Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
239
 

Hayırlısı

Hayırlısı
 

bu yerlerde şimdi neler var..kamu ya ait sahil şeridi böyle mi olacaktı..


Partizanlıktan pek hoşlanmıyorum. İktidar olmak her zaman çoğunluğun tercihi olarak sağlansa da çoğunluğun nelere göre tercihi açısından tek düze kalmayıp, demokratik düzende daima çok sesliliğin bir ahenkte devamımdan yana düşünürüm. Böyle olunca da İktidar ve muhalefetin eylemlerini birlikte değerlendiririm. Bir alıntı paylaşmak istedim.

C.H.P;”Yabancılara toprak satışını iptal”gerekçesiyle ;5444 Sayılı Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun iptali istemi, Anayasa mahkemesince sonuçlanmış.Resmi gazetede açıklamada;

“Yabancı uyruklu bir gerçek kişinin, ülke genelinde edinebileceği taşınmazların, belirtilen koşullarla yüzölçümü miktarını 30 hektara kadar arttırmaya , Bakanlar Kurulu yetki verir.”bölümünde, Anayasanın 7.ci maddesinde, yasama yetkisinin, Türk Milleti adına, TBMM’ne verildiği ifade edildiği ve bu yetkinin devredilemeyeceği açıklandı. Gerekçede;

“Yasa koyucunun temel ilkeleri koymadan, çerçeveyi çizmeden yürütmeye yetki vermemesi, sınırsız belirsiz bir alanı, yönetimin düzenlemesine bırakmaması gerekir.

Böyle olunca, 2, 5 hektarlık yasal sınırı 12 katına kadar arttırabilmeyi olanaklı kıldığından, düzenleme sınırlanın işlevliğini etkisiz bırakacak derecede ölçüsüzdür.Yani Bakanlar Kuruluna tanınan 12 katına kadar arttırma yetkisi ölçüsüz olması, yasama yetkisinin yürütme organına devri gibi bir sonuç doğuruyor.Bu da Anayasanın 2.ve7.maddelerine aykırıdır, İptali gerekir.

“2644 sayılı Tapu Kanunu”nun, 35, maddesinin 7.ci fıkrasındaki, ”Yabancı uyruklu gerçek kişilerin, il bazında edinebilecekleri taşınmazlıkların, illere ve il yüzölçümlerine göre, binde 5”i geçmemek üzere, oranını tespite Bakanlar Kurulu yetkilidir”hükümlerinin iptal gerekçesinde şunlar var;

İller, coğrafi ve stratejik olduğu kadar, yerleşim ve konum olarak farklılık göstermektedir.:İlin yüzölçümleri meralar, dağlar ve ormanlar gibi halkın yerleşim dışı alanları kaplamaktadır.İller için geçerli koşullar beldeler içinde geçerli olamaz.Buna göre Bakanlar kurulunun Anayasal sınırlar da gözetilerek, çerçevesinin belirtilmediği açıktır.

Ülke bütünlüğü ve egemenliği ile doğrudan ilgili olduğunda duraksama bulunmayan yabancıların taşınmaz edinimi konusunda , yasaların açık , anlaşılabilir , sınırları belirli kurallar içermesi gerekir.İptali istenilen kural ise yeterli açılıktan uzak olduğundan, Anayasanın 2.ve 7.ci maddelerine aykırı bulunmuştur.

Anayasa Mahkemesi bu nedenle meydana gelen hukuksal boşluğun, kamu yararını ihlal edici nitelikte olduğunu belirtmiş.Yeni düzenleme yapılabilmesi için, yasama organına süre tanımak amacını güderek, Resmi gazetede yayınlanmasından üç ay sonra yürürlüğe girmesini uygun bulmuş.

Galiba çözümün parçası olamayınca sorunun bir parçası olarak devam etmek buna deniyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben market konusunda "Bakkallar proleter olurmu" diye blog yazmıştım. Bu konuda belki tüketiciler için faydalı yönleri çok ama ilçelerde ki sermaye birikimini önleyen sermaye sömürü araçlarıdır. Bakkallar bıraksın işçi olsun da çalışacak işyeri olmazsa ne yapacaklar. Anadoluyu büyük bir kaos bekliyor. Büyük şehirler götürebilir belki ama küçükler ne yapacak. Belki dünya genel ekonomik yapılanması dışında kalınamaz ama ona göre altyapı oluşturulmalı. Günlük haber akışlarında görüyoruz suç çeşitlerindeki anormallikleri, organ satışlarını cinnet geçirenleri. Aslında bu toplumun cinnetidir. Zayıf halkalardan kopmaktadır. fazla kopmalar olursa zincirin toparlanacak ucunu bulamazlar. Bu işler baş örtüsü ile dini çağrışımlı yumuşak sözlerle üstesinden gelinecek gibi basit değildir. saygılar-mutluluklar.

Nariçi 
 01.02.2008 20:23
Cevap :
Çok haklısın canımın içi Dedimya küşük yerklerde büyük marketler üstelik te zincir halinde ve maalesef bakkallarımız kasaplarımız.küçük esnaf oldu .sen çok haklısın aslında küçük yerlerde esnafımıza sahiip çıkmamız gerekir diye düşünüyorum.Ama bu çılgınlık büyüyor.Artık Örtü olayının gerçekten bir örtme çabası yani paravan olduunu düşünmeye başladım  01.02.2008 21:31
 

Hangi konuya kızacağımıza şaşırdık kaldık. Neden kesin kanunlar yapamıyoruz da daima lastik gibi olmalarını sağlıyoruz? Of ya:(( Sevgiler

sessiz-çığlık 
 30.01.2008 11:31
Cevap :
Güzeller güzeli arkadaşım bildiğimiz gibii yasa var bir de yasa koyucu var .Bunları koymak içinde yasak olması gerekirki yasal işlemler yapılabilsin .suss çığlık atmaaa ..Saygılarr  01.02.2008 18:39
 

Bilgisayar ortamında belki takibi mümkünde bu satış oranlarının, fakat ben yine de işinin takipcisi kamu personelinin çok az olduğunu sanıyorum. Yasaların çetrefilli karmaşık olmasının yanında birde uygulama sorunları var. İzin irtifak hakları konusu da böyledir kanımca. saygılar.

Nariçi 
 29.01.2008 15:23
Cevap :
Haklısın canım.Ben ekonomist değilim ama Bazen bir şeyler dürtüyor beni yaz da yaz diye.Şu bakkallarımızın feryatları.Duydumki küçük yerlerde açılan büyük marketlerin bu yewrlere hiç mi hiç katkısı olmuyormuş.Biraz kabullenemedim ve biraz da şu savurganlık derecesine gelen marka çılgınlıklarına ,gösteriş budalalıklarına ,fakirlerde yarattığı komplekslere bir çare olur diye düşündüm.Komşuda gören tutturuyor işte..İhtiyaç fazlalarını..Saygılar canım ..  01.02.2008 18:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 409
Toplam mesaj
: 136
Ort. okunma sayısı
: 854
Kayıt tarihi
: 17.10.07
 
 

Edebiyet fakültesi  mezunuyum. Öğrenmenin yaşı yoktur diyerek çeşitli kurslardan da el sanatları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster