Hediyeeee! / Anneler Günü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '11

 
Kategori
Anneler Günü
 

Hediyeeee!

Hediyeeee!
 

ANNENİN CEFASI...YA VEFASI? ANNELER KUTSALDIR.(RESİM INTERNETTEN ALINMIŞTIR.)


Anneler günü geliyor. Televizyonlarda dönen reklamlar insanın iştahını kabartıyor. 

Çocukluğumdaki anneler günü imajına bakınca, anneye alınan hediyelerin kişisel anlamda anneye ait bir ürün tercihi yerine; küçük ev aletleri, süpürge, fırın, ütü vb ev eşyaları olmasının garipliği hayretini bir türlü üzerimden atamamışımdır. 

Sadece anneler günü için değil bu alışkanlık ülkemizde kadınlar için özel gün denilince akla hemen evin ihtiyacı olan bir ürünün kadına özelmiş hissiyatı ile temin edilmesi şeklinde hali hazırda uygulanmaktadır. 

Yani şimdi kadın ütüyü alıp kulaklarına asarak sokakta şöyle bir salınsın. Yahut, mikseri boynuna asıp boğazda eşiyle bir yemeğe gitsin. Elektrik süpürgesinin ahenkli müziğini arkadaşları ile bir dinlesin gibi mi algılanıyor anlamadım. 

Evliliğimin ilk yıllarında, alınan hediyelerin ben den çok evi ilgilendirmesi fikrinin bende yarattığı karmaşayı nasıl aştığımı anlatmak istiyorum. 

Doğum günüm oluyor. Haydee bir elektrik süpürgesi. Eskisi bozulmak üzere olduğundan evinde ihtiyacı görülmüş olur. 

Evlilik yıldönümü, haydee bir fırın. Artık düzgün pişirmediği için ıskartaya çıkan fırının yerine yenisi. 

Anneler günü, haydee bir aspiratör. Çok ses yapıyordu, yenisine ihtiyaç vardı… 

Bu garip hediye silsilesi böyle süre giderken, bir gün kafamda bir yıldız çaktı. Neden ben eşime kişisel hediyeler alırken, o bana durmadan evin ihtiyacı olan ürünleri hediye gibi sunuyordu? 

Tabi ki, bu bir öğretiydi. Çocukken babası annesine nasıl hediyeler alıyorsa, o da bana öyle hediyeler alıyordu. 

Ben “Hediye istemiyorum” diye yırtınsam da. Büyük bir fedakarlık yapmış olarak bana diye aldığı ama evi süpürmek için kullanacağımız süpürge için benden teşekkürler bekliyor olması iyice sinirimi bozmaya başlamıştı. 

Bir sevgililer günü ve eşime hediye almak hiç istemiyorum. Sebep belli. O bana ortak kullanım için gerekli olan bir ürünü hediye olarak dayayacak. 

Sadece bir görevi yerine getirmenin sıkıntısı içinde mağazaları dolaşıp duruyorum. Bir taraftan da telefonda tıpkı benim gibi bu dertten muzdarip ama çözüme ulaşamayan bir kadınla sohbet ediyorum. 

Durdu ve dedi ki “Eee, madem onlar bize hediye alırken ev eşyası alabiliyor, bizde onlara alalımda görsünler.” 

Müthiş bir fikirdi. Ne var yani. Erkekler kadınlara alınca oluyor. Kadınlar erkeklere alınca olmaz mı? Oluuur. Hem de bal gibi olur. 

Kafayı taktığım bir düdüklü çaydanlık vardı. Biraz da pahalı olduğu için eşimle almak konusunda mutabık kalamadığımız bir üründü. 

Çaydanlığın satıldığı mağazaya gittim, sevgililer günü öncesi olduğu için her yer tıklım tıkış. Çaydanlığı aldım ve kalpli bir paket yapmalarını rica ettim. 

Tezgahtar da şaşırdı ama olsun. Ben istediğim çaydanlığa kavuşmuştum. 

Sevgililer günü gelince eşim bana aldığı şarjlı el süpürgesini verirken, ben de ona aldığım çaydanlığı verdim. 

Paketi açığı zaman yüzünün aldığı ifadeyi hiç unutmam. “Bana çaydanlık mı aldın?” dedi. Hiç bozuntuya vermeden çaydanlığın özelliklerini ve hayatımızı nasıl kolaylaştıracağını anlatmaya başladım. 

Benim özel günlerde hediye denince evin ihtiyacı olan ürünlerden kurtulmam işte bu vesile ile oldu. 

Dediğim gibi alışkanlıklar hayatımızı belirliyor. Ama bu alışkanlıklardan kurtulmak için çabalamak gerekiyor. 

Dayatılanı kabul etmek yerine, istediğimizin ne olduğunu söylesek daha iyi olmaz mı? 

Geç kalmış sayılmayız. Anneler günü gelirken, alacağımız hediyenin “Annemizin hediyesi” olmasına dikkat edelim. 

Hediye almak gibi bir zorunluluk olduğunu söylemeye çalışmıyorum. Annelerin en keyif alacakları hediye günü çocuklarıyla geçirmek olur sanırım. Onları alın dışarıda bir yelere götürün. Koca bir buket papatya verin. Onlara sevgiyi hediye edin. Anneler kanaatkardır zaten. Hepsinin ellerinden öpüyorum. 

Siz hiç babalar gününde babanıza fırın aldınız mı? Yahut doğum gününde eşinize bir blender hediye ettiniz mi? Deneyin. 

Zararın neresinden dönülse kardır. 

 

Sağlıkla ve mutlu kalın. 

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 247
: 709
Kayıt tarihi
: 11.03.09
 
 

Buradayım işte. Yaşamın tam içinde. Her anın benim olduğunu bilerek. Yaşamın sadece "Şimdi" olduğun..