- Kategori
- Siyaset
Helal olsun Marina
Hürriyet WEP TV’ de yayınlanan videoda da Rum kızı Marina İstiklal Marşı'nı okurken gözyaşlarına boğulmuş. İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü'nce düzenlenen "İstiklal Marşı'nı ezbere okuma yarışmasında" Beyoğlu ilçe birincisi olan Rum asıllı Marina, Şubat ayında gerçekleşecek İstanbul finali için kendisine güvendiğini belirtmiş.
Helal olsun Marina’ya, onu yetiştiren ailesine, öğretmenine ve okuluna.
Bu Videoyu herkesin izlemesini isterim.
Özellikle Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan Eski DTP’li yeni BDT’lilerin.
Elbette Ahmet Türk Emine Ayna ve ötekileri izlemeli Marina’yı.
İzlemeli ki, bir kimsenin etnik kökenin ayrı, anadilin farklı olması, İstiklal Marşımıza ve Bayrağımıza sahip çıkmasına engel olmadığını görsünler..
İzlemeli ki, Türk olmak için Türk anadan Türk babadan doğmak gerekmediğini fark etsinler.
İzlemeli ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her etnik kökenden yurttaşın “Bayrak, İstiklal Marşı, Vatan” gibi değerlerden aynı tadı alabileceğini yüreğinde hissetsin.
İzlesinler ki Atatürk’ün “Ne mutlu Türküm Diyene” diye tanımladığı “TÜRK’LÜĞÜN” Marina’nın İstiklal marşını okurken hissettiği, gözyaşı döktüğü ve İstanbul gibi 15 milyonluk bir anakentte 1. olmayı başardığı duygunun adı olduğunu kavrayabilsin.
Ama onlar bu duyguyu kavrayamazlar. Zira ağa babaları onlara bölücülük, yıkıcılık, ayrıştırıcılık görevi vermiş. Onlar aldıkları görevi yerine getirmek zorunda.
Haberleri okurken, dinlerken içim acıyor, yüreğim sıkışıyor kahroluyorum. Gazeteci yazar Mehmet Ali Birant Posta Gazetesinde cumartesi günü yayınlanan makalesinde
“Öcalan gücünü gösterdi, biz ne yapacağız” diye sormuş.
Sahi biz ne yapacağız?
Ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm bir cani, kapatıldığı ininden dağdaki teröristleri idare ediyor.
TBMM’deki milletvekillerini yönlendiriyor.
Fatih Çekirge Terörist başı için “Öcalan mecliste gurup kurdu” diye haber yapmış.
Siz kendi kendinize sormuyor musunuz?
Bize ne oluyor demiyor musunuz?
İç İşleri Bakanı Atalay Yanında Genel Kurmay başkanlığından ve Mit Müsteşarlığından bir heyetle Irak’a gitti.
Kapatılan DTP’li Milletvekilleri de kuzey Irak’a. Bu haber akla ziyan verecek çağrışımlar getirmiyor mu?
Türkiye Cumhuriyeti Devletini kim yönetiyor?
Terörist başı cezaevinden hem örgütü, hemde milletvekillerini yönetip, sevk ve idare ederken Devleti yönetenlerin liderlik zafiyeti apaçık ortada değil mi?
Devlette zafiyet iyiye işaret değil.
Alt yapısı oluşturularak en kısa zamanda erken seçime gitmek, Devleti Ali için kaçınılmaz görünüyor.