- Kategori
- Deneme
Kendi halinde hareket
Köşe başlarında yorulup yerlere devrilen
durmadan umut ederek, kendini yarına hazırlayan
hayalperestler
bir bir kendilerini imha ediyorlar
oldukları yerlere devrilerek
masanın başında
en gösterişli ama doyurucu olmayan yemekleri bekleyen
parmaklarını şıklattığında tepsisi gelen
kahkahasına herkesin katıldığı
sayısız fa....si ve sayısız ip....i olan ihtiyar adam
daha çabuk sarhoş olup
yatakta da sorunlar yaşamaya başladığından beri
kendini mutsuz hissediyor
duvarında duran tabloyla övünen
kütüphaneleriyle yükselen
evinin penceresinden
başkasına ait toprakları görmeyen adam
kendini mutlu edemeden
sessizce gitti
ardında büyük bir boşluk bırakarak
ışıltılı ve gösterişli hayatların
her yanda olup
ulaşılmaz olmasını sağlayan bekçilerin kaldığı kulübe
yağmur yağdığında su sızdırmaya başladı
evlerinin büyüklüğü ve mühitiyle trende kendine yer kapanlar
bakıp da olmaktan korktuğu
ama fotoğraflamayı sevdiği
başkaları gibi
kendine yeni bir sanat dairesi aldı
her geçen an daha da yükselen
kimsenin nereye doğru adımlar attığını kestiremediği
yukarıdan bakarsan gri
aşağıdan bakarsan yeşil olarak görünen yerler
başka bir renge
başka bir şekilde bürünmeye çalışılıyor
bazı insanların sadece çalışmak ve mutsuz olmak için yaratıldığını
elbette ki hizmet için bulunduğunu
itiraf edemeyip
kendine yeni sosyal kurumlar yaratanlar
gittikçe kendilerini tanımamaya başlıyorlar
bir yerde bir kurgucu
güzel işler çıkarıyor
eşitlik ve adaletin savunucuları
kendinle aynı adla bakanlıklarınla
ceplerinden çıkardıkları kadarıyla iyilik yapmaya devam ediyor
çamurlu suların içinden geçmeyen
başka şeylerden daha çok ayakkabılarının çamuru için kaygılanan
istediğinde iyi istediğinde kötü olan
kafanda değişik bir ses yaratmayı başaran
ve her türlü durumda, gideren
bu rutinleri yavaşca kaybetmeye devam ediyor
istediğinde yollarda olan
istediğinde bir yatakta
istediğinde kendini yakan
istediğinde
başkasını yakan hayatlar
bir dansözün göbeğinde dönmeye devam ederken
içinden edemediğin küfürlere ağıt yakmaktan bıkmış
onca beden, ruhunla savaşa giriyor
çığlıklarıyla sarsılmış, istekleriyle başa çıkamaz hale gelmişler
kendilerini oya oya
bulundukları alanı başka bir renge
gözlerinin değdiği şeyin
başka bir şeye denk gelmesi için
kendine daha da acılar enjekte edenler
ne bir krala ne de bir ejderhaya ihtiyaç duymayarak
yollarında devam ediyorlar
ayaklarının altı kanaya kanaya
omuzlarındaki ağırlığı büyüte büyüte
şüphe duymadan ve ne olacağını bile bile
yaşamaya lanetlenmişler
başka bir şehrin lacivert renginde
gözleriyle beraber kırmızıya boyayacaklar
tüm olup biten şeyi
gelmeyecek olan güzel günleri
tadına bakılmayacak gösterişli yemekleri
bulunamayacak aşkı
dokunulamayacak elleri,
sıcak yatağı…
bir nehir kıyısından yürümeye devam edecekler
ağaçların onlara izin verdiği kadar
her adımda
değişmeyip devam eden yok olmayı
son nefesi aldıklarına kadar taşıyacaklar
bir gün istediği rengi görme arzusu yok olduğunda
acın dayanılmaz hale gelirken
bir şey olacak
ve hep de ihtiyacın vardı
bir şeyin olmasına
ki bir şeye ihtiyacım var
basit bir şeye…