- Kategori
- Öykü
Hayat bugün bana ne demek istedi-14/ yola devam!
Otobüs durağında bekliyordum bu sabah, her zamanki gibi dokuza beş kala duraktaydım ve 12 dakikalık bekleyişim üç dakika önce bitmişti. Belediye oyobüsü hala görünürde yoktu ve durakta bekleyen herkesin sabrı taşmaya başlıyordu artık. Ben de sıkıntıdan, durakta bekleyen yaşlıların otobüsün gecikmesi hakkındaki yorumlarına kulak kabartıyor ve "45 dakika daha bekleseler otobüse beleş binecekler, öyleyse niye acele ediyorlar ki" diye düşünüyordum, ve ardından kendimi cevaplıyordum "Yolun sonuna fazla kalmadığı için olsa gerek!". Yolun sonu yaklaştıkça acelemiz de artıyordu, sanki daha hızlı gidersek daha fazla yaşayacakmışız gibi! Oysa hızımız arttıkça manzaranın tadını çıkarmamız zorlaşacaktır.
Evet, belediye otobüsü henüz gelmemişti ve gelecek gibi de görünmüyordu, ama uzaktan yeşil halk otobüsünün önceki durağa yanaştığını görebiliyordum ve iki dakika içinde de burada olacağını biliyordum. Bu iki dakika da ben, "Binsem mi binmesem mi?" diye düşünürken hemen geçecekti. Ve emin olduğum bir başka şey de, ben halk otobüsüne binince belediye otobüsünün de peşi sıra gelecek olduğuydu. Her zaman böyle olmuştu çünkü, sen bir aracı beklerken başkası gelir ona binersin ve ardından beklediğin gelir; böylece beklemediğin araca bindiğin için hemen okulun önünde inmek varken, on dakika daha fazla yürürsün okula varmak için! Ne ikilem ama...(!)
İki dakika sonra otobüs tam önümde durdu, otomatik kapılar açıldı, ama duraktaki diğer üç kişi binmeye yeltenmedi; anlaşılan belediye otobüsünü beklemeye devam edeceklerdi, ama ben daha fazla bekleyemezdim; yakalamam gereken bir yaşam vardı ve benden beş dakika önde gidiyordu bugün ve yetişmem gereken bir iş! Üzgünüm Godot seni daha fazla bekleyemeyeceğim, belki yarın!
Otobüse bindim, şoför "Pasolar!" derken, otomatik kapı da ardımdan gürültüyle kapandı. Ama hayat henüz bana paso vermemişti!
Evet, belediye otobüsü henüz gelmemişti ve gelecek gibi de görünmüyordu, ama uzaktan yeşil halk otobüsünün önceki durağa yanaştığını görebiliyordum ve iki dakika içinde de burada olacağını biliyordum. Bu iki dakika da ben, "Binsem mi binmesem mi?" diye düşünürken hemen geçecekti. Ve emin olduğum bir başka şey de, ben halk otobüsüne binince belediye otobüsünün de peşi sıra gelecek olduğuydu. Her zaman böyle olmuştu çünkü, sen bir aracı beklerken başkası gelir ona binersin ve ardından beklediğin gelir; böylece beklemediğin araca bindiğin için hemen okulun önünde inmek varken, on dakika daha fazla yürürsün okula varmak için! Ne ikilem ama...(!)
İki dakika sonra otobüs tam önümde durdu, otomatik kapılar açıldı, ama duraktaki diğer üç kişi binmeye yeltenmedi; anlaşılan belediye otobüsünü beklemeye devam edeceklerdi, ama ben daha fazla bekleyemezdim; yakalamam gereken bir yaşam vardı ve benden beş dakika önde gidiyordu bugün ve yetişmem gereken bir iş! Üzgünüm Godot seni daha fazla bekleyemeyeceğim, belki yarın!
Otobüse bindim, şoför "Pasolar!" derken, otomatik kapı da ardımdan gürültüyle kapandı. Ama hayat henüz bana paso vermemişti!