​ Hekimhan Başkınık köyünde on iki kardeş söylenceleri / Efsaneler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '12

 
Kategori
Efsaneler
 

Hekimhan Başkınık köyünde on iki kardeş söylenceleri

Hekimhan Başkınık köyünde on iki kardeş söylenceleri
 

ON İKİ KARDEŞ TÜRBESİ (Hekimhan-Başkınık Köyü)


On İki Gardaşlar Söylencesi

Bir anneni on iki oğlan çocuğu olur. Bir zaman sonra peş peşe bir hastalık sonucu ölürler. Ana ağlar durur.

Bir gün bir rüya görür. Rüyasında neden ağladığını sorarlar. O da anlatır durumu. “Gel de bak, senin yiğitlerin ne hizmetler yapıyor” diyerek hepsini gösterirler. Sonra da, “Artık ağlamayacaksın, senin ocağın da On İki Gardaşlar Ocağı olarak anılacak. Ocak da hastalara şifa, dertlere derman olacak” derler. Kadın bundan sonra bir daha da ağlamaz…

Felçliler, nöbet geçirenler, ateşli hastalar ziyarete gelirler.

Ziyarete Hasan Şahin bakıyor.

Başka Bir Söylence

Koluaçık Hacım Sultan, Burhan Abdal ile Seyit Gazi’den gelirken üç kişiye rastlarlar. Gelin, kocası ve kaynanası… Hacım Sultan sorar:

“Nereye gidiyorsunuz?”

“Seyit Gazi’ye gidiyoruz, dileğimiz var. Gelinimizin oğlu olmuyor, onun için dilek dilemeye gidiyoruz” derler.

“Dileğiniz burada gerçekleşirse geri döner misiniz?” der, kabul ederler.

Gelin ile Kaynanaya, “Yönünüzü Seyit Gazi’ye dönün ve arkanıza bakmadan yürüyün” der, kendisi de at gibi kişneyerek arkalarından gider. Gelin kaçar, yaşlı kadın kalır.

Hacım Sultan, “Senden bir taş olsun, senden de bir oğlan. İlkin deli dolu, sonra akıllanacak. Sol köprücük kemiği delik bir oğlan olacak, o çocuktan da on iki dal gelip bir ocakta yanacak, gelen külünden şifa bulacak, her dertlere derman olacak” der.

Zaman gelir kadından bir çocuk olur, sütü olmadığından emziremez, çocuğu alıp Hacım Sultan’a götürür, kucağına verir.

“Sütüm yok, emziremiyorum, ne yaparsan yap” der.

O da Burhan Abdal’ın kucağına verir çocuğu.

Burhan Abdal, “Ben bunu nasıl emzireyim, nasıl bakayım?” der.

“Parmağını ağzına ver, gıdasını kendinden alır, aslı da ateştir” der.

Öyle yaparlar…

Çocuk büyür, denildiği gibi delidolu olur. Hacım Sultan göçtükten sonra dergâha atanır. Bundan bir çocuk olur, adı da Verdi Çalap’tır. Sol köprücük kemiği de deliktir. Bunun da on ilki çocuğu olur; yani On İki Gardaş… Ağlayan kadın da Verdi Çalap’ın eşi olmalı…

Bu söylencelerin köyün kuruluş aşamasında olduğu söylenir.

Bu ocaktan gelenler Veli Gocalar, On İki Gardaşlar diye anılır. Soyadları Şahin’dir.

Anlatımlar…

Tunçtan bir el var, döküm…

On İki kardeşin simgesi olarak düşünülen el ocağa gelen hastalara sürülüyor.

“On İki Gardaşın eli…”

“El burada gövde nerene?” sorusuna karşılık, “El burada Pabuç Mezirme’de” derler.

 

Süleyman ÖZEROL

27 Temmuz 2012

 
Toplam blog
: 11
: 589
Kayıt tarihi
: 29.11.11
 
 

1953 yılında Hekimhan-Ballıkaya (Mezirme) köyünde doğdu. Akçadağ İlköğretmen Okulunu bitirdi, 197..