​ Her hayata bir yıldız / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ağustos '08

 
Kategori
Deneme
 

Her hayata bir yıldız

Her hayata bir yıldız
 

Eski Urfa evlerinin avlu ya da damlarında karşılanan huzurlu yaz akşamları. Seyyar ampul ışıklarının altında yenilen yemek, içilen soğuk su ve sonrasında demlenen çaylar. Aile büyüklerinin yalnızlığa terk edilmediği, sohbet ortamının eksik olmadığı, dış etkilerin bölemediği bir hayat bütünlüğü. Televizyonun egemenliğinden azade, güzel insan ilişkileri.

Bazı avluların orta yerine oturtulmuş küçük çaplı, hatta fıskiyesiz mütevazı havuzlar. Bir başka evin, gıcırdayan çıkrığı, yıpranmış halatı ve emektar kovasıyla arz-ı endam eden su kuyusu. Boy vermiş meyve ağacı, etrafı çevrilmiş küçük toprak parçalarıyla oluşturulmuş güllü, çiçekli sevimli bahçecikler. Bir yanı duvara yaslanmış asma çardağı. Kesme taşlarla döşeli zeminin kenar-köşelerinde, düşük voltajlı ampulün aydınlatmaya güç yetiremediği koyu gölgeler.

Zaman sonra, sıranın gece nimetlerine gelişi. Memleket deyimiyle "taht" denilen, kenarlıklı, yüksek sedirlerlerde masallara karışmış uyku saltanatları. Gerçekliğin rüya ile nöbet değişimleri. Sıcak havanın serin esintilerle soluklandığı saatler, hele; cıvıl cıvıl kırpışan, nazlıca ışıyan o ulaşılmaz elmas parçaları, yıldızlarla olan birliktelikler. Bir kararda kalamayan Aydede'nin, geceden geceye değişen aydın yüzü.

Tam uykunun en derin yerinde, yağmurun serin damlalarıyla uyanıp odalara sığındığımız nadir geceler dışında, gökyüzünün, ihtişamlı şefkatini üstümüze örtüşü. O muhteşem uzayın siyahi derinliğinde sessiz ve telaşsız süzülüp giden bir ışık noktasını, gözden kaybolasıya kadar merakla izleyişim. Bu sırlı sonsuzlukta; serüvenlere karışıp, uzay gemisi kaptan ve mürettebatının heyecanlarını çocuk düşlerimle daha bir zenginleştirerek paylaşmalarım.

Peşinde uzayan bir parıltılık iziyle, sönüveren yıldızlar. Yalnızca birkaç saniyede, bilinmeyen bir aleme saklanma aceleciliğiyle, karanlığın sinesinde yitip gidişleri. Yine, çocukluk günlerimden bir söz , hiç unutamadığım. "Allah, her insan için bir yıldız yaratmıştır" inancının ruhuma yakınlığı. Kayıp giden her yıldızın, hayat birliği ettiği bir insanın ölümünü haber verişi yok oluşun hüznüyle. Biri yerde, diğeri yücelerdeki iki alem misafirlerinin, aynı kaderi paylaşmaları mesafelere inat.

Artık uzağında kaldığım hayal olmuş zamanların hatıralarıdır, bu yazıya konu olanlar. Bugüne ulaşmış anılarım, yepyeni kalabilmiş bir çocukluk giysime ne kadar da benzemektedir. Yeni bitmiş olduğu yanıltıcılığına karşın, içine sığamayacağım dar mekanlara sığınmıştır geçmiş zamanlarım. Üstüme küçüldüğü için bana ait olmaktan çıkan, eski elbiselerim gibi.

HASAN PARLAK

 
Toplam blog
: 34
: 589
Kayıt tarihi
: 28.07.08
 
 

1952 yılı Şanlıurfa doğumluyum. Edebiyat ve Türk Sanat Müziği yapabildiğimce- uğraştığım sanat dalla..