- Kategori
- Gündelik Yaşam
Hayata tutunmak (Hindistan cevizi ağacı)
Emekli olduktan sonra artık iş seçmek ya da başka bir ifade ile sevdiğim bir işte çalışmak istedim. Olmadı tabi, bir kere emekli olduğunuz eski mesleğiniz hep arkanızdan geliyor, başvurduğunuz işyeri sahibinin beklentisi sizin mesleğinizle ve itibarınızla ilgili...
İşyeri sahiplerinin sizin yaşınızla ilgili düşüncelerinin farkına vardığınızda gerçekten üzülmeye başlıyorsunuz, adeta ileri yaşlarında hala çalışkanlığı verimliliği bitmemiş üretmek yararlı olmak amacını taşıyanların çalışmak istekleri kavram kargaşasında kaybolup gitmektedir.
Amacınız kendinize göre çok açıktır; “hayata tutunmak”
İlginç bir yan daha var ki, geçmişte yaşadığınız başarılar, sahip olduğunuz belge ve referanslara rağmen işe yeriş sahibinin sizi denemeye tabi tutmasıdır. Saygı duyuyorsunuz elbette, bir uzman olarak uygulamayı doğru bulduğumu da söylemeliyim. Ancak konu alacağınız ücrete gelince ilk başlarda gösterilen hassasiyetlerin gösterilmediğini görünce başvurduğunuza bin pişman oluyorsunuz…
…
Bu konuyu bir konferansımda anlatırken aklıma yıllar önce okuduğum bir test gelmişti onu paylaşmıştım.
“Hint Denizinde bulunan adalarda insanların yaşlanıp yaşlanmadığını öğrenmek için “yaşlılık testine” tabi tutuyorlarmış.
İnsanların gerçekten yaşlanıp yaşlanmadığını öğrenmek amacıyla yapılan “Yaşlılık testi” için, kişiyi Hindistancevizi ağacının en tepesine çıkardıktan sonra hep birlikte hindistancevizi ağacını sallamaya başlıyorlarmış.
Eğer yaşlı şahıs ağacın sarsılması sırasında ağaçtan düşerse onun ciddi şekilde yaşlandığını düşünüyorlarmış, düşmezse hala genç ve işe yarar olduğuna karar veriyorlarmış…”
…
Şimdi belirli bir yaştan sonra “hayata tutunmayı” amaçlayan insanların bugün dahi buna benzer böyle bir uygulamaya tabi tutulması acı geliyor insana. İnsanların “son kullanma tarihinin tespiti” gibi…
Düşündüğünüz zaman hayatınızın hemen her aşamasında “hindistancevizi ağaçlarının” var olduğunu görüyorsunuz.
Öğrenimlerine yakın geleceklerini belirleyecek seçimleri yaparak devam etmek isteyen öğrencilerimizin “hindistancevizi ağacı” sınavlarıdır. Yükselmek belirli makam sahibi olmak isteyenlerin ise “hindistancevizi ağacı ” tezkiyeleridir. Ancak son yıllarda hindistancevizleri yandaşlık ve particilikle bütünleştiğinden “hindistancevizleri ağaçları” giderek kokuşmaktadır.
Örneğin gazeteciler için haber değerini taşıyan bir olayı gündeme taşıyan yazarın ya da gazetecinin “hindistancevizi ağacı” gerçek haberdir, savaşlar generallerin konserler sanatçıların “hindistancevizi ağaçlarıdır.” Siyasetçilerin hindistancevizi ağaçlarının henüz ekilmediğini söylesem hak verir misiniz bilmem ama doğruluk dürüstlük ve namus kavramlarındaki “ hindistancevizi ağacında” tutunmaları mümkün değildir, eminim.
Şurası bir gerçek ki bizim ülkemizde yaşlıların ve genç dul kadınların “hayata tutunma” hakları son derece kısıtlı ve zor olup önlerine konulan “hindistancevizi ağaçları” normalden çok yüksektir…
Her şeye rağmen yaşama tutunmak hepimizin hakkıdır, önemli olan hayat boyunca “Hindistancevizi ağacı” testine tabi tutulmadan insanca yaşama hakkımızı olduğunu bilenleri seçmektir…
Bir Pazar sohbeti yazısının sonunda her zaman olduğu gibi yürekten sevgi ve saygılar efendim.
İyi pazarlar…
Erdoğan ÖZGENÇ