- Kategori
- Deneme
Hayatımızdaki Büyük Hatalar
Yaşantısında hatasız insan olmadığını düşünüyorum. Küçük hatalar adı üstünde küçüktür, zamanla telafi edilir hatta unutulur ve kaybolur anılarda...
Konumuz büyük hatalar......
Bazen o denli büyük hatalar yapılır ki, onarılması mümkün değildir ve ölünceye kadar sırtta bir kanbur gibi, ceza olarak çekilir öldükten sonra bile o hatası ile anılır...
Hatalar çok zaman birilerinin kandırışıyla oluşur.
Kanmayacaksın, inanmayacaksın...
Vaktiyle biz de kandık, gençtik, inandık:
Eşim sevinç ve heyecanla geldi eve. Yolda okul arkadaşı ile karşılaşmış, konuşmuşlar şurdan-burdan. konuşma ekonomik durumlara gelmiş
Bizim durum malum, ikimiz de çalışıyoruz. Arkadaşının eşi ev hanımıymış, kendisi yurt dışı patenti ile ülkemizde üretilen ünlü bir oto lastiği firmasının hisse senetlerinden aldığını, yatırdığı meblağın % 75 ini her sene kar payı olarak tahsil ettiğini, buna bağlı olarak ekonomik rahatlık içinde olduğundan bahsetmiş.
"Biz de daha iyi durumlarda olabiliriz, bak ev almayı da düşünüyoruz" diyerek beni de ikna etti.
O tarihlerde sermaye artışı amacı ile halka arz edilen hisse senetleri furyası vardı. Emlak işi kazandırır düşüncesi ile elimize geçen broşürü incelemeye başladık. Düğün borcumuzu yeni bitirmiştik, Yardım sandığımızdan aldığımız, 18 ayda geri ödemeli büyükçe bir meblâğı ilk iki apel karşılığı firmaya gönderdik. Son iki apeli de ödeyince o şirketin ortağı olacaktık.
Son iki apeli de ödeyince Ankara merkezli o şirketin hukukî olarak ortağı olduk.
Her sene faaliyet raporlarını gönderiyorlar, şurda şu arazileri aldık, burda falan...
TBMM nin 450 adet lojman villalarının yapıldığı geniş arazinin alındığı bilgisini paylaştılar. Hatta orada (üst ödemeli) bir dükkan teklif ettiler...
Ankara Gölbaşında binlerce dönüm arazi ortağı olduğumuz şirketin. Ne hikmetse, 45 yılı geçti ama 45 kuruş kar payı göndermediler...
Hayatımızın birinci hatasıydı...
Yine aynı tarihlerde Artvin Murgul bakır işletmeleri firması Etibank'ın garantörlüğünde sermaye artışı proğramında halka arz ettiği hisse senetllerinden aldık. Murgul'da çalışan iş makinaları görselde broşürde, Etibank garantisi...Güven veriyordu...
Dört apeli yani dört taksiti zorluklar içinde ödedik, hatta son iki apeli ödeyemeyeceğimizi beyan ettik de icra yoluyla alacakları cevabı geldi. Mecburen ödedik...
Aynı hikaye, faaliyet raporları, kar-zarar eşit, biz ortaklara teşekkür ve iyi dilek temennileri...
Ondan da 5 kuruş nasiplenemedik. Son yazı, el yazısı ile yazılmış, posta pulu paralarının bile kalmadığını ifade eden...
Bu da ailemizin ikinci büyük hatası idi...
Geri dönüşü mümkün değil ama şayet böyle bir hata yapmasaydık, şu anda üzerine apartman yapılmış iki arsa sahibiydik, keşke demek boşuna.
Bu olay bize ders oldu, sonraki yıllarda hisse senedi mi aman, aman......
1972-1973 yıllarıydı...
Eşimin samimi bir arkadaşı elindeki iki arabadan birini satmak istemiş ve eşime teklif etmiş...Büyük taksitler karşılığı chevrolet impala artık bizimdi.
Muntazam ödemelerle yarı bedelini ödedik arabanın. Arkadaşın durumu bozulmuş, kalan yarıyı bir defada isteyince işin rengi değişti. Ruhsat da borç bitince alınıp-verileceklti.
Araba 01 Adana plakalı. Son bir şart sürüldü önümüze, kalan bedel taksitleri yenge hanım (yani ben) imzalayacakmışım. Sonra satın aldığı kişi için İzmir'e, o kişiyle birlikte Adana'ya gidilip ruhsatı alınacakmış.
Hemen cevap vermedik, İkilemlerdeydik ki, arabayı bize satan eşimin arkadaşı sır gibi saklamış ama o, bir katilmiş.
Ben, eşimi bir katille birlikte İzmir yollarına gönderecek değildim herhalde.
"Bu iş burada biter" dedim ve arabayı teslim ettik. Arabanın yarı parası da böylece gitti gitti...
Sonraları öğrendik ki, araba çalıntıymış, İzmirde parçalanmış, ve yok olmuş.
Katil kişi, dolandırıcılıktan hapiste yatarken vefat etmiş...Günahlarıyla...
Bu da ailemizin üçüncü ve son büyük hatası oldu...
Ama iyi akıllandık eşim de ben de....
Her şeyin güzel olacağı hatasız geleceklere,
Selam ve sevgilerle,
Yurdagül Alkan.