Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
608
 

Hayata dair... Aşk gibi ...

Aşk gibi…

Yürektedir aşkın anahtarı…

Yıldızların Ay’dan çok daha küçük görünmesi, gerçekten küçük olduklarından değil, ışıklarını çok daha uzaklardan ulaştırdıklarındandır… Yani o küçük pırıltının ardında öyle güçlü bir aydınlık vardır ki, o devasa enerjinin ilhamıdır çoğu kez yüreklerimize  yansıyan… İşte onlar, eğer ışıklarını taa uzaklardan bile ulaştırabiliyorlarsa gözlerimize, bu onların ışık yaymaktaki devamlılığındandır… Ve ışığın, hiç vazgeçmeden dosdoğru vericiden alıcıya ulaşmasıdır aşka örnek… Hatta bazen kendileri sönse bile ışıkları yüzyıllarca parlamaya devam eder; gecelerin ilhamı, yakamozların arkadaşı olurlar… Aşk gibi…

 ****                ****                   ****                      ****

Grubumuz…

Yürektedir yürüyeceğimiz tüm yolların anahtarı…

Kalpten kalbe giden yol… Ya da enerji alışverişi… Hani elektrik almak denir ya…

Kurduğumuz bütün arkadaşlıklar aslında bizi tanımlar. Tencere kapak misali... Yüreğimize, fikirlerimize, hayata bakış açımıza uyanlardır arkadaş olarak seçtiklerimiz. Ve tabi kalplerimizin ısındığı… Çok güzel bir söz de vardır hatta : " Kardeş mecburi arkadaş, arkadaş seçilmiş kardeştir ..." Ve dolayısıyla seçtiğimiz kardeşlerimizle de grubumuzu belirleriz.

İnsanları üç gruba ayırırlar denir: " Birinci grup; başarıya odaklanmış, yılmayan, sonuç alan insanlar...
- İkinci grup; başarı ümidiyle hamle yapan ancak bir süre sonra ümitsizliğe kapılıp yılgınlığa düşenler...
- Üçüncü grup; mağlubiyeti peşinen kabul edip, başarının tamamen şans ta olduğunu düşünen karamsarlık ve mazeret girdabında olanlar."

 İmam-ı Gazali hazretleri de insanlar üç gruptur der.
" Birinci grup, gıda gibidir; herkese her zaman lazımdır.
- İkinci grup, ilaç gibidir; bazı insanlara bazen lazım olur.
- Üçüncü grup, hastalık gibidir; herkes ondan kaçar... "          

 ****            ****                    ****                          ****

Adam gibi…

Yürektedir toplumun anahtarı…

Adam gibi insan… Adam gibi toplum…

Yaşadığı toplumun sırtına binmeden, sorumluluklarının bilincinde ve onların faturasını başkalarına kesmeden yaşayan ve kalplerde yer edebilen insanlar ve onlardan oluşan toplumlar… Yani “ budur “ diyebileceğimiz…

Bir de vardır ya hani, herkesin karşısına ayrı bir suratla çıkanlar… Böylelerinin sloganı da şu olsa gerek: “ herkese söyleyecek bir sözüm vardır. Lakin bakarım kimden nasıl bir menfaatim var diye…”  Bu tür insanlar da her toplum için bir talihsizliktir aslında…

Toplumlar da tıpkı insanlar gibi…

İnsanlar “ insan” olarak yükselip adam oldukça toplumlar da adam oluyor, adam gibi toplum oluyor.

Adam gibi konuşan, adam gibi hareket eden, birbirine saygılı ve dürüst, adam gibi davranmayı amaç edinmiş; öğrenen ve öğrenmeyi bilen, çalışkan, daima ileriye bakan adam gibi toplumlar oluyorlar.

Yani “medeniyet” dediğimiz şeyi yaşıyorlar.

Şu halde, adam gibi adam olanlar ezici çoğunlukta olmadıkça, toplumların da gerçek bir adam kimliği kazanması da biraz zaman alacak demektir… İnsan olmanın onuru adam olmanın erdemiyle birleşmedikçe, adam gibi toplum olma sadece heveslerde arzularda kalır…

****                       ****                  ****                   ****

 Heves etmek…

 Yürektedir hayatın anahtarı…

Hayata dair tüm güzellikleri o hayatın gerçeği yapmak için gönülden istemek ve yapabilmek gerek…

Nice yaşanası güzel hayaller sadece hayallerde heveslerde kalmıyor mu ? Kalmamalı… Hayal ve heves, başlangıç için itici bir kuvvet olmalı ancak, sonrası hayatın gerçeği olamıyorsa, sadece bir ham hayal olarak kalır, heves olarak kalır…

Salomon bir gün aniden ölür. Karısı feryat edip ağlamaya başlar:

- Ah vre Salomon, sen ne bilgili, ne çalışkan adamdın… Çok şeyi bilirdin.. İngilizce bilirdin, Fransızca bilirdin, Almanca bilirdin…

Aile dostları Mişon, yanına yaklaşır usulca:

- Yook vre, Salomon bu dediklerinin hiç birini bilmezdi, neden böyle söylüyorsun?

Kadın, ağlayarak söylenmeye devam eder:

- Bilmez idi ama, heves eder idii, heves eder idii…

Evet, gönülden istemek ve yapabilmek gerek…

Sadece heves etmek, hayal etmek yetmiyor…

Hayata emek vermek gerek, yaşanılası bir hayat adına…

 Erol Güldiken…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 53
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1359
Kayıt tarihi
: 31.10.08
 
 

Bestekar ve Yazar'ım. Sanat, kişisel gelişim ve hayata dair; elimin erdiği, dilimin döndüğü ve ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster