​ Hiç olur mu sana da böyle? / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '08

 
Kategori
Psikoloji
 

Hiç olur mu sana da böyle?

Hiç olur mu sana da böyle?
 

Hiç olur mu sana da böyle? Sıradan bir günün, sıradan bir saatinde otururken ve neredeyse otomatik olarak yaptığın sıradan şeyler yaparken nereden geldiğini bilmediğin bir duygu ile sarmalanıverir misin sen de? Birden bire sevdiğin şeyler gelir mi aklına, sebepsiz?

Mesela öğle sonrası odaya vuran gün ışığını aşkla sevdiğini anımsar mısın ellerin donarken? Hele de kış günleri birden aralanıveren kış bulutlarının arasından sızıveren güneşin, tül perdelerin içinden süzülüp odanın içinde dans edişini saatlerce gözlerini ayırmadan izleyip kaldığını anımsar mısın? Ve "neden?" diye sorar mısın "o gelgeç gün ışığına duyulan bunca aşk." Bulutların ardında o güneşin her daim durduğunu bilmekten midir? Ve güneşin o yanan gövdesinin ebedi olduğuna dair duyulan güven midir bunca sevdiğin? Nedir?

Ya olmayan kokular duyar mısın odanın içinde? İçeride küf, sigara ve kışın o ağır havası gezinip durmaktayken aklın oyun eder mi sana da? Birden portakal çiçeği kokusu yükselir mi ellerinden? Sanki az önce ağaçlara tırmanmışsın da her yanın çiçek kokusuna kesmiş sanır mısın? Bir bahar çocuğuna döner mi aklın? At kuyruğundan çekiştirir misin saçlarını? "Çok sıkı bağlamışsın saçlarımı annecim?" diye mızmızlanır mısın alnını kırıştırarak? Ve gülümser misin küf kokusunu portakal çiçekleriyle değiş tokuş eden hafızaya?

Peki karşındaki kirli duvar bir ekrana dönüşür mü hiç? Öyle kalakalmış otururken ve donmuş gibiyken, silmişken pek çok insan yüzü aklından, siyah beyaz bir film oynar mı o duvarda? Bir kaç çocuk koşarak geçer mi duvarı boydan boya mesela? Birden kahkahalarla dolar mı kulakların? Bir kadın gülümser mi kırışmış yüzüyle uzaktan? Boydan boya çiçeğe kesmiş bir bahçe içinde yürürken görür müsün o güzel adamı? Ağır adımlarıyla uzak çok uzak bir köşeye yürürken o, koşmak ister misin ardından? Ve böyle zamanlarda kalakaldığına her zamankinden çok ama çok daha fazla yanar mı için?

Hiç olur mu sana böyle? Geçip giden zamanların aslında hala bir yerlerde yaşanıyor olduğuna inanır mısın? Ölülerinin hala nefes aldığına, ayrıldıklarının hala yanında olduğuna, özlediklerinin içine dolduğuna inanır mısın? Sıradan bir günün, sıradan bir saatinde hiç sıradan olmayan şeyler yaşamak üzere yola çıkar mısın?

Söyle; hiç olur mu sana da böyle?

Fotoğraf: http://projektohr.deviantart.com/art/Fairy-Sculpture-12069830


 
Toplam blog
: 408
: 1090
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..