​ Hayat kayıyor avuçlarımızdan... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Aralık '07

 
Kategori
Güncel
 

Hayat kayıyor avuçlarımızdan...

Hayat kayıyor avuçlarımızdan...
 

Farkında olmadan kayıyor avuçlarımızdan Hayat...

Paranın satın alamadığı tek şey zaman oysa...

Hayatlarımız hep telaşla geçiyor.

Bebek iken; büyüme, dünyaya alışma, konuşmayı, yürümeyi öğrenmekle geçiyor.

Gençlik;okul, eğitim, master, iş bulma, dershaneler, kurslar, kariyer telaşı ile geçiyor.

30 lu yaşlar, çok çalışıp iyi yaşamak, mal mülk sahibi olmaya çabalamak, aile kurmak ve çocuk doğurmak telaşı ile geçiyor.

40’lı yaşlar çocuk büyütmek, çocuğa iyi bir gelecek aramak telaşıyla geçiyor.

Varılabilirse 50’li yaşlar hayatın son çeyreği , yalancı bahar...

Kavgaların, yılgınlıkların, bıkkınlıkların, hatta boşanmaların , aldatmaların olduğu yıllar...

Eğer birlikte olmak, boşanmamak başarılabiliyorsa çocukların evlendirildiği, yuvalarının kurulduğu, dede, nine olunduğu çağlar...

60 lar yolun sonu...

Kısacası hep telaşla geçiyor güzelim hayat.Telaşlardan yaşamaya fırsat kalmıyor

Hayat pistinde koşuyor insanlar, tıpkı yarış atları gibi dört nala...

Sanki sonu hiç gelmeyecek gibi yaşıyoruz hayatı, bir solukta, nefessiz...

Oysa yaşa bakmaz oldu ölümler.''Daha gençsin, önünde uzun yıllar var''sözü gerçekleri yansıtmıyor artık.

Her yaştan insanı; kadını, erkeği, çoluğu çocuğu alıp götürüyor buralardan, bilmedikleri, uzak çok uzak diyarlara...

Kimsenin gözünün yaşına bakmıyor ölüm...

Acıması, gözyaşı, değerleri, duyguları, dostluğu yok ölümün...

Kimseyi kayırmıyor, kimse amcasının oğlu değil, kimseye torpili yok Azrail'in....

Sırası geleni alıp götürüyor.

Madem bir kerelik bir şans hayat, madem bir tadımlık, madem dönüşü olmayan bir yol ve ne zaman öleceğini bilmiyor insan, o halde neden bu kadar telaş, koşuşturmaca, acı, gözyaşı, savaş, kıskançlık...

Neden yarışa çıkmış atlar gibi koşuşturuyor insan?

Ne için, kimin için kavgalar, telaşlar?

Ölümlerden ders almalı, kavgaları, kıskançlıkları, bitmez tükenmez hırsları bir kenara bırakmalı...


Yavaş, sakin, huzurlu, sindire sindire içmeli hayat kahvesini...

Çünkü hayat bir tadımlık aromalı kahve...

 
Toplam blog
: 147
: 1030
Kayıt tarihi
: 01.07.07
 
 

14/02/1973 İstanbul doğumluyum.İstanbul Üniversitesi Turizm İşletme mezunuyum.İngiltere ye gittiğim ..