​ Hiçbir şey mutlak değildir, muğlak da değildir. / Felsefe / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ocak '09

 
Kategori
Felsefe
 

Hiçbir şey mutlak değildir, muğlak da değildir.

Hiçbir şey mutlak değildir, muğlak da değildir.
 

Herşeyin bittiği anın fotoğrafıdır. Fotoğraf, nevi şahsıma aittir.


Yazıma başlarken çok sevdiğim bir fotoğrafçı olan Galip E. Uzun ağabeyimizin kendi kendini tarifinden kısa bir alıntı yapmak istiyorum.
“Artık, bir şeyleri değiştirebilme inancını hepten yitirmiş, bir şeyleri değiştirebileceğini sandığı yıllarının boşa gittiğinin ve değiştirebilme konusundaki saplantılı sanılgısının aslında büyük bir yanılgı olduğunun çoktan farkında, bu farkındalıktan önceleri çok rahatsız, bir ara hatta bu rahatsızlıkla hiç değilse son’un, “dünya değiştirme” şeklindeki tarifine sığınıp bari bu değişiklik vaadiyle avunabilecekken son’un yalnızca bir “son” olduğuna inancını hatırlayıp, çok kısa bir an, bari “inançlarımı değiştirebilsem”e kafa yoran, ama bunu da beceremeyen ya da bunu kendine yakıştıramayan bir adamcağız…”
Aslında benim kendimi anlatmak isteyip de kelimelere dökmek istediğim anlatımı Galip ağabey o kadar güzel yapmış ki virgülüne dahi dokunmadan size aktarmak istedim. Aslında 42 yaş çok da fazla yaşlı sayılmasa da, bunca yıl yaşadıklarım için geriye dönüp baktığımda elde ettiklerim veya kaybettiklerimin muhasebesini yapamaya çalıştığımda sonuç, “Sıfıra sıfır elde var sıfır!” dan ibaret olarak görüyorum. Bu da benim bundan sonra yapacaklarımın “BEYHUDE” işler olduğunu bana ispatlamaya yetiyor. Kısacası şöyle gözlerimi kapatıp olabildiğince geriye gitmeye çalıştığım zaman “3-4 yaşlarında Ankara’da Askeriye Lojmanlarında bahçede oynayan küçük bir çocuk oluyorum!” Sonra gözlerimi açıyorum ve bugündeyim… Bu anlattığım süreç saniyenin milyarda bir kadar bir zaman bile almıyor. Peki gözlerimi bir daha açıp kapattığım zaman yaşamımın sonuna mı geleceğim? Ve geriye dönüp baktığım zaman tüm yaşananlar, aşklar, düşmanlıklar, işler güçler vb. her şey “BEYHUDE” mi olacak? Evet maalesef beyhude olacak ama tüm bu yaşananlarına en azından damağımızda acı ve buruk bir tat bırakmasından ziyade hoş bir tat bırakmasını tercih etmişimdir her zaman. Çünkü bilirim ki birini acıtmak çok kolaydır ve istersem ben de onu ve çevresini acıtırım. Ama marifet acıtmak değildir. Marifet acıtmamak ve saygı duymaktır yaşayan her canlıya ve cansıza…
Bu yüzdendir ki Galip ağabeyin bunca yıldır biriktirdiği duygusal paradokslarının, ona söylettikleri şeylerin bu kadar güzel ve anlamlı olması…
Bu yüzdendir ki, geride bıraktığım her şeyin mümkün mertebe tadında kalmasına çabalarım hep…
Bu yüzdendir ki, herkesi olduğu gibi kabul etmek için daha fazla enerji harcamam gerektiğini çok iyi bilirim.
Bu yüzdendir ki, her gün daha az çabayla hayvanlaşmak kolay iken ben zor olanı seçip insanlaşmak için çaba göstermeye çalışırım.
Bu yüzdendir ki, Mevlana’nın ''Bizler, insan deneyimi yapan ruhlarız... Ruhsal deneyim yapan insanlar değiliz...” sözünü çok severim.
Ve bilirim ki, “Hiçbir şey mutlak değildir, muğlak da değildir…”


 
Toplam blog
: 180
: 4439
Kayıt tarihi
: 01.08.08
 
 

Kısaca -Yaş Grubu Türkiye Triatlon Şampiyonu, Vegan Triatlet, Türkiye Triatlon Federasyonu Eski B..