​ Hayde!... Kelepir vatan var, batan geminin malları bunlar!... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '09

 
Kategori
Siyaset
 

Hayde!... Kelepir vatan var, batan geminin malları bunlar!...

Hayde!... Kelepir vatan var, batan geminin malları bunlar!...
 

Milliyet.com.tr


Efendim, “Özelleştirme İdaresi Başkanı (ÖİB) Metin Kilci, önümüzdeki dönemde BOTAŞ, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK), Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) gibi kamu varlıklarının özelleştirilebileceğini bildirdi.” diye bir haber okudum az önce, Milliyet İnternette…

Sahi ya, bunlar kalmıştı değil mi elimizde… Kriz ortamı işte, bir geçsin, elde avuçta kalanlar da satılacakmış, nihayetinde!

Yok!... Diyecek bir sözüm artık hakikaten de yok… Koyun sürüsü gibiydik, kurban edilmeyi kabullenme aşamasına geldik, yazık…

Bir milletin her şeyi bu kadar içine sindirebilmesini anlamakta inanın zorlanıyorum!

……

Çalışmayan, gelir getirmeyen kuruluşları satıyoruz, kamburlardan kurtuluyoruz gibi bir savunmayı yeterli bulanlar olabilir, bunlar çocuklar olabilir mesela, beyinleri yıkanmışlar da keza, hani aşkın gözü kördür misali, ancak kimse kusura bakmasın, böyle çocuk kandırmaca yöntemlerine kanamayacak kadar aklı başındayım!

Bir işletme neden kar yapamaz, ya da kar yapsa da neden zarar gösterilir, çok şükür, hepsinin gayet iyi bilincindeyim.

Kamu bankasında da çalıştım, özel şirket tarafında olup Kamusal işletmelerle de iş ilişkileri içinde bulundum.

Bürokrasinin, bürokratların elleri altındaki her işletmenin başına neler geldiğini de bilirim!

Çok da detay verme niyetlisi elbette ki değilim, çalışılan yerlerle ilgili bilgilerin iş alanı dışında kullanılmalarının etik olmadığını düşünürüm.

Bürokrasi ve bürokratlar hep bir kambur olarak bu işletmelerin sırtındadırlar, atanan genel müdür iş alanı yeterliliğine bakılmaksızın göreve getirilmiştir, üst düzey yetkililer yeni gelen genel müdür ile değişip, yeni müdür yeni şefleri, yeni şefler yeni memurları yerleştirir.

Normal bir işletme gibi çalışması mümkün de değildir, bir hatanın ucu bir bakanı götürebileceğinden, hasıraltı da edilebilir.

İnisiyatif de kullanamaz buralarda kişiler, göbek bağı vardır bürokratlarla bir şekilde ve korkular iş kapasitesinin hep önündedir maalesef, silsile halinde verilecek hesapları mutlaka vardır!

İki dakikalık iş de bu nedenle uzar gider…

Yurt içi ya da yurt dışı pazarlama da yapamazlar, elleri kolları bağlanmıştır teamüller, silsilelerle, ki ihalelere işletme yönetimi olarak girmeleri de pek mümkün değildir!

Bu işletmeler kendi başlarına kambur değildir aslında, sırtlarındaki kambur bürokratlardır!

……

Şimdi aklıma gelen bir soru var, gerçekten de yanıtını bilmiyorum: Hani şu meşhur kömür yardımları var ya, tahminen Türkiye Kömür İşletmelerinden temin edilmiştir, AK Parti adına kesilmiş bir faturaları mevcut mudur?

…….

Bir işletmenin ihracat yaparak nasıl kar edebileceğini bilirim, özelleştirmeden nasıl hantallığından sıyrılacağını da, naçizane, mesleğim gereği ihracat tarafını ben bilirim, mesleği gereği finansmanını, mesleği gereği muhasebesini, mühendislik hizmetlerini bilen nice insan varken, yağ var, şeker, un var ama nasıl helva yapılamaz, işte burada hinlik ararım!

…….

Hinlik ile hainlik arasındaki çizgi kaç santimdi ki?

…….

Gülgün Karaoğlu

Ocak,06/09

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..