​ Hey gidi günler heyyy / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '10

 
Kategori
Anılar
 

Hey gidi günler heyyy

Hey gidi günler heyyy
 

Benden ne bir fes olur ne de bir çarık; olsam olsam ya bir fese püskül olurum ya da bir çarığa bağcık...

Ne köy olur, ne de kasaba bu yaştan sonra...

Ama gel gör ki, gönül yaşı hep geriden gidiyor, hem de oldukça geriden.

Kuyruğunu görüp kendini tay zannetmek bu olsa gerek...

Saçlarda beyazlar başlamış, olsun boyalar var, sürdün mü yarım saatte imaj değişip yarışa başlarsın yine taylarla, bugün sarı, yarın kızıl bir afeti hatun olarak hem de...

Göz çevrene de kaz ayağımıdır nedir onlar gelmiş yerleşmiş...

İlle de mimik çizgileri, ne vardı bu kadar gülecek yıllar yılı, işte o kadar çok çalıştırırsan yüzündeki her kası zaman olur böyle her çizgi bir kırışık olarak geri döner yıllar sonra...

Eski resimlere bakıyoruz geçen gece, daldım gittim "Hey gidi günler" diye...

Bir tezgahtan ufak tefek bir şeyler aldım, uzattım parayı, yüzüme bakmadan para üstünü verdi satıcı, verirken de

"İyi günler teyze" dedi... Yarı şaka yarı ciddi "Aaa abla bari deseydin teyze de noluyor" dedim. Kaldırdı kafasını yüzüme baktı, muzipçe gülümsedi "Ama" dedi "Cami yıkılsa da mihrap yerinde" ne dersin bu durumda, önce batırdı sonra düzeltti durumu genç satıcı...

Geçenlerde yaptığımız bir seyahat sırasında Nevşehir-Derinkuyu Yeraltı Şehrinin karşısında oturup bez bebek yapıp satan kadından birkaç bebek aldım hediyelik, "buyur teyze" diye uzattım parayı kadına. Sonra düşündüm "Ayol ne teyzesi, sen kendini ne sanıyorsun ki şaşkın kadın" dedim kendime... "Pardon yaşını sorsam ayıp olur mu?" diye sorduğumda gelen cevap benim yaşımdan 4 yaş gerilerdeydi…

Zaman içeride ve dışarıda düşman olarak kendini gösteriyor bize kendisini, değişen sadece saçlardaki beyaz, yüz de göz de görünen kırışıklıklar değildi elbet.

-"Yeni aldım geldim, iki paketti, birisi sigaralıkta diğeride elimdeydi" diyerek aradığım sigaraydı... Küçük kızım atladı hemen, "Anne derin dondurucuya baktın mı?"dedi, hafif alaycı. "Aaa pes artık Ece o kadarda değil" diye hafiften payladım kızımı.

-"Annecim elinde dondurma vardı dolaba koyuyordun ya, o sırada sigarayı da oraya koymuş olabilirsin, sen bir bak hele" dedi.

Dondurucuya baktığımda sigara ve dondurma oradaydı...

Zamanın durdurmak elde değil, değilse an'ı anında yaşamayı bilmeli... Geçen her dakikaya altın değeri vermeli belkide... Pollyanna olmaya devam etmeli...

Zaman, dolu dizgin yarışa girmiş bir at gibi delicesine koştururken...

 
Toplam blog
: 153
: 1584
Kayıt tarihi
: 18.12.08
 
 

Yaşamayı seven, yaşamı dürüst ve içten yaşayan, evi, eşi ve iki yavrusunun annesi... ..