Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '15

 
Kategori
Siyaset
 

Hayal kırıklığı

Hayal kırıklığı
 

Hayal kırıklığı


16.9.2015 akşamı eski başbakan Tayyip Erdoğan, TRT 1'deki “Cumhurbaşkanı Özel Yayın” adlı programa, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise CNN Türk’teki “Tarafsız Bölge” programına katıldı. Erdoğan’ın izlenme oranı 3.43 olurken CHP liderinin izlenme oranı 4.06 ile 5.54 arasında değişmiş.

Kendimizi kandırmayalım…

Kılıçdaroğlu’nun reyting almasını bazıları Erdoğan’ın dolayısı ile AKP’nin düşüşüne bağlayabilirler.

Ben öyle düşünmüyorum…

Kılıçdaroğlu’nun fazla izlenmesi onun diğer aynı çizgideki partilerle birleşerek güç birliği yapıp yapmayacağı merakındandı.

Ne yazık ki beklenen sözler söylenmedi.

Vatan Partisinin, güç birliği isteğine karşı partimizde milletvekilliği için müracaat olmazsa (!) onlardan da istek gelirse değerlendiririz gibi sözler söylediğinde güldüm.

Nasıl gülmeyeyim ki?

CHP de Milletvekili olmak için müracaat olmazsaymış!

Her seçim zamanı partiye hiç uğramayan, kapısını bilmeyen yüzlerce kişi sırf vekil olmak için kapıları aşındırmıyormuş gibi… 

Bu bir kibarca atlatmaca, aldatmacaydı.

Kılıçdaroğlu’nun ve ekibinin kendi istediklerinden maada kimseye yeşil ışık yakmayacağı belliydi ve bunu bildiğim için cevabı tahmin etmiştim.

Parti içinde bazıları HDP ile birleşmeyi tercih ederler. Tıpkı Murat Özçelik gibi.

Benim derdim elbette o parti bu parti değil.

CHP’nin şu durumda iktidar olması hayal olsa bile en azından 200 vekil çıkartması, halka güven vermesi ve ileriye dönük iktidar kapısını aralaması, AKP’yi hezimete uğratmasıdır.

Gelin görün ki bir türlü olmuyor.

Çünkü CHP’nin iktidar olma gibi bir niyeti yok anlaşılıyor…

Bu da AKP ye yarıyor.

                                                           ***

CHP, PM Tüzüğü gereği 26. dönem milletvekilleri adaylarını belirlemek üzere 17 Eylül'de CHP genel merkezinde 22.30'da başlayan MYK toplantısının sonucunu adeta nefeslerimizi tutarak bekledik.

Belki halkın çok sevdiği beş on ismi en azından listeye alırlar diye umutla bekledik.

Beş saat süren ve sabah 3.30 da biten toplantının sonucunda basına yansıyan listeleri görünce anladık ki CHP de değişen bir şey yok.

Bırakın partiye faydası olacak beş on popüler ismi,  Umut Oran gibi isimleri bile sildiler.

İsimleri ile çok tepki çeken iki genel başkan yardımcısından Murat Özçelik aday gösterilmemiş ama 9. Sırada olan Bekaroğlu Özçelik’in sırasına 7.liğe kaydırılmış.

Ulusal güvenliğimiz tehlikedeyken bu nasıl yapılabilir?

Murat Özçelik’in listeye alınmamasının hiçbir önemi yok bence.

Adam halen Parti Meclisinde ve seçim sonunda genel başkan onu mutlaka önemli bir görevle yine ödüllendirir.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan listeyi YSK'ya teslim ederken açıklama yapmış.  "Yeni listelerimizi oluştururken örgüt tabanının iradesini koruma, 7 Haziran'daki listeleri koruma kararı aldık ”demiş.

Allah aşkına hangi örgüt, hangi taban? 

%85 i Genel Merkezin belirlediği bir sır değil…

7 Haziranda ön seçimle seçilen milletvekillerinin tekrar listelerde olmalarına haydi eyvallah diyelim. Çünkü bazıları gerçekten bileklerinin güçleri ile seçilirlerken bazılarının kesenin ağzını açarak aracılarla vekil olduklarını da unutmuyoruz.

Kadro hiç değişmemiş ve yine tanımadığımız kişiler listelere girmiş.

Oysa bu partinin yıllarca emek vermiş ilçe başkanları, il başkanları var.

Onlar neredeler?

Partimizde yakinen tanıdığımız akademisyenler neredeler?

Listelere baktığımızda yeni bir tek Atatürkçü isim göremedik.

CHP’nin Yüzde 18’e varan kararsız seçmene ulaşması gerekirken halkın ve örgütün tasvip etmediği eski vekillerin yerlerini muhafaza ettiklerini ve kendi illerinden aday gösterileceklerine İstanbul, İzmir gibi partinin oy alabileceği kentlerden aday gösterilmelerinin devam etmesi CHP’ye getiri olarak dönecek mi merak etmekteyim.

Ayrıca oylar AKP’ye gitmesin diye 4 seçimdir örgütü ve halkı böyle bir kadro ile oy vermeye zorlamak Kılıçdaroğlu’nun Ekmeleddin hesabı “tıpış tıpış “ gidip oy vermeye zorlamaya kimsenin hakkı yoktur.

                                                                                ***

AKP erirken CHP’nin ufku açılmıştır ama maalesef CHP bunu değerlendireceği yerde inatla yanlış kararlarda ısrar etmektedir.

Partinin içinde HDP sempatizanları, Atatürk düşmanları ve cemaatçiler olduğu müddetçe CHP’nin seçim alması üzülerek söylüyorum ki çok ama çok zordur.

Kılıçdaroğlu’nungenel başkan seçildiği22 Mayıs 2010 tarihinden sonra girdiği bir referandum, bir yerel seçim, bir cumhurbaşkanlığı ve iki genel seçimi olmak üzere beş seçimde de başarılı olamadı.

CHP gerek örgüt ve gerekse halk üzerinde hep hayal kırıklığı yaşattı.

O zaman genel başkanın oturup düşünmesi gerekir.

Nerede yanlış yaptım, yapıyorum diyerek.

5-6 Eylül 2014 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen CHP 18. Olağanüstü Kurultayı'nda, kendisine rakip olan Yalova milletvekili Muharrem İnce güzel bir konuşma yapmıştı.

İnce, nasıl bir CHP düşündüğünü dile getirerek; "Ben yola çıkarken büyük isimlerle çıkmadım. Bana büyük isimler değil, bana büyük davaya inanmış isimler lazım. Nasıl bir Türkiye istiyorsak, önce öyle bir CHP yapacağız.

Artık bu partide genel başkanın ne zaman istifa edeceği tartışmayacak, tüzükte yazacak. Tüzük diyecek ki 'Genel Başkan olduktan sonra ilk 2 seçimde partiyi birinci yapamazsan gidersin.'

Umarım CHP’ye öyle bir genel başkan gelir…

CHP Türkiye’nin en köklü ve cumhuriyeti kuran partisidir.

Mutlaka iktidar olmalı ve Türkiye’yi bu karanlıklardan ilk genel başkanı gibi kurtarmalı aydınlıklara çıkartmalıdır.

Halk hazır, yeter ki bunu isteyen bir genel başkanı olsun…

 
Toplam blog
: 375
: 801
Kayıt tarihi
: 30.04.08
 
 

İstanbul Kadıköy doğumluyum. Herhangi bir menfaat grubuna bağlanmadan, açık fikirli, dürüst, önya..