- Kategori
- Dilbilim
Heceleri uzatma alışkanlığı
Topluma rol modeli olmuş insanların yaptığı hatalar ne yazık ki kitleler tarafından hemen kabul görüyor ve bu yanlışları düzeltmek için uzun yıllara ihtiyaç duyuluyor.
Arapça ve farsçadan dilimize geçmiş kelimelerin hecelerini olur olmaz yerde uzatmak sanki bir moda haline geldi. Üstelik bunu sanatçı, yazar, gazeteci ve bilim adamı gibi kalem erbabı zevat yapmakta.
Kısa hecelerin uzun okunmasına dair birkaç örnek: (Önce doğru, sonra yanlış telaffuz verilmiştir.)
lakap > laakap
makam > maakam
lisan > lîsan
ayar > âyar
galiz > gaaliz
zafer > zaafer
tarîkat > taarîkat
farîza > faarîza
sun'î > sûnî
takıyye > tâkiye
nakîsa > nâkısa
Hatta Fransızca 'lise' sözcüğünü bile 'lîse' şeklinde telaffuz edenler var.
Daha az sayıda olmakla birlikte uzun okunacak hecelerin kısa okunduğuna da şahit oluyoruz:
sâha > saha
hâlit > halit
Televizyon üstadı rahmetli Mehmet Ali Birand uzun okunması gereken hecelerden bazılarını maalesef kısaltarak okurdu.
Velhâsıl, kelimeleri doğru kullanmak için biblo, vazo gibi süs eşyalarıyla doldurduğumuz kitaplığımızın bir köşesine iyi bir sözlük koymalı ve her gün 5-10 kelimenin imlasını, okunuşunu ve hatta etimolojisini öğrenmeye gayret sarfetmeliyiz.