- Kategori
- Deneme
Hani sorarlar insana...

Ayırımlar var yollarda, bitmeyen ayırımlar ve ayrılıklar, her ayrılık ardından bir yeni yol daha, her yeni bir yolda bir ayrım daha... Bitmeyen bütünleşme duaları bir arada kalma çabaları ve bir parça mutluluk hepi topu istediğimiz. Her bitişte bir parça daha azalıyor ruhumuz ve yeni doğmuş bebeklerden başlayarak hala çocuk olanlara kadar umut dolu gözlere hasretle baka kalışımız.
Derin bir nefes alıyorum içime işliyor sigranın dumanı, hiç gitmesin kalsın istiyorum ama o da bir ayırım peşinde, o da kendi oksijenine kavuşma derdinde.İnsan bazen denizi özlüyor gözünün önünde olsa bile, huzur içinde bir çay içmek, dostlarla iki lafın belini kırmak, bazen eskilerden bahsetmek ve eski sevdalar mevzubahis olunca gözlerini nemlendirmek. Bitmek bilmeyen ama nasıl geçtiğini de anlamadığımız bu yolculukta, biraz soluk almak insana iyi geliyor. Yoruluyoruz, azalıyoruz yavaş yavaş ve kendimize ait kendiliğimizin parçalarını zaman geçtikçe kıyıya köşeye bırakıyoruz. Umutsuz sevdalar, hayaller, arkadaşlıklar, geçmiş zaman eklerinden oluşan bir dolu anı, hepsi yeni bir biz oluyor ve hepsi bir parça eski bizden parçalar götürüyor. Hayat, hayat işte... Bazen acı bir kahvenin dibi kadar, bazen köpüğünde ki lezzet kadar garip ve olası planların dışında devam ediyor. "Hani sorarlar insana beş yıl sonra nerede olacaksın?" diye, cevaplarsın kendince, cevaplar verirsin ve akıp gidince zaman bakarsın, sana yukarıdan gülümseyinin çizdiği kader sana neler getirmiş diye...