​ Hey gençlik, orada neler oluyor öyle… / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Şubat '12

 
Kategori
Eğitim
 

Hey gençlik, orada neler oluyor öyle…

Hey gençlik, orada neler oluyor öyle…
 

19 Mayıs İptal edilmedi, sadece okulların arka bahçelerine alındı . Atatürk büstünün önünde  milli giysiler içinde artık  bir şeyler yaparlar. Atatürk büstüne neler yapılabileceğinin örneklerini ise İmam-Hatip okulunun kız  öğrencileri verdi.  İşte orada, nasıl bir gençlik yetiştiriyoruz sorusunun açık seçik cevabı var. Ötesi yavaş yavaş ortaya çıkacaktır… Merak ediyorum Atatürk büstünün burnuna parmak sokak hanım kızımıza ne ödül verilecektir? Böyle rezillik olur mu? Bu iş “Cahil kızlar bir şey yapmışlar… Şimdi pişman oldular …” düşüncesinin çok ötesindedir. Bu kızların beyni kimbilir yıllar içinde nasıl yıkandıysa, işte öyle bir tepki veriyorlar… Onlar gibi binlerce genç yetişiyor...  Yazıklar olsun.

Hemen şimdi itiraz ederler. Zaten hep öyle yapıyorlar. “Biz 19 Mayıs’ı iptal etmiyoruz ki… Herkes kendi okulunda yapsın …” diyoruz.

Sanki  kimse  bunun anlamını bilmiyor.

29.Ekim Cumhuriyet Bayramı, tarihimizde ilk kez bu yıl iptal edildi…

19.Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı da, okulların içine sürgün ediliyor… Sırada bakalım ne var? Bunlar bile yeter…

Bu mollalar takımı aslında hayattan hoşlanmıyorlar. Öyle eğlenmekten, neşelenmekten, gülmekten… zinhar kaçınıyorlar. Sanki insanların tek güleceği yer öteki dünyaymış gibi… Biraz fazla gülenlere de ihtar ederler “Ne o deli gibi gülüyorsun?” derler. Çünkü bu dünya azap yeridir. Azap çekeceksin ki, öteki dünyada yaşayasın…

Neymiş o, baldır bacak bayram mı olurmuş… Erkekler kızlar bir arada, hoplayıp zıplayacaklar… Cimnastik yapacaklar .. Hem de başları açık… Yakında bütün gençliğin başı kapanacağına göre, böyle açık saçık bayramları da ufak ufak göndermek gerekir.. Nereye? Okulların arka bahçelerine; kimselerin göremeyecekleri yerlere… Orada artık, çarşaflı, poturlu bir şekilde kendi kendilerine kutlarlar, eğlenirler. Ne gibi eğlence olacaksa!

Yeni Maarif Vekili Sayın Ömer Dinçer kendisine verilen görevleri yavaş yavaş yerine getiriyor. Eski ME Bakanı Sayın Nimet Çubukçu dersine iyi çalışmadığı için, cumbur lop al aşağı edilmiş; ondan beri de kolay kolay esamisi okunmamaktadır. Niye? Çünkü Çubukçu İyi bir avukattı bazı şeyleri gördü ve direndi.. Yapmadı…

Sayın Dinçer “Performans performans…” dedi … Şimdilerde 60 kadar Milli Eğitim Müdürünü hiçbir doğru dürüst performans kriterine uymadan, öznel nedenlerle şak diye değiştirdi, uygun görülenleri atadı… Bu işin kokusu bir süre sonra çıkar…

MEB’da, Bakan Ömer Dinçer, iş yapacağına hükümetin istemediği gaflar yapıp duruyor. Daha mesleğinin başında : “MEB’nın daha 125 137  öğretmene ihtiyacı vardır. Ama bunlara verecek paramız yoktur…” mealinde demeçler vererek bu konuda önemli bir pot kırdı.(1)

Oysa bu konularda Hükümet açık vermek istemiyordu. Bu konuda bir hatayı da Nimet Çubukçu “yakında 40 000 öğretmen alacağız …” diye yapmıştı…

Bunlar, öğretmene para vermek istemiyorlar. Tek istedikleri şey, yine yabancı uzmanların tavsiyeleri ile her yöne acaip yollar yapmak… Bu şekilde bizim millet de yabancıların yurdumuzda yaptıkları arabaları alıp, bir sağa bir sola deliler gibi koşup duruyorlar… Paralar da yurt dışına bir güzal transfer ediliyor… Bir yandan da umreye gidip Araplara dolarları yediriyoruz.  Onlar da gelip, Türkiye’nin en güzel yerlerini alıyorlar. Sanki, mübarek Con Amca’nın Dönme  Daim makinası… Dön Allah Dön… Nedir anlamadık…

Okulmuş, öğretmen’miş, Doğu’da Türkçe’yi öğretmekmiş… öncelik verilen  konular değil…

Arabistan’da bir düğüne çağırmışlardı, gittim. Erkekler bir tarafa, kadınlar bir tarafa toplanmış. Biz hiçbir kadın göremedik… Kuran, okundu, biraz sohbet edildi.. Sonra sofralar serildi yere… Koca bir pirinç pilavının üstüne konmuş pişmiş koca bir balık geldi… Herkes eliyle biraz pilav alıyor, üzerine bir parça balık koyuyor, yutuyordu. Ben yiyemedim. “Hoca, niye yemiyorsun..” diye sorduklarında; “çatal, bıçak “ istedim…”Hoca biz sana nerden çatal, bıçak bulalım…”  diye nazlandılar. Sonra buldular. Biraz yedim. Yemekten sonra, biraz daha oturduk. Ben bekliyorum ki, çalgı çömlek gelecek… Millet gülüp eğlenecek… Öyle şeyler yokmuş. Hocalar yasaklamış. “Eskiden düğünler  yapardık ama artık yasak…” dediler… Düğün böyle bitti. Allah kabul etsin. Yani bazı insanlara dünyada gülmek yasak… Artık öteki dünyada da… bakalım neler göreceğiz…

Bizim çocuklara da yavaş yavaş sıra geliyor…

23. Nisan’ı kutlayalım…

-“Olmaz.. Zaten öteki dünyada eğlence var… Eğleneceksiniz… Şimdi Fethullah Hoca’nın çocuklarını ilahi söylerken dinleyin.”

19.Mayıs’da eğlensek, biraz şenlik yapsak ne olur..?

-“Olmaz… Öteki dünyada zaten eğleneceksiniz. Ama ameliniz düzgünse…Siz şimdi okulun arka bahçesinde biliyorsanız  kızlar ayrı, erkekler ayrı  Milli Oyunlar oynayın.”

29. Ekim’i kutlayalım… Biraz da şenlik yapalım…

-“Olmaz… Öteki dünyada bu şenliklerin alası var… Burada şimdi olmaz, İnşallah gelecek yıl…”

Onun için Hocalar camilerde bir genç insan gördüler mi,bağıra bağıra ver yansın ediyorlar : “yanacaksınız cayır cayır..!” diye…

Gençler de artık camiye gitmiyorlar. Basketbol maçlarına gidiyorlar.

Nasıl olsa, öyle de,  böyle de yanacaklar…

Hocalar da, gençler camiye gelmiyorlar diye şikayet ediyorlar. Ederler tabii

…Geldikleri zaman onlara Cehennemin yolunu gösteriyorsunuz, hayatın güzelliklerini değil, ne yapsınlar sizin elinizden; nereye gitsinler.

…………………………
(1)www.stargazete.com/.../9-yilda-300-bin-ogretmen-atandi-haber-4028...

 
Toplam blog
: 2579
: 848
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..