​ Sırtımızda taşımalıyız / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '14

 
Kategori
Siyaset
 

Sırtımızda taşımalıyız

Sırtımızda taşımalıyız
 

Sabır ve tahammül sınırlıdır. Gün gelir toplum artık onları sırtından indirir.


Gerçekten Türk halkı çok sabırlı, kaderine razı ve metanetlidir. Tahammül sınırları ayak tabanlarından dizlere varsa da yine metanetini korur. Sabrı sineye ulaşıncaya kadar yine tahammül gösterir. Ancak, sabır ve tahammül birlikte gırtlağa ( Boğaza ) dayanırsa işte o anda ok yaydan çıkar tepkisini en sert şekilde ortaya koyar.  

Güven ve itimadını kaybetmiş, kanunen yapılması gereken bir konuda “ yardımcı olduk “ diye başa kalkan siyasetçilere ise hiç çekinmeden cevap verir. Verecekleri cevaplar nişane olur, tokatları da sabit iz bırakır.  

Eh Gün gelir  sabır ve tahammül sınırları zorlanır, yönetenlerin de kredileri biter, hiçbir kimse onlara artık kredi vermez. Kahvelerde sandalye bile göstermez, buyur edip bir çay dahi ikram etmez.

Bilindiği üzere; Bayramlar aynı zamanda seyrandır.Siyasetçiler için ise  bulunmaz bir fırsattır. Geleceğe zemin hazırlamak adına gezmek, halkın arasına girmek dostları görmek, selamlaşmak, hal hatır sormak, konuşmak, gözleri boyamak, kaşları yay yapmak, tatlı hayalleri dinletmek için oyları şimdiden depo etmek lazım.

Bir Milletvekili yanında partililerden oluşan heyetle birlikte tekkeönü köyüne giderler.Milletvekili Kahvede vatandaşlarla bayramlaşır. Tokalaşma sırası Demir Gülle isimli vatandaşın elini sıkmaya gelince Demir Gülle Milletvekiline ” Benim elim sakat size elimi veremem ” diye cevap verir.

Milletvekili devamla “ Geçmiş olsun yapabileceğimiz bir şey var mı? Diye sorunca Gülle “ Size gerek yok “ diye cevap verir.

Milletvekili Gülle’yi saçma yapmak için ” Süpersin Valla senin evine kimse gelmez mi” diye söz dokundurur. Adamın adı zaten Demir, soyadı Gülle hiç saçma olur mu?

Demir Gülle Milletvekiline cevabı geciktirmez “ Süperim tabii hemen başka konuya geçiyorsunuz. Çöp Konteynırı ile ilgilenmiyorsunuz “ diye cevap verir.

Siyasetçiler halkın konuşmasına tahammül etmez ya. Bu kez heyette bulunan partili Ayhan Bey araya girerek “Demir Bey; sizin inşaatınıza elektrik bağlatmak için yardımcı olduk ” deyince, Demir Gülle “ Ne diyorsun sen? " diyerek Ayhan Bey’in üzerine yürür ve sakat dediği eliyle Ayhan Bey’in yüzüne tokadı indirir.

Meğer Demir Gülle yıllar önce Almanya’da işçi olarak çalışmış birkaç yıl önce köyüne dönmüş kendi köyünün de Almanya’daki köyler gibi gelişmiş, kalkınmış bir köy olmasını arzuluyormuş.   

Siyasetçiler işini bilir, Demir Gülle’den tokat yiyen eski il Genel Meclis üyesi Ayhan Bey siyasetin fendi gereği, gelecekte oy kaybını önlemek adına Demir Gülle’den şikâyetçi olmamış.

Sayın Ayhan Efendi, Özellikle her kesin adının Pamuk, Soyadlarının Boncuk olduğunu sanmayınız. Siyasetçilerin güven vermeyen tutum ve davranışları sonucunda halkın sabrı ve metaneti gırtlağa kadardır. Sabır ve metanet gırtlağa ( boğaza ) varırsa eşmede su tükenir gibi biter, cevapları nişane olur, tokatları da izler bırakır.

İşte böyle Sayın Ayhan Efendi siz ticaret sicilli siyasetinize güvenerek Elektrik bağlama işlemlerinde Demir Gülle’ye yardımcı olduğunuzu söyleyerek onun gözlerini, kaşlarını boyalamak istediniz, Bilmediniz mi? Onun adı Demir Soyadı Gülle’dir. Hiçte öyle Pamuk ve Boncuk gibi değildir.

Siyasetçiler kendilerini halka kabul ettirmez, güven ve itimatlarını yitirir, kanunen yapılması gereken iş için başa kalkarlar ise korkarım gelecekte Demir Gülle’lerin sayısı çoğalır.      

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

                                                                         

 
Toplam blog
: 608
: 2204
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..