- Kategori
- Deneme
Her ağacın kurdu kendinden, her insanın yarası bedeninden olur

Görsel alıntı
Bir varlığa, bir yapıya, bir insana, ya da bir topluluğa dışarıdan verilebilecek zararın, onun kendi bünyesinden gelecek olanın yanında miskal de zerre kalır.
Her ağacın kurdu kendi özünden.
Her insanın yarası kendi bedeninden olur.
Bu deyişlerin kasa özeti bir şeyi yıkacaksa ancak kendi yanlışları yıkar. Bu deyişler için neler söylenmiş, neler yazılmış. Ne çare ki söylenen sözleri sanki rüzgâr alıp götürmüş. Yazılanları sanki siyahî duman kaplamış.
Bu deyişler insan yaşamında birçok olumsuzlukların tarifidir. Evet, Ağacın kurdu ağacı içeriden kemirir, yer çürütür.
İnsan yarası da insan bedeninde meydana gelir, göz, göz olur, derinleşir sonuçta insanın ömrünü tüketir.
Ağaçta kurt, insanda yaranın meydana gelmemesi için köklü değişikliklere ihtiyaç vardır. Köklü değişiklikler yapılmadıkça düzen bozulmaz, düzenin yakılması temelin yıkılıp yeniden inşa edilmesiyle başlar.
İnsan yarasının devasını, ilacını, merhemini başkasında aramadan vazgeçmelidir. Hiçbir destek sürekli olmaz. Kişi önce kendini sınamalı, kendini yenilemeli, kendine güvenmelidir. Kişiye en büyük kötülük yakın gördüğü, dost dediği nankör insanlardan gelir.
Kurdun ağacı içten kemirip çökertmesi gibi, vicdan terazisinde tartılmayan, acı veren olaylar da insanı yıpratır, çürütür.
Kötülükleri, kötü bakışları, kötü duyguları ve kem gözleri uzakta aramaya gerek yoktur. Uzaktaki bakışlar, duygular, kem gözler insanı öyle çok etkilemez.
Olumsuz etkileyen kötülükleri, kötü bakışları, kötü duyguları ve kem gözleri kendi iç dünyasındaki bağ ve bahçesinde aramalıdır. Uzaktaki darbeler yaralar açar, yakındaki darbeler öldürür.
Bir toplulukta, bir toplumda başarısızlığın ve kötü sonuçların en büyük nedeni ve engeli yine kendi içinden çıkar. Kişi için en iyi dost, en kötü düşman kişinin ta kendisidir.
Kişi yaptığı fiil ve faaliyetlerin sonucuna göre ya iyi ve örnek insan olur veya kötü örnek insan olur. Toplumlarda kötü insanlar kendilerini belli etmezler. Pirinç içindeki beyaz taşlar zor ayıklanır diye çeltik taşlı tarlalarda ekilmez.
İnsanlarımızı yoksullaştıran, geçim şartlarını zorlaştıran, kendi insanları arasında ayırım yapan, zora, şiddete başvuran, zenginden zengin yaratan, fakir sayısını artıran, insanlarımızı mutsuz eden yine bizim insanlarımız değil mi?
Bir toplumu asıl içeriden kemiren sinsi güçler yıkar.
Ülkemizin huzurunu bozan sinsi güçlerin sayısı yazmakla bitmez. Demokratikleşme paketi ve Dolar dolusu ayakkabı Paketi ( dolabı ) bizim değil mi? Elin Rabia’sı kıymetli de bizim Sabiha’mızın neyi eksik? Dinlenen telefonlar bizim de, dinleyen kişiler bizim insanımız değil mi?
Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana ülkemizde meydana gelen ve kötü miras kalan olayları bir başka ülke insanları mı meydana getirdi? Bu ülkenin öz evlatları sayısız darbeler ( İhtilallar ) yapmadı mı, yabancı ülke insanları mı gelip ülkemizde darbe yaptı?
Suriye’yi Esat, Irak’ı Maliki bu duruma getirmedi mi?
Sevgiyi öldüren, aşkı sevdayı zehirleyen, kendi öz benliğini terk eden, elin özentilerine kul, köle olan bizim insanımız değil mi?
Yalını, dolanı, hileyi, haksızlığı hırsızlığı şiar eden, hakkı, hukuku, adaleti ve öz değerlerini kaybeden, arayıp bulmayı dahi istemeyen, sahte mutluluk tabloları çizen ressam biz değil miyiz?
Yüce Allah'ın yarattığı kar misali temiz kalbi lekeleyen ve kirleten biziz. Kendi ağacını taşlayan Bağban da, kendi öz evladı askerine taş atan insan da bizimdir.
Hiç şaşırmayın, sağa, sola bakmayın aynada görünen biziz, biz.
Ağaç kurdunu içinden söküp atamıyor, kurt kendi özündendir, benim kurdum beni kemirsin, çürütsün, kurutsun diyor.
İnsanda yarasını bedeninden çıkarıp atamıyor. Yarasının iyileşmesini ister ama bedeninden çıkarıp atamaz, beden benim, yara benim, yarasına kıyamıyor, bende kalsın diyor,
Konuyu derinleştirmeye gerek yok. Her ağacın kurdu kendi özünden, her insanın yarası kendi bedeninden olur sözleri çok derin anlamlıdır. Allah ağaca kurt, insan bedenine yara vermesin.
Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.
Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN