​ Hayvanlar ve hayvan oğlu hayvanlar / Hayvanlar Alemi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '16

 
Kategori
Hayvanlar Alemi
 

Hayvanlar ve hayvan oğlu hayvanlar

Hayvanlar ve hayvan oğlu hayvanlar
 

Hayvanlar, tıpkı insanlar gibi bu dünyada belli bir ömürle yaşama derdinde olan varlıklar.


Hayvanlar tıpkı insanlar gibi bu dünyada belli bir ömürle yaşama derdinde olan varlıklar.

Her türünün ve her birinin kendine göre, yaradılışlarına ve cinslerine uygun yaşam tarzları var.

İnsanlara zarar verenleri de var, yararlı olanları da; yararı ve zararı bulunmayanı da.

İnsanın yanında, yakınında olanları da var; uzak, tenha yerlerde yaşayan, insanlardan uzak duranları da.

İnsanlar arasında hayvanları genel olarak ya da türlerine göre ayırarak, sevenleri de, aldırmayanları da, sevmeyenleri de hatta düşman olanları da var.

Hayvan deyince aklına evdeki kafeste eşinin ya da çocuğunun hobisi olduğu için yaşayan, biraz zorlamayla kendine yer bulmuş olan kuşlar gelenler de var. Temizlik düşkünü olan o kadınların aklına hayvan dendiğinde az da olsa çevreyi kirlettikleri için kafesteki kuşlar gelir. Sinirlerini oynatan kuşlar.

Yine, sokakta bir köpekle karşılaşır mıyım korkusu yaşayan, hayvan denince ilk aklına köpek gelenlerimiz ile korkuları nedeniyle belli bir kediyi ya da genel olarak kedileri düşünenlerimiz de az değildir.

Rahmetli teyzemin yine rahmetli eşi kendi yağı ile kavrulan bir ailenin reisi iken çarşıdan eve dönerken eve alıştırdığı kediye ve sokak kedilerine her fırsatta ciğer getirip onları beslerdi. Sırf bu nedenden ötürü eşi ile zaman zaman tartışmalar da yaşardı. O çarşıya gider gitmez eşi süpürgeyi eline alır, iyi beslenmiş, aslan gibi olmuş, bu arada da tüylerini sağa sola bulaştırmış kediyi dışarı kovardı. Doğal olarak teyzeme hayvan dediğinizde o besili kediler gelirdi aklına.

Elbette tek hayvan dostu bu eniştemiz değildi. Her zaman ve her yerde hayvan dostları vardır ve sayıları da şükür ki çoktur. Evlerinde köpeklerle, kedilerle, balıklarla, kuşlarla, papağanlarla ve hatta küçük kertenkelelerle yaşayanlarımız da; kışta karda hayvan barınaklarında, doğal ortamda çaktırmadan ve komşuların tepkisini çekmeden araba altlarında, köşelerde onları besleyenlerimiz de vardır.

Evindeki kedilere evinde bir anlamda evladı gibi bakan çok iyi bir bakımla onları hayvanla insan arası bir varlık haline getirmiş bulunan komşumuz Nalân Hanım gibi samimi hayvan dostları da var.

İnsan birey olarak yukarıda sayılan gruplardan herhangi birine dâhil olabilir.

Sorun şu ki, eğer insan hiçbir zarar görmediği halde, sırf egosunu tatmin için ya da sırf milyonda, milyarda bir zarar görme riski olduğunu düşündüğü için, ya da gereksiz fobisi, korkusu olduğu için; veya dünyayı, çevreyi kirlettiklerini düşündüğü için kendisine ilişmeyen hayvanlara insaf dışı baskı uyguluyor, onu taşa tutuyor, onu katlediyorsa o zaman insanlık sıfatını yitirir ve o zarar verdiği hayvandan daha aşağı bir varlık haline gelir.

Yani insan diliyle ve kültürüyle, genel kabul görmüş bir deyimle ifade ettiğimizde “hayvan oğlu hayvan” olur.

Anladığım kadarıyla bu söz ilk kez, özünde üstün insanlık değerlerine ulaşamamış; bilinç anlamında insanlık düzeyine çıkamamış bireyi tanımlamak amacıyla kullanılmış ve zamanla yaygınlaşmış bir söz.

Yine de dünyaya daha gerçekçi pencerelerden bakan ve bu sözün (bilinç düzeylerinin düşük olmasında kendi günahları olmayan) hayvanlar açısından yanlış olduğunu fark eden gözü, gönlü geniş insanlar da var ve onlardan biri de kıymetli dostum, gönül insanı Denizli Yunus Emre Derneği Başkanı, Avukat Mümtaz Sami Özok’tur.

O böyle bir söz işittiğinde, başta ben olmak üzere pek çoğumuzun ilk anda aklımıza gelmeyen bir soruna dikkat çekecek şekilde sesini yükselterek “yine mi hayvanlara hakaret” der ve bizleri uyandırır.

Sosyal medyadaki bir yorumumda “bunu hayvanlar bile yapmaz” ifadem üzerine böyle bir karşılık vermiş, “yine mi hayvanlara hakaret” demişti.

Yukarıda hayvan düşmanlarına “hayvan oğlu hayvan” derken bu yanlış deyimi bilinçli kullandım. Bu ve benzeri deyimlerin Mümtaz Sami Bey gibi duyarlı ve ufku açık insanların uyarılarını da dikkate alarak iki kere düşünmemiz gerektiğine dikkat çekmek istedim.

Hayvan olmak insan gibi çok işlevli bir beyni olmamak anlamına gelebilir ama kötü varlık olmak anlamına gelmez.

Bizim insan olmayı seçmediğimiz gibi onlar da hayvan olmayı seçmediler.

İnsanın insanı en yücelere de çıkaran aklı onu duruma göre en derin çukurlara da düşürebilir.

Yani akıl kimimiz için nimet, kimimiz için yıkıcı bir araç, kimimiz için de sadece külfettir.

Hayvanda insanınkine benzer gelişmiş aklın olmaması yarar / zarar anlamında çoğu kez onu aklı yıkıcı bir araç olarak taşıyanların üzerine çıkarır.

Duruma göre hayvanlara, doğaya küçük çıkar hesaplarıyla zarar veren insanlar bu bakış açısı ile yeniden değerlendirildiğinde ve olaya hayvanlar cephesinden bakıldığında ortaya farklı bir resmin çıktığı görülür ve maalesef o resimdeki durum hayvanlara, bizim içimizdeki yeterli bilince sahip olmayan insanlara yönelik olarak “insan oğlu insanlar” şeklinde bir deyimle hakaret etme hakkı da verir.

 

 

21.01.2016

12:04

 
Toplam blog
: 284
: 245
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..