz daha rahatlayabileceğim bir film olup olmadığını hep kontrol ederim.
Şiir okumak – İsim vermeyeceğim bir çok şairin şiirlerini tekrar tekrar okuyarak ve her defasında farklı duygular ile donanarak rahatladığım çok olmuştur.
Çikolata – Gerçekten içim sıkıldığında ve yukarıdakilerin hiç birini yapmak istemeyip evde kös kös oturduğum zamanlarda mutlaka bir yerlerden çikolata bulup TV’nin karşısına geçip ne oynadığına aldırmaksızın ve hatta bilmeksizin boş gözlerle bakmak beni rahatlatır.