- Kategori
- Psikoloji
Her şeyi olduğu gibi algılayıp, yorumlamamız şarttır

Doğru algılama şarttır
İnsan olarak her şeyden memnun olamayız.
Yaşadığımız kötülükleri de görmezden gelemeyiz.
Kötülüklere tepki göstermemek, hep içimize atmak dışarı belli etmemek bizi sıkıntılara sokar. Ama nedense tepkilerini anında gösteren, her şeyi hemen söyleyen, soru soran insanları pek sevmeyiz.
Ama zamanla anlıyoruz ki, olaylara, sorunlara çözüm getirmek için çabalayan insanların, içine atanlara oranla daha sağlıklı olduklarını görüyoruz. Çünkü içe atılanlar birikiyor ve hiç de hoş olmayan biçimde, bir zaman patlak veriyorlar.
Bulunduğu ve hiç de hoşlanmadığı ortamdan, "beterin beteri vardır" diyerek, kurtulmaya çabalamayan, teslim olan ve hiç de şikayet etmeyen biri mutlu olabilir mi?
Bunun için ille de kavga etmek, başkalarını üzmek gerekmiyor.
Arnavut ciğerini sevmiyorsanız, zorla kimse size Arnavut ciğeri yediremez. Sevmediğimizi anlamamız lazımdır. Bu şekilde yaşarken de, her şartta hoşnutsuz olup, hiçbir iyi durumu görmemek, hoşlukları fark edip onların değerini anlamamak ne kadar kötüyse, olumsuzlukları görmemezlikten gelmek de o kadar kötüdür bence.
Ne yapmamız gerekiyor?
Bunun için her şeyi olduğu gibi algılayıp, yorumlamamız şarttır.
İyilikleri görelim ve kıymetini bilelim, ama kötülükleri, yanlışlıkları görmemezlikten gelmeyelim. Sorun yaratır bunlar. En iyisi onlardan kurtulmaya bakalım.
Yani demek istediğim kötülüklere, yanlışlıklara hoşgörüyle ve gülümseyerek bakarsak, o kötülükler ve yanlışlar düzelmeden aynı kalır. Bazen zamana bırakmak sorunların çözümüne yardımcı olmaz.