- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Hantal bakanlıklar ve değişmeyen zihniyet...

Batan gemi ....
Ülkemizin 50 yıllık bir yönetim zaafiyeti geçirdiğini anlamayan kaldı mı acaba ?..
Seçimler yapılır...Zenginler seçilir...Yoksul aydınların seçildiğine pek rastlanılmaz...
Zengin aday ,koltuğu kapınca, harcadıklarının acısını çıkarmaya başlar...
Ye Memedağa yee...
Bir de tabela bakanlıklarımız vardır...
Halkın çoğu bakanın adını bilmez; o bakanlıktaki bazı memurlar dahi bakanının adını bilmez.
Ama bütçeye getirdikleri mali yükü , karşılığı olan heba edilen altınları develer sırtında taşıyamazsınız.
Memurlarının ,amirlerinin çoğu ,-dostlar alışverişte görsündür.-
İnternette sörf yaparlar, chatla uğraşırlar...Gören memleket için çalışıyor sanır...Chat değil ;sanki Cihattır yaptıkları...
Bunlar yüzünden,devlet hantallaşmıştır...Çevikliğini yitirmiştir.
Hep aynı emir-komuta taktikleri ve değişmeyen son...
İç ve dış mihrakların saldısı karşısında acemice içine düştüğümüz tuzaklar ve acı kayıplar bunun tanığıdır.
...........
ÖSYM trilyonlarca parayı banka mevduatında, faizde tutuyor...Bu paraları memleket evladı için harcama kapasitesi yok.
Bir tarafta katrilyonlar paslı kasalarda;bir tarafta yoksulluk ve acı...Siyasi rantiyyecilik...Duygu sümürüsü..
Şehit aileleri ve gaziler yoksul...Bir kısmı belediyelerin yardımlarıyla ayakta kalabiliyor.
Yine referandum yapılır...Yine zengin ve aynı siyasi aşiret tipleri sahnededir.
Yine zenginin malı züğürdün çenesini yorar...Fukaranın yutkunmaktan hep bir yeri şişer...
Bu kısır döngü böylece sürüp gitmeli mi ?..Hep birileri çare bulsun diyerek oturalım mı ?..
Elbette hayır...
İşte benden bir öneri :
Ülkede atıl durumda olan en az beş bakanlık kapatılmalı...
Bu bakanlıkların neler olduğunu araştıran anlar...
İçindeki asalaklar ve -korumalı tam salaklar- eğitim kamplarına alınmalı...
Devletin bankalarda bekleyen paralarını yatırıma yöneltecek ve işsizlere isdihdam sağlayacak yeni bir bakanlık kurulmalı.
Adına : Fak-Kuk-Fon gibi incitici değil ;insanı onore eden isimler konulmalı.
Bu bakanlık,şehidin ve gazinin incinen onurunu koruyan yüce bir kurum olmalı ve üniversite bitirmiş,işsizlikten depresyona girmiş ;pırıl pırıl vatan evladının zekasını ve yeteneklerini değerlendirecek kurumlar açmalı.
Varlık içinde yokluk çeken güzelim ülkemin, AB , Davos,Kıbrıs ,ABD gibi yerlerde süründürülen onuru kurtarılmalı...
Böylece ,kamera karşısında ağlama becerisi gelişmiş artistlerin duygu sömürülerine son verilmeli...
Yoksa ....
Aşağıdaki binlerce acı öyküler, bu ülkede yazılmaya devam eder...
............
& Terör saldırısı sonucu sağ bacağından yaralanan ve platinle yaşamaya mahkum olan Engin Yaşar, askerlik sonrası ‘Gazilik’ ünvanı alamadı.
Pek çok firmada şoförlük yaparak ekmeğini
Orman Bölge Müdürlüğü'nün geçici işçi alımı için açtığı sınava katılan E .Y, geçmesi gereken koşu sınavında sonuncu olduğu için, işe girme imkanını kaçırdı.
Konak Belediye Başkanı, duruma üzüldü ve gaziye iş vereceğini vaadetti.
.................
& Elif Satık, çocuğunu anasınıfına kaydettirirken ödeyemediği 20 liraya karşılık, okulun halılarını yıkamayı kabul etti.
Evinin damında halı yıkarken düşüp felç oldu.
Bir yıldır yatalak.
Anne tedavisinin yapılması için Milli Eğitim Bakanlığı'ndan tazminat istiyor...
Bakanlık, anneye mahkeme yolunu gösterdi.
Mahkeme çok para ister...
Yoksulluk diz boyu...
O, şimdi Çermikte yatalak hasta...
******
& Çavuş Serdar Yeşilyurt,Vanda şehit olmuştu...
Belediye ,yoksul ailesine yardım etti...
Gece yarısı mağaza açtırarak giysi yardımı yapıldı...
Yardım,gazetelerden ilan edildi.
Şehit ailesi yoksuldu;ancak gururluydu...
Şehidine yanarken, gururları incindi; rencide oldular...
Yardımlar,siyasete alet edildi...
Reklamlarda kullanıldılar...
Şehit Çavuş ,askere gitmek için ,bahçelerde ırgatlık yapıp para biriktirmişti.
Şehidin annesi ve babası, engelli kızları Selma (24) ile Seval (17) ve oğulları Soner (15) ile birlikte yoksulluk içinde yaşıyor.
4 metrekarelik oda mutfak olarak, 6 metrekarelik oda ise hem oturma, hem yatak odası olarak kullanılıyor.
Harabe halindeki evin girişine dev Türk Bayrağı asıldı.
60 yaşındaki Ümmet Yeşilyurt, bir narenciye bahçesinde bekçilik yapıyor.
Bahçedeki ağaçları sulaması karşılığında kerpiç evde oturuyor ve ayda yaklaşık 60 lira para alıyor.
Engelli kızı Selma için de devlet 3 ayda bir 580 lira maaş veriyor.
Bu para da kızının giyimi ve yiyeceğine ancak yetiyor.
Oğlunun kendileri için hep bir ev hayal ettiğini belirten baba, “Oğlumun bu hayalini gerçekleştirmek için devletimizden sadece bir ev istiyorum’’ dedi. -Radikal-
.............
*** Ülkede olup bitenlere karşı duyarsız kalıp,çözüm yollarını hep başkalarından bekleyen kör,sağır ve topal zihniyetlilerin çoğaldığı ülkeler,sadece haritaları belli olan ;ama gerçek sahibi belli olmayan - Üç Maymunlar Cehennemine -döner. İşte orada, sadece Zebaniler mutludur.
............................................................................