Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

18 Kasım '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Hayatı yalana çevirmek

Hayatı yalana çevirmek
 

Önce çocukluğumuzda yaşarız yalanı. İsteriz kocaman sevgileri, oysa verilmememiştir çoğu zaman. Sevgilerimiz ya bir kreşte, ya bakıcıda yada yaşlı bir büyüğümüzün kollarında kalmıştır. Hayat orada kalmıştır. Ve yalana dönmüştür anne baba sevgisi yüreğimizde. Hep bir yanımızın çocuk kalışı bundandır.

İsyanlara yazılı bir hayattır sürüp giden, genç olunan tüm zamanlarda, yaşanmak istenen doyumsuz bir tendir çoğu zaman, yasaklanmış bir ten, bir dokunuş yasak. İsyan eder genç kız incecik bir zar parçasına, oğlan hoyrattır isyanında. Çoğu zaman yolda düşleri yarım kalan bir yaşanmamış gençlik kalır düşlerimizde.

Orta yaş gelir selamsız kelamsız vurur kapımızı girer içeri teklifsiz. Yaşanmayan bir hayat evlenip barklanır çoğumuz evlilik hayatın en büyük yalanıdır oysa çoğumuzda, kendimize söylemeye korktuğumuz. Kadın sevmiştir adamı, bir ömür yaşanır sanır aşkı. Şimdi başka bir adamın kollarında kaç kadın akşamın yalanını düşlemektedir kimbilir. Kocasına ve çocuklarına dokunmadan bir hayatı kaç kadın yaşar bilirmisiniz? Artık ağır bir yüktür kadının yüreğinde evlilik, omuzlarında bir ömür boyu taşıdığı.

Adam iş toplantısındadır bir otel odasında sevdiği kadınla. Kızı babasına hasret, oğlu hasret, kadın hüzünler içinde bekler kimbilir kaçıncı akşamdır... koca bir hayatı bir yalan olarak bekler aysız gecelerde. Yalan gece yarısı karısına sarılan bi huzursuzluktur sessizce kabullenilen, bir yalanı bitirmek olasıdır oysa. Yalana dönen çocukluk , gençlik ve ortayaş bitirilemez, kendileri gelir geçer bizden azade yaşarlar yalana dönüşerek, bize rağmen. Evlilik bitirilebilir bir yalandır oysa ellerimizde.

Sonra paralar kazanılmıştır orta yaşlarda çokça, istenmeyen işleri yapamanın bedeli olarak. Sevgisiz bir hayattır ellerimizdeki tomarla paraların bedeli, bindiğimiz otomobil, yaşadığımız ev kocaman bir yalana rehin tutulan hayat gibidir. Ruhumuza ihanetimizdir. Hayatı uzun bir yalana boğarız oysa biz ne çok yaşamak istemişizdir, çocukça ve delicesine. Sevgilinin yüreğinde kelebek narinliğinde bir sabahı özlemişizdir. İş güç sorumlululuklar hayatı yalana boğmuştur.

Sevgiye aşka dair yaşadığımız çoğu zaman bir gecelik hikayelerdir, hayatın kirlenmişliğinde.

Sevgiliyle bir sabah kahvaltısında, gözlerinde kaybolmadan yaşanan aşk aşk değildir. Mutluluk içinde gülümsemesi olmayan sevgili sevgili değilidir.

Sevgiliden aldığı sevgiyi tüm insanlara yansıtamayan adam aşık değilidir. Sevdiğine kırılamayan kadın sevememiştir asla aşkla.

Kaç kahvaltıyı özlediniz, ne kadar çok gülümsediniz, ne kadar kolay incindiniz en son. sevgisiz yada yalandan sevmek intiharı olmalı insan yüreğinin.

Ete, metaya çevirdiğimiz bir hayatın sonunda başlar hayatın en çok muhasebesinin tutulduğu yaşlılık zamanları. ne çabuk gelmiştir oysa beklenmedik zamanda. Herkesin ne çok yapamadığı vardır.artık çok geçtir kimileri için yaşamaya hayatı. Şimdiki aklım olsaydı diye başlar tüm tümceler.yaşanmamış bir hayat özlemdir geriye dönüp bakılan. kocaman bir yalana isyandır, cennette yaşam düşü. Evrenin sonsuzluğunda kendimizi son bir kez kandırırız cennet düşleriyle. Yaşatamadığımız tüm cennet zamanlara inat, hepimiz yüreğimizde hakederiz cenneti. Oysa doyasıya yaşanmayan bir hayatın adıdır cehennem. Cenneti yaşamak ise yalana direnmektir. Yalana kaçmadan bir hayatı yaşayabilmek.

Hangi zamanı yaşarsanız yaşayın, son bir kez bakın kaç yalan kaldı hayatta yaşamadığınız. Hayatlarınızı yalanlardan kurtarın son bir kez. Kendinize yalan söylemeden yaşayın son demlerinizi.

Yüreğinizdeki yaşam bir yalana kurban gitmesin, cennet düşü yüreklerimizde çünkü.

 
Toplam blog
: 144
: 2687
Kayıt tarihi
: 01.07.06
 
 

Ziraat mühendisi ve iktisatçıyım. yatırım danışmanlığı ve kişisel gelişim konularında  Simurg Con..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara